Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

10.12.2018 Hekim Meclisi Toplantı Notları

1. Aralık ayı olağan toplantısı, 44 üye, 5 üye olmayan 49 meslektaşımızın katılımıyla yapıldı. 17 üyemiz mazeret bildirdi
2. Oda YK adına Başkan Prof. Dr. Funda Barlık Obuz, 2016-2018 TTB Merkez Konseyi Üyeleri ile ilgili yürütülmekte olan adli sürece ilişkin, 13 Aralık Perşembe günü İzmir Tabip Odası’nda yapılacak basın açıklaması ve 27 Aralık 2018 de Ankara’da yapılacak olan ilk duruşmaya tüm meslektaşlarımızın katılımı için çağrıda bulundu.  
3. Dr. Firdevs Çetin Uysal, 2013 TBMM Araştırma Komisyon Raporundan yararlanarak hazırladığı “Sağlık Çalışanlarına Şiddet” başlıklı sunumunda:
Dünyada ve Türkiye’de şiddetin yaşandığı alanlar,
Farklı ülkelerde sağlıkta şiddet oranları,
Şiddetin yönetilmesinde ülke örnekleri hakkında bilgi verdi.
Bazı ülkelerde sağlıkta şiddetin (Avusturalya’da %67, Bulgaristan’da %75 gibi) yüksek oranlarda olduğunu, sağlıkta şiddete yönelik en ciddi çalışmaların İngiltere’de yapıldığını bildirdi. İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetlerinin “Şiddete Sıfır Tolerans” sloganı ile bu çalışmaları yürüttüğünü belirtti. Çeşitli ülkelerde şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının görevden çekilme vb gibi çeşitli yasal hakları olduğunu vurguladı. 
Türkiye’de yapılan çalışmaların çoğunda, karşılaşılan şiddetten sonra sağlık çalışanlarının büyük bir bölümünün hizmet sunmaya devam ettiği ve olayı rapor etmediğinin görüldüğünü belirterek,
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ana nedenlerini özetledi. 
TBMM Araştırma Komisyonu Raporu’nda yer alan, sağlıkta şiddeti önlemeye yönelik çözüm önerilerinin özetini 44 madde halinde açıkladı. Gayet detaylı hazırlanmış bu raporun 2013 yılından beri Sağlık Bakanlığı’nın elinde olduğu, ancak asıl önemli noktanın hekimlerin sorunlarına birlikte sahip çıkması ve merkezi otoriteye şiddetin önlenmesi talebimizi kabul ettirmemiz olduğunu vurguladı. 
4. Prof. Dr. Süleyman Kaynak, “Sağlık Alanında Şiddet, Nedenleri ve Çözümleri” başlıklı, konuyu sosyoloji, politika, psikoloji, hukuk, medya yönleri ile aldığı bir sunum yaptı. Sağlıkta şiddetin nedenlerini; 1. Yönetim Ayağı : Siyasi nedenler.
2. Toplumsal Ayağı: Ahlaki ve Moral nedenler, 3. Yapısal Ayağı : Sağlık İhtiyacının Kışkırtılması, 4. Yasal Ayağı : Düzenlemelerin Yetersizliği, 5. Sivil Toplum Örgütlerinin zayıflatılması: Hekimlerin ayrışması, ana hatlarıyla değerlendirdi. 
Basında çıkan haberlerden de derleyerek yaptığı sunumunda, otoriter toplumlarda “güç mesafe indeksi” kavramından söz ederek, Türkiye’nin, Dünya “güven indeksi” sıralamasında en alt sıralarda; “güç mesafe indeksi”nde üst sıralarda yer aldığı, yargıya olan güvenin de belirgin olarak azaldığını belirtti. Medyada çarpıtmalar ve algı yönetimleri ve sonuçta itibarsızlaştırma ile ilgili haberlerden derlenmiş bir çalışmaya yer verdi. Kışkırtılmış bir talep olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Süleyman Kaynak, 2002 ve 2011 yılları arasında sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatin yaklaşık 3 kat arttığını belirtti. 2013 yılında kişi başı hekime başvuru sıralamasında dünya’da 8. sırada Türkiye’nin bulunduğunu, günde ortalama 3 milyon hastaya bakıldığını, hastaya ayrılan sürenin birkaç dakika kadar olduğunu, her gün her 8 yetişkinden birinin MHRS sistemine giriş yaptığını; bütün bunların sonucunda hasta bakım kalitesinin düşerek daha pahalıya sağlık hizmeti alındığını vurguladı. Birinci basamaktan 2. basamak sağlık hizmetlerine yıllar içerisinde sevk oranın düştüğü, doğrudan 2. ve 3. basamak sağlık hizmetlerine başvuruların arttığı, acil servis hizmetlerinin alternatif bir sağlık sistemi oluşturarak buradan hizmet alımının yoğunlaştığı bilgilerini istatistiksel verilerle destekledi. İlaç tüketimi, yatan hasta oranının yükselmesi, tetkik sayısının artışı gibi verileri de sundu. Sağlıkta şiddetin önlenmesi için mevcut yasaların önleyici olmadığı cezalandırıcı olduğunu belirtti. Siyasi iradenin tutumunun diğer ayakları da etkilediğinin, çözümün de bu ayaktan başlaması gerektiğinin önemini vurguladı. 
