Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

24-12-2013

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Aralık’13 Toplantı Tutanağı

Toplantı No    : 13

Tarih            : 24.12.2013

Divan           : Dr. Kemal Özbek, Dr. Nezaket Kaya

Katılanlar       :  21 HM üyesi, 6 HM üyesi olmayan hekim

GÜNDEM

  1. Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme, 
  2.  Hekim Meclisi - 2013 değerlendirme ve 2014 çalışma planı,
  3. 19 Aralık Grev değerlendirme,
  4. İşyeri Hekimliğinde Son Durum ve Muayenehanelerde İSG Hizmetleri,
  5. Dilek-Temenniler ve Kapanış.

Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme

Dr. Kemal Özbek : Hoş geldiniz. Bugün 2013 yılının son toplantısını yapıyoruz. Toplantı sayısı bakımından bu bir rekordur. Toplantılara katılım konusunda sıkıntımız var. 2013 değerlendirme maddesi içerisinde bu konuyu ele alırız. Yönetim Kurulumuz, son iki toplantıda olduğu gibi etkinliklerini e-posta olarak gönderdi. Toplantıya girerken sizlere gündem ile birlikte yazılı olarak verildi. Yönetim Kurulu faaliyetleri hakkında soru ya da katkı veya ek gündem önerisi olan var mı?Yok olduğuna göre gündemin 2. Maddesine geçebiliriz.

Hekim Meclisi - 2013 değerlendirme ve 2014 çalışma planı

Dr.Nezaket Kaya:Toplantıya gelmeden önce tabip odası web sayfasındaki hekim meclisi toplantı gündemlerini aldım. Sizlere katılan hekim sayısı ve gündem önerilerini aktarmak istiyorum. Mart 2013 34 katılım, 5 mazeret, Nisan-30, Mayıs-25 (artı 2 üye olmayan hekim), Temmuz-24 (artı 4 üye olmayan hekim), Ağustos-15 (artı 6 üye olmayan hekim), Eylül-24 (artı 1 üye olmayan hekim), Kasım 20 (artı 2 üye olmayan hekim). Katılım sayısında düşüş var. Bunun nedenlerini düşünmek gerekli. (Mart 2013’ten itibaren gündem maddeleri aktarımı yapıldı.) Gündem önerisi olan e-mail yoluyla haberleşmeyi HM olarak yaptık. Fakat ilk toplantımızdan bugüne Dr. Ayşın arkadaşımızın her toplantı sonrası Tabip Odası yönetiminden istediği HM tutanak özetini hekimlere gönderme işi bugüne kadar yapılmadı. HM toplantısı öncesi diğer SMS lerin gönderildiği gibi hekimlere HM toplantıları anımsatılmadı.  HM nin amacı temsil ettiğimiz birimlerle Tabip Odası arasında iletişimi sağlamak. Biz kendi temsil ettiğimiz özel hekimlik grubu ile gündemi, tutanakları paylaşıyoruz. Ve her 3 temsilci olarak da toplantılara çoğunlukla katılıyoruz. Burada bizi motive eden özel hekimlik grubunun dinamizmi. Tabip Odası yönetimi genellikle motive etmiyor. Burada yapabildiğimiz, Tabip Odası yönetiminin de destek olduğu şeyler de oldu. Çevre sorunları ile ilgili (Gaziemir’deki nükleer atıkla ilgili ilk defa bilgilenmiştim. Menderes, Karaburun’daki toplantılar hakkında bilgilenme iyi olmuştu) oturum çok verimliydi, Menemen Devlet Hastanesi’ndeki hekim arkadaşımıza yönelik soruna ilişkin, muayenehanelerin denetlenmesi, Sağlık Net2 ile ilgili. Kişisel verilerin alınması ile ilgili tartışma yapılmıştı. Menemen Devlet Hastanesi’ndeki olaybir kaç oturumda gündeme geliyor. Menemen’e tabip odası yönetim kurulu ve temsilciler gitti. Bu konuda desteği aldık. Anadolu ajansın bilgileri çarpıtarak yansıtması konusunu ele alabiliriz. Ne ölçüde işlevsel oldu?