5. Doç. Dr. Başak Bayram, TBMM Araştırma Komisyonu Raporu’nda sunulan çözüm önerilerinin yerine getirilmesinin aslında pek çok sorunu çözeceğini vurguladı. Tüm dünyada şiddetin en fazla görüldüğü yerlerin sağlık hizmetlerinin, hastanelerin ve özellikle de acil servislerin olduğunu belirtti. Dünyada sağlık alanında görülen şiddet, genellikle hastaların istemsiz yaptığı şiddet olayları iken ülkemiz ve ülkemize benzer gelişmekte olan ülkelerde (Çin, Hindistan) sisteme olan kızgınlıkların sağlık çalışanlarına şiddet olarak yöneldiğini, bu ülkelerin ortak özelliğinin “sağlıkta reform” yapılmış ülkeler olduğunu vurguladı. Dr. Bayram kendi yaptığı çalışmasında % 69 acil servislerde şiddet eylemi görüldüğünü, genel popülasyonda %40 oranında görüldüğünü, bu ülkelerde ortalamanın benzer olduğunu ifade etti. ABD’de de benzer olduğunu, Avrupa’da psikiyatri, geriatri ve evde bakım hizmetleri gibi alanlarda olduğunu belirtti. Dünya ortalamalarında da benzer şiddet oranları olduğunu söyledi. Şiddet olaylarının yükseldiği yerlerde acil tıp sisteminin yükseldiği de çarpıcı bir bulgu olarak görüldüğünü ifade etti. Hastaların hekime karşı güvensizliğinin başta siyasi ve basınla ilgili nedenlerle olduğu ancak sistemin kendisini tıkayan bürokratik nedenlerden de söz etti. Uzun bekleme süreleri, kötü bekleme alanları, randevu alamama, yatış gereken durumlarda yatış yapılamaması, gereksiz yatışlar yapılması, sağlık çalışanlarının kapasitesinden fazla hasta bakması gibi -aslında sağlık çalışanından değil sistemden kaynaklanan- nedenlerin önemini vurguladı.  Yapılan çalışmalarda doktorun stresli olduğu zamanlarda daha fazla şiddete maruz kaldığını belirtti. Hastaların ve sağlık çalışanlarının beklentilerinin aslında bu konularda aynı olduğunu vurguladı. Yaşadığımız şiddeti kendimizin de sakladığı, önemsemediği, yasal süreçleri bilmediğimizi de ve bu konunun da önemli bir konu olduğu belirtti. Mahkemeye götürülen her durumun cezalandırıldığını ve tolerans gösterilmediğini de ifade etti. Genç hekimlerin en zorlanan grup olduğu ve onların zorluklarını ve algılarını değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Çalışma alanlarının şiddeti önlemek üzere düzenlenmesi gerektiğini, hastaneye silah girişinin engellenmesi gerektiği, bununla ilgili yasal ve diğer düzenlemelerin gerekliliğini vurguladı. Kontrollü geçiş alanları, panik butonları, kaçış alanları, ikinci çıkış olması, bölgesel çözüm yöntemleri geliştirilmesi, hastanelerin riskli alanlarının belirlenmesi ve yerel çözüm üretilmesi, sağlık çalışanlarının çalışma sürelerinin düzenlenmesi gibi önerileri de sundu. 