Dr.AyşınZeytinoğlu: Hekim Meclisi toplantıları düzenli yapıldı.Birçok konunun üstünden geçilmiş. Özel hekimlik ile ilgili belli bir oluşum olmuş, Menemen’deki olayla ilgili değerlendirme var. Ocak ayındaki duruşmaya gideceğiz. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 3 tane hekim meclisi temsilcisi var. Bunlardan 1 tanesi ben tekrar öneriyorum. Meslektaşlarımıza sorunlar olduğunda hekim meclisi üyelerinin isimleri de verilerek duyurabilir. Katılım önemli.

Dr.İlgülZeren: Benzer büyük hastanede olmama rağmen benim hastanemde 3 kişiyiz. Hiçbir toplantıda 3 kişi bir arada olamadık. Meslektaşlarımızın bize iletecek şeyleri var mıdır?  Burada özellikle divanın düzenli katkısı var. İnteraktif duruma nasıl getirebiliriz bilmiyorum. Büyük hastanede iletişimi sağlamak zor.

Dr.ŞükrüyeKaplan: Özel hekimler olarak kendi aramızda iletişim ağımız var. Gruba görüşülmesi istenen konuları bildirmelerini istiyoruz. Toplantıdan sonra da mail atıyoruz. Toplantı günü yaklaşırken bir daha anımsatıyoruz.

Dr.AyşınZeytinoğlu: Tabip odasından mesaj gelirse daha iyi olur.

Dr.Zehra Mete: Tabip odası personel arkadaşlarının çalışma saatlerinin ne olduğunu bilmiyorum. Dün  Bedriye Kot hocanın ölüm mesajı geldiğinde odayı 08.00 – 09.00 arası aradım kimse yoktu. 9 u 5 geçe aradım yine kimse açmadı. Bunun üzerine Suat’ı aradım. Sonra o beni aradı. Tutun ki dayak diyen hekimim odaya nasıl ulaşacağım. Ben ulaşmakta zorlandım. 09:00 da açılıyorsa o zaman 08:00 de ihtiyaç olduğu zaman nasıl ulaşacağız. 24 saat ulaşabilecek bir yöntem nedir? Acil hattı bildiren tekrar bir duyuru atılabilir. Aramaktaki amacım Bedriye hocayı Kadın Hekim Komisyonu olarak davet etmiş, sunumunu dinlemiştik. Osunumun kaydı hem ailesi hem de meslektaşlarımız için gösterilebilir.

19 Aralık Grev değerlendirme

Dr.Mehmet Ası Oktan: 18 Aralık grevinde Odadan çağrı almadığım için, Odanın cep telefonunu aradım, sanırım saat 09.00 idi, telefonu personel açtı, ‘kimse gelmedi’ dedi. Grev için odadan çağrı almadık, destekliyoruz mesajı aldık. Ben asistanım, arkamda Tabip Odası kararı olursa hocam niye çalışmıyorsun dediğinde daha güçlü durabilirim. Grev karşısında Tabip Odasının net tavrı yoktu. Çalışmak zorunda kaldık.

Dr.Ceyhun Balcı:Oda’nın cep telefonu mesai saatleri dışında oda avukatına yönlendiriliyor.

Dr.Mehmet Ası Oktan: Asistanlar olarak diğer grevlerde olduğu gibi mesaj bekliyoruz. Bunu görmediğimiz zaman da alana inemiyoruz. Grev yapacaksak bunu net olarak bildirmemiz gerekiyor. Destekliyoruz değil, grevi yapacağız mesajı bekliyorum.

Dr.Zehra Mete: Ben hekim meclisi üyesi değilim. Yönetim ile birimler arasındailetişim yok değil ama az. 3 sene önce kadın hekimlik kolu vardı. Daha sonra 3 senedir çalışmıyor konumuna düştü. Bedriye Kot hayatta iken kaydı alınmıştı. Tören yapılırken odanın arşivinden alınıp ailesine verilebilir diye düşünmüştüm. Kadın hekimler olarak o zaman toplantı yapıldı, sergi yapıldı. Onlar hiçbir zaman boşa gitmiyor. Birbirimizden yararlanabilsek. Telefonla iletişim kurmak yerine yüz yüze daha çok gelebilmek gerekiyor. Burası 5 kişi de kalsa 10 kişi de kalsa devam etmeli. o çabayı buraya nasıl katabiliriz?

Dr.Ergün Demir: Hekim Meclisine gerek var, ama bu haliyle değil. Buraya seçilip de 2- 3 toplantıya gelmeyenleri düşürüp yerine yeni meclis üyesi atamak gerektiğini düşünüyorum. Kendi kurumundaki sorunları buraya getirip çözmeye çalışmıyorsa, burayı işlevsizleştirmeye çalışıyorsa bunu 2014’te konuşabiliriz. 2013’te biz bunu tartıştık, ele aldık, önümüzdeki dönem meclis daha aktif daha etkin olmalı. Buraya geldik, gaz alındı çıkıldı, böyle olmaz, nasıl işlevsel hale getirebiliriz?

Dr.Halis Ulaş: Büyük hastanelerde örgütlenmemiz gerek. Sendikanın,sanat kollarının panoları var, Tabip Odasının yok. Her ikiyılda bir yapılan temsilci seçimleri 2 yıl sonra bir araya gelemiyorlar. Dokuz Eylül Hastanesinden katılıyorum. Önerim şu Yönetim Kurulu gerekirse tüzük değişiklikleri ile 2014 ten itibaren pano talebini hastanelerin başhekimleri ile görüşme yaparak sağlamalı.İzmir Tabip Odası komisyonu oluşturmasını bunu aralıklarla toplanıp buraya aktarılması gerektiğini düşünüyorum. Tabip odasının buradaki temsilciler üzerinden ya da hastanelere gidip tabip odası hekimlerle buluşuyor sürecini başlatması sanırım çok zor değil diye düşünüyorum.

Dr.Ali Ağzıtemiz: Başından beri katıldığım toplantılarda benim dikkatimi çeken bir şey, İzmir Tabip Odası ve Hekim Meclisi  olarak olayların gerisinde gidiyoruz. Biz olayların arkasından giden, olayları yakalayamayan bir durumdayız. İzmir’in dağınıklığının sebebi hekimlerin birbirleriyle iletişimi sağlayacak uygulamayı sağlamadığımızdan kaynaklanıyor. Hekimler arasında kamplaşmanın ortadan kaldırılması, silinmesi lazım. Meclisin önüne pragmatik programın konulması gerekiyor. Geçmişintartışılması gereksiz. İster Oda, ister TTB, ister hekim meclisi olsun önümüzdeki 1 yıl içerisinde ne yapacağımızı belirten program oluşturmamız lazım. Programın amaçlarını belirtmeksek, insanlar buraya gelip bu tartışmaların içerisinde yorulup, gelmez oluyorlar. Bunu inkar etmeyelim. Birbirleriyle diyalogları, paylaşacak bir şeyleri olan hekimler yaratmamız gerekiyor. Yönetimlerin görevi de budur. Kurullarda görevli,seçilmiş 33 kişi gelsin bu toplantı farklı olurdu. Görev yapmış bu 33 kişiyi bir arada hiç görmedim. Yönetim kurulları çalışacak insanlardan seçilsin. Benim dikkatimi çeken bir önceki toplantıdan çıkarken bunu da başardık diye iz bırakan bir şey görmedim. Önümüzdeki 1 yıl süreyle sağlığı öngörecek toplantı yapalım. Türk Tabipleri Birliği’ne iletelim.  Bu programınhayata geçirilmesi lazım. Yılların getirdiği çalışma anlayışı bu. 19 aralık grevi bitmiş, bunun nesini tartışacaksın.Tabip Odalarının kaynakları kıt.Bu kaynakları hovardaca kullanıyoruz. Birbirini tüketen insanlar değil, dayanışmacı, paylaşımcı insanlar haline getirmeliyiz.