6. Dr. Yakup Gökhan Doğramacı, şiddete maruz kalmış bir hekim ve hukukçu bir hekim olarak hekime şiddet konusunu ele aldı. Aslında sağlıkta şiddeti toplumsal şiddetten ayrı bir yere koymanın zor olduğunu, bu nedenle mücadele etmenin güçlükleriyle karşılaştığımızı belirtti. “Şiddeti hak etme” söyleminin tehlikelerinden söz ederek, önleme yöntemlerini “hastaya yaklaşım” “risk yönetimi” ve “kriz yönetimi” başlıklarıyla özetledi. Hekimlerin yasal haklarından, yasal sürecin nasıl işlediğinden, kayıt tutmanın ve tutanak tutmanın, ihbar ve bildirimin öneminden ve kendi yaşadığı iki olayın sonuçlanarak kişilerin para cezasına çevrilmeden hapis cezası aldığından bahsetti. Mevzuatta “hizmetten çekilme hakkı”nın mevcut olduğunu, ancak uygulamada sorunlar olduğunu belirtti. Son olarak “güvenli ve sağlıklı koşullarda çalışma hakkı”nın altını çizerek, sağlıkta şiddetin, “İş Kazası” olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu yaklaşımın yaygınlaştırılmasının önemini vurguladı. 
7. Dr. Cemal Güvercin, şiddeti etik açıdan değerlendiren konuşmasında “araçsallaştırma” kavramına değindi. Araçsallaştırmanın insan ruhuna en büyük saldırı olduğunu belirterek 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü hatırlattı. Otoritenin şiddeti “rol çalma” açısından cezalandırdığını, sağlıkta şiddet uygulayana “sağlık hizmetlerinden mahrum etme” anlayışının evrensel insan hakları açısından uygun olmadığını belirtti.
8. Av. Mithat Kara, şiddete uğrayan hekimlerin şikayet etme konusunda isteksiz olduklarından söz ederek dönemsel olarak artışlar gözlendiğini belirtti. Şiddet olaylarına karşı TTB ve Tabip odalarının hekimleri sahiplendiği dönemlerde hekimlerin odaya bakışının da değiştiğini ve başvuru sayısının arttığını aktardı. 2018 yılında da yine bir şiddet olayı ardından, yeni göreve başlayan İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu’nun refleksleri, eylemleri, basın açıklamaları ile konuyu görünür hale getirmeleri sonucu şiddet mağduru hekimlerin Oda’ya başvurularında artış gözlendiğini belirterek, devam etmekte olan hukuki süreçlerle ilgili sayısal veriler sundu. Kazanılan 3 dosya örneğiyle, ayrıca tazminat davası da açmanın, şiddetin cezasız kalmadığı mesajı vermesi açısından yararlı olacağını belirtti. Dosyalardaki ifadelerden temel sorunun sistemdeki organizasyon sorunları olduğunu görebildiklerini ifade etti.
9. Dr. Mübeccel İlhan, Dr. Semih Rasim Güner, Dr. Hüseyin Aydın Turan, Dr. Demet Etit, Dr. Ayşin Zeytinoğlu, Dr. Hakan Köse, söz alarak soru ve katkılarını sundular.
10. Toplantı günü değişikliği önerisi oylandı. Hekim Meclisi’nin her ayın ilk Perşembe günü toplanmasına, Ocak ayında yılbaşı nedeniyle ikinci Perşembe -10 Ocak Perşembe günü- toplanmasına oy çokluğu ile karar verildi. 
11. Sağlıkta Şiddet ile ilgili bir çalışma grubu oluşturulması önerisi ile kapanış yapıldı. 
12. Divan Kurulu, Dr. Yıldıray Orhon’u Divan Başkanı olarak seçtiğini beyan ederek kayda geçti.
13. İzmir Tabip Odası’nın 21.11.2018 tarihinde, YK/32. No.lu aşağıdaki kararı Divan Kurulu tarafından kayda geçirildi.
 Hekim Meclisi iç tüzük değişikliği konusunda Hekim Meclisi toplantısında yapılan öneriler değerlendirildi. 
a. Hekim Meclisi İç Tüzüğünün 3. Maddesine, birer temsilci ibaresinden sonra gelmek üzere “2010 yılından itibaren seçilmiş Hekim Meclisi Divan Başkanları” ibaresinin eklenmesine,
b.  Hekim Meclisi İç Tüzüğünün 6. Maddesinin sonuna “İlimizde bulunan her tıp fakültesi ve/veya eğitim araştırma hastanesi, üye sayısına bakılmaksızın en az 1 olmak üzere üye sayısına göre temsilci seçerler” ibaresinin eklenmesine karar verildi.
14. Tüzük değişikliği gereği, Dr. Kemal Özbek ve Dr. Şükriye Kaplan Uzun’un “seçilmiş Divan Başkanları” olarak Hekim Meclisi doğal üye listesine eklendikleri tespit edildi.



Dr. Yıldıray ORHON       Uzm. Dr. Selin DEMET      Dr. Ceylan ÖZKAN
Divan Kurulu Başkanı Üye       Üye