Dr.Nezaket Kaya:Yalnızca toplantıya gelmeyen arkadaşlarımızı eleştirmenin haksızlık olduğunu düşünüyorum. Kaç tane ilk kez gelen Hekim Meclisi üyesi arkadaşımız vardı. Tabip Odası yönetimi gelen hekimi motive etmiyor, yapılmak istenen şeylerle ilgili engel çıkararak isteği kırıyor. Örneğin çeşitli komisyonları kurdurmamak gibi. Gelmeyen arkadaşlarımız hakkında konuşmak, bir de şu sürece baktığımızda Yönetim Kurulunda olan kişilerin yapmak isteyen arkadaşlara karşı tutumunun da çok az olduğunu gördüm. Az önce bir arkımız Tayyip Erdoğan başarılı dedi. Tayyip Erdoğan niye başarılı. Belli hedefi var çalışıyor. Bizimde hedefimiz olmalı.

Dr.Hüseyin Aydın Turan: 2002’de buraya ayak bastığımda hekim meclisi toplantısına geldiğimde neden katılım az diye konuşuluyordu. Grupların işlemesinde ciddi bir sorun var. Güçbirliği grubunda olmama rağmen bunu söyleyebiliyorum. Ortak hareket edebiliriz. Hala kadın şiddeti var. Bunlar konusunda sağlık sistemini oluşturabiliriz, tartışabiliriz.

Dr.Kemal Özbek: Hekim meclisinin bundan sonraki yıllarda da daha katılımcı olması gerektiğini biliyoruz.

Dr.Fatih Sun: Nisan 2012 de seçim yapılmıştı. Hekim Meclisi de 8 ay sonra zorla açıldı. HM kurmak için bile uğraşıldı. yapıldı. Bizim yaptığımız neydi. Yönetimin sahip çıkmamasıydı. İlk baştaki toplantılarda özellikle onların gelmedikleri konusunda tartışma yaptığımızı biliyorum. Menemen’de Dr.Hüseyin Güven’in getirdiği konular var. Menemen olayına bir de özel hekimlerin getirdiği konuda dişe dokunur biçimde ele alındı. Başka ne var? Tabip Odası yönetiminin durumunu görüyoruz. Nereden nereye geldiğimizi görüyoruz. Tabip Odasının nereye geldiğini görüyoruz. Hepsini hekim meclisi üzerinden yürütecek değiliz. Önümüzdeki dönemde iş güvencesi korkusunda olan arkadaşların ülke gündemiyle karşılaştığımızda, Yönetimle beraber katılımı artırmak gerekir ama tıkandığımız olabiliyor. Daha fazla gündem, Menemen olayı gibi kendimize güvenimiz gelir.

Dr.Kemal Özbek: Nisan2014’te oda seçimleri var. Burada bulunan bizler Hekim Meclisinin gerekliliğine inanıyoruz. Daha etkin ve verimli bir meclis yapısı oluşturmak istiyoruz. 2014 yılında, Nisan ayında Oda seçimli genel kurulu olduğu düşünülürse, bu Meclis’in 3 toplantısı daha var. Ocak, Şubat ve Mart aylarının son Salı günlerinde toplanmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönem 14 Mart Tıp Haftası sonrası 30 Mart 2014’de yerel seçimler de var. Bu dönemi iyi değerlendirmeliyiz.

Dr.Fatih Sürenkök:Yasa gereği, oda seçimlerinin Nisan ayında olma zorunluluğu var. Çoğunluk sağlanmadığı zaman Mayıs’ın ilk haftasında olabiliyor. Bu durumu seçim kuruluna da bildirmek gerekiyor.

Dr.Ergün Demir: Seçimlerdaha önce 1 Mayıs’ a denk gelmişti. Bu yıl 1 Mayıs’a denk getirilmezse iyi olur.

Dr.Hüseyin Aydın Turan: Hiç olmazsa her iki grupta ortak aday göstersek ne olur?

Dr.Nezaket Kaya: Hakan arkadaşımızın 21 Ocak’ta Menemen’de mahkemesi var. Hekim Meclisi olarak mahkemeye gidelim diye konuşmuştuk. Tüm meslektaşlarımızı oraya davet eden mesajı Yönetim Kurulu tüm üyelere duyurabilir mi?

Dr.Kemal Özbek:Gündemin bu maddesini tamamlıyoruz. Odamız İş Sağlığı ve işyeri Hekimliği Komisyonu başkanı Dr.Hakan Toksöz arkadaşımızı sunumunu yapması için davet ediyoruz. Hükümet, iş sağlığı alanının altını üstüne getirdi.

İşyeri Hekimliğinde Son Durum ve Muayenehanelerde İSG Hizmetleri

Dr.Hakan Toksöz : (yaklaşık 20 dakika süren sunumunu yaptı. Son iki aydır Aliağa’daki iş kazaları ile dün Alaybey’de8 er ve 2 işçinin ölümü ile sonuçlanan tersane iş kazası hakkında bilgiler verdi.)

Dr.Fatih Sürenkök: Ağzına sağlık. Torba yasa bugünde görüşülemedi. Önümüzdeki dönem görüşülecek. Kamuda çalışan hekim 30 saati geçmemek şartıyla işyeri hekimi yapabilecek. Dr.Cemil Tugay’ın yanındaydım. TTB ile görüştük. TTB olarak bu 1 saati aşabilir miyiz? 6 dakikayı TTB olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Hekimin işçiye süre ayırması 6 dakika olamaz. Sizce 6 dakika nasıl aşılabilir?  Buradaki özel hekimler olarak ne yapabilirler?

Dr.Hakan Toksöz: 1 kişinin ücreti 41 TL,  tehlikeli de 50 civarında,  çok tehlikeli de 54 civarında. TTB hep 50’nin üstünde liste hazırlıyor. Biz de üç ayrı liste yaptık ve TTB’ye gönderdik. TTB kabul ederse işyeri hekimi ücret tablosu ilk kez tehlikeli, az tehlikeli, çok tehlikeli diye çıkacak. Bir hekimin bir kişiye 6 dk ayırması mümkün değil. TTB bununla ilgili dava açtı. İzmir de 60 civarında OSGB var. Biz bunlarla ilgili çalışmalar yaptık. Yeşil OSGB, kırmızı OSGB.Yeşil olanlar görece etik, kırmızılar çok ucuza hekimçalıştırıyorlar. Emekli hekimler ve TUS’a hazırlanan hekimler daha ucuza çalıştırılıyor.

Dr.Uğur Gönenç: TTB’nin verdiği asgari ücret tarifesi OSGB’den yüksek dediniz. Eskiden hekim korunuyor idi. Onların yaptığı kaçak bir şey mi? Siz fabrikaya giriyorsunuz. TTB’nin yasal durumun önüne geçecek bir durum yok mu?

Dr.Hakan Toksöz: Ucuzu tercih etmeyen işyerleri de var ama azınlıkta. Maalesef pek çok işyeri daha ucuz olanı tercih ediyor.

Dr.Hüseyin Aydın Turan: TTB tarifesini kabul eden işyerlerini açıklasak olmaz mı?

Dr.Aslı Davas: Açıklayabiliriz.

Dr.Fatih Sürenkök: Şirket ve işyeri hekimi açıklanabilir.

Dr.Seyfi Durmaz: Kırmızı yeşil OSGB ile ilgili sınıflandırma vardı. Hekim emeğinin sömürüsü düzeni var. Yeşil OSGB’ lerde TTB asgari ücret tarifesini veren var mı?

Dr.Hakan Toksöz: Uygulayan da var, uygulamayan da. Kırmızı OSGB’ler çok ucuza çalıştırıyor. Bunlar da emekli hekimler ve yeni mezun TUS’a hazırlanan hekimler var. OSGB’ler hekimi sömürüyor. O yüzden piyasada serbest çalışmaya döndüler. OSGB’lerin yarısı 2 sene içerisinde iflas ettiler.

Dr.Yıldıray Orhon: Aslında bağlantılı diğer sorularla. Tabip odalarında TTB asgari ücret tarifesine uygun davranılıyordu. Tüm yetkiler elimizden alınmış olsa bile OSGB’lerin bir mücadele hattı çizilecekse önce buradan başlıyor oluyor. Bence 20 OSGB çok iyimser bir rakam.  İş güvenliği uzmanı ile işyeri hekimini birlikte pazarlıyorlar. Hekimlerin buna alet olmaması gerekiyor. Oda açısından bir sistem kurulabilir mi? Odadan yetki alan kimse kalmamıştır galiba.

Dr.Nezaket Kaya: Mesela bir işyerinde kaza oldu. Hekim, hemşirenin sorumluluğu nedir? Denetlenmeyen bir işyerinde dava var mı?

Dr.Hakan Toksöz: Bir işyerinde kaza oldu. 20 yıl istenen dava var. A sınıflarının çoğu davalık. Bu yasadan sonra işyerinde bir kaza oluyorsa savcı hemen iş güvenliği uzmanını çağırıyor. Kaza olduğunda sorumluluk büyük. Mahkeme artık patronu sorumlu tutmuyor. Doğrudan işyeri hekimini, işgüvenliği uzmanını yargılıyor.

Dr.Uğur Gönenç: Etik yönden, bunları denetleme yönünden bir hekimin hekimi sömürmesine tabip odası olarak bir şey yapabilir mi? Tabip odasının hekimlere bir bilgilendirme sorumluluğu doğmuş oldu. Hekimlere bilgilendirme notu göndermeleri gerekiyor. Mevcut hükümet TTB’nin 6023 yasadaki halkın sağlığını koruyacak maddeyi bile kaldırılmıştır. Atamalardaki yetkisini bile almış olmasına rağmen burada ücretleri konuşuyor olmamız ilginç. Ücretiyle süresiyle kırmızısıyla hepsini konuşmak gerekiyor.

Dr. ? : Muayenehane helimleri olarak, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak ayın 1’ine kadar ne yapmamız gerekiyor?

Dr.Hakan Toksöz: Risk analizi ve acil durum planını tamamlamak lazım. OSGB’ler paket olarak bu hizmeti sunuyorlar. 1 Ocak’ı bekleyelim. Yönetmelik daha bugün çıktı. İnceliyoruz.

Dr.ŞükrüyeKaplan: Tabip odası bu konuda bizi bilgilendirecek mi?

Dr. Fatih Sürenkök :Çıkmamış yasının yönetmeliği olmaz. Bugün meclis açıldı görüşülmeden kapandı. 2 Ocak’a kadar bekliyoruz.

Dr.Zehra Mete:  Ricam hekim meclisine gelindiğinde buradaki eleştirilere kulak tıkamadan İzmir Tabip Odası facebooktan girilen kısımları silerek,  yok ederek değil orada düşündüklerini demokratik olarak paylaşmalarını öneriyorum. Tabip Odası yönetimi Hekim Meclisindeki eleştirileri ciddiye alarak, facebook sayfasını silerek değil, yazılanlara yanıt vererek bir yerlere varılabilir.

Dr.Fatih Sürenkök: 19 Aralık’ta Odadan destek beklerdim. Hafta sonu Ankara’da yapılan Türkiye Büyük Hekim Mecilisi toplantısında İzmir’li arkadaşları da görmek isterdim.

Dr. Mustafa Olguner: Türkiye Büyük Hekim Meclisi toplantısına ben katıldım.

Dr. Fatih Sürenkök :Pardon ben görmedim. Divan aracılığı ile Oda Yönetimine bir soru sormak isterim. Bizlere dağıtılan oda aylık etkinlikleri yazısından öğreniyorum ki oda başkanımız Samsun’da yapılan çalıştaya katılmış. Daha önceki dönemde Samsun Tabip Odası’nın AKP hükümetine yakınlığı var denilerek benzer toplantıya katılım olmamıştı, şimdi ne değişti? Bu çalıştay nedir? Çalıştaya kimler, hangi odalar katılmıştır? Çalıştay konuları neydi? Bizlerle paylaşırsa iyi olur. 

Dr.Ergün Demir: Bozyaka’da, Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde asistan hekim grevleri vardı. İzmir Tabip Odası neredeydi? Tabip Odasının bir çalışanı Tabip Odası pankartını tuttu. Yönetim kurulundan hekim yoktu. Bu eylem, satış sözleşmesi ile birlikte soygun düzene karşı bir eylemdi. Soygun düzenin kapağı açıldı. Sistem kavgası idi. Bundan sonraki süreç gezi sürecinde olduğu gibi birbirimizi anlamamız gerekiyor. Emek sömürüsü serbest piyasa kimin emeği sömürülüyor, kime aktarılıyor. Mücadelemiz hep birlikte mi olacak yoksa al bayrağını gel, güçbirliğine katıl mı olacak? Bayrak alınabilir, onunplatformu ayrıdır, görüşlerimiz farklı olabilir. Ama hekim olarak hep birlikte olmamız gerekiyor. 4 tane İzmir İl Halk Sağlığı Müdürlüğü Yardımcısı görevden alındı. Alsancak Devlet Hastanesi başhekimi görevden alındı. Bundan sonra mesaj mı atacağız yoksa mücadele mi edeceğiz?

(Toplantının son bölümünde, sağlıklı not tutulamamıştır.)

Dr.Seyfi Durmaz, sözlerine başlarkenburada konuştukları içinKendimi güvende hissedebilir miyim?” diye sormuş; Dr. Kemal Özbek “Hepimiz kadar güvende hissedebilirsiniz, eğer söylediklerinizin kayıt altına alınmasını istemiyorsanız belirtebilirsiniz” denmiştir. Dr.Seyfi Durmaz, İzmir Tabip Odası facebook sayfasındaki bazı yazıların silindiğini, bazı yazıların yazarlarına Oda yönetiminden uyarı mektubu geldiğini belirterek, geçtiğimiz bir Hekim Meclisi toplantısında bayrak ile ilgili bir metafor yaptığını, bunun anlaşılmadığını, ‘bayrağını kap gel’ söyleminin boş olduğunu, bu konuşması ile ilgili olarak Oda facebook sayfasında bir hekimin kendi aleyhinde bir yazı yazdığını, kendisini hedef gösterildiğini, bu durumda başına bir şey gelirse sorumlusunun kim olacağını, bu yazıyı yazan hekime de Oda yönetiminin bir uyarı yazısı gönderip göndermeyeceğini merak ettiğini belirtmiştir. Bunun üzerine Dr.Uğur Gönenç, “Müsterih olun, bu ülkede bayrağı sahiplenmeyenlere bir şey olmaz, bayrağı sahiplenmek suç oldu” yanıtını vermiş, Dr.Ali Ağzıtemizbayrak üzerinden ayrımcılık yapmanın ayıp olduğunu, bu sözleri nedeni ile Dr. Uğur Gönenç’i kınadığını ifade etmiştir.