Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

25.02.2014

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Şubat’14 Toplantı Tutanağı

Toplantı No    : 15 
Tarih            : 25.02.2014
Divan           : Dr. Kemal Özbek, Dr.Nezaket Kaya, Dr. Aydın Taşdöğen
Katılanlar       : 23 HM üyesi,  18 HM üyesi olmayan hekim
 
Gündem;
1 -  Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme.
2 - Asistan hekimlerin çalışma yaşamındaki sorunları ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki eylem süreci.
 
Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme.
Dr. Kemal Özbek : 
Hoş geldiniz. Hekim meclisi toplantısını bu akşam burada, Atatürk EAH’de  yapacağız. Bu dönem Tabip Odası çatısı dışında ilk toplantımız olacak. Divan adına sevgi ve selamlarımızı sunuyorum. Tek gündem maddemiz var. Asistan hekimlerin eylemlilik sürecini konuşacağız. Ek önerisi olan var mı?
Dr. Rafet Gül :
Aile hekimlerinin maaşları 2 aydır geç veriliyor. Bir de aile hekimlerine  nöbet konusu var. Bu konunun da gündeme alınmasını istiyorum.
Dr.Kemal Özbek: 
Asistan hekimlerinin eylemlerinin başlangıç günü 19 Şubat’a nasıl geldiğimizi, 19 Şubat’dan bugüne neler yaşandığını ve yarından itibaren neler yaşayacağımızı, asistan hekim arkadaşlarımızın beklentilerini, arkadaşlar bizlerle paylaşılacaklar.
Dr. Çiğdem Çolak Kalaycı :
Kısa bilgilendirme yapalım. Uzun süredir,  Son 2-3 TUS’tur asistan hekim alınmıyor. Asistan sayısı 370 den 250 ye düştü, 2014 ortasında 220’ye düşecek. Sıkıntılarımız arttı. 2011’den buyana bu konu ile ilgili sürekli girişimlerde bulunduk. Her yolu denedik. Dilekçeler verdik. Bize bu sorunun özellikle bu TUS ta (Nisan 2014) çözüleceği söylendi. En azında Katip Çelebi Üniversitesi kadrosuna yeterli asistan alınacak denildi. Artık  klinikleri çeviremiyoruz. Asistan alınmadıkça bizim sayımız git gide azalıyor. İş yükümüz artmaya başladı. Bu görüşmeler çok önceden başlamıştı. Geçen Ağustos ayında kadro sıkıntısı başlamıştı. Sonra yöneticiler bizden dilekçe istediler. Bizlere TUS’u beklememizi, sonrasında bu işin çözüleceğini, üniversite kadrosundan yeterli kadro geleceğini söylediler. Arkadaşlarımız hipoglisemi, hipotansiyon geçirmeye başladılar, bayılanlar oldu.  Ocak ayında basın açıklaması yaptık. Nisan TUS’nda da asistan alınmazsa greve gideceğiz dedik. ÖSYM kadroları açıkladı. Can çekişen yerler için hiç kadro yoktu. Sıkıntılı bir tablo idi. Başhekimliğe ve yöneticilere dilekçelerimizi verip, grev başlamadan 2 gün önce greve gidiyoruz, iş planı yapın dedik. 19 Şubat’ta  greve başladık. Kliniklerin katılımı da iyi gidiyor. Bizim talebimiz net. Asistan kadrosu istiyoruz. Ek ödemelerimiz çok azalmıştı. Yöneticiler de bunun böyle olmadığını gördüler. Süreç oldukça iyi gidiyor. Süre uzayınca bize olan baskılarda artıyor. Tadını kaçırdınız dediler. Biz tat yapmak için grev yapmadık. Akşam üstü uzman hekimler de bir toplantı yapıldı. Kaybedecek bir şeyimiz de yok zaten. Sorunumuzu çözün, grevi bitirelim dedik. Kararlılıkla devam edeceğiz, yıldırma, korkutma işe yaramayacak. Yarın TTB başkanı da gelecek daha da güçleneceğimiz inancındayız.
Dr. İlgül Zeren:
İzmir Tabip Odası’nın bugün öğlen yaptığı Eğitim Görevlilerinin katıldığı toplantıya katıldım. Asistan kardeşlerimiz süreci çok güzel ifade etti. Bir süredir gerçekten hepimizi üzen bir süreç yaşıyoruz. Bizler süreci atlamışız.  Biz bir önceki TUS ta kadro verilmediğini fark ettik. Asistan, uzman, başasistan toplam 90 küsur dilekçe ile başhekimliğe başvurduk. Dilerkçelerin numaralarını aldık, takip ettik.  Başhekim de bu olayın farkındayız, yukarıya sesimiz gitmiyor, Nisan TUS’nu bekleyin 100 küsur asistan alınacak dedi. Başhekim, Müsteşarla görüştü. Nisan TUS ile açıklandı ki, hiçbir reaksiyon yokmuş gibi hiç bir kadro verilmedi, hatta Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hiç kadro verilmedi. Kadrolarının YÖK ve Sağlık Bakanlığı tarafından organize edildiği, üniversite için YÖK, Sağlık Bakanlığı hastaneleri için ise Sağlık Bakanlığı’nın yetkili olduğu söylendi. Anlaşıldı ki afiliye olduğumuz için  Atatürk EAH’ne kadroyu ne SB ne YÖK veriyor. Araştırma yapılmaksızın karar veriliyor. Anlaşıldı ki burası Katip Çelebi Üniversitesi olarak algılanıyor. 40 kadrosu olduğu için ona göre kadro veriliyor. Yanlış karardı. Sağlık Bakanlığı’nın en büyük hastanelerinden biri yok sayıldı. Hastanemiz İzmir deki sağlık hizmetlerinin %30 unu veriyor.  Yöneticilerin bize ilettiğini iletiyoruz. Sağlık Bakanlığı ile yazışmalarda bunu çözemedik. Cuma günü  Sağlık Bakanlığı’ndan müsteşar yardımcısı ile birlikte 3 kişi geldi. geldi. Asistanlara “sizinle görüşmek için gelmedik, Zaten gelecektik,  biz buraya denetim için geldik,  ama görüşelim” denilmiş. Burası artık Katip Çelebi Üniversitesi denilmiş. Asistanlarla uzmanlar arasına nifak tohumları atılmaya çalışılıyor. Uzmanlara  Prof da olsa nöbet tutacak, doktor olan herkes nöbet tutar deniyor. Dr. Suat Kaptaner ve Dr. Hakan Yetimalar toplantıya katılmışlardı. Sonuç; Zaten uzmanlar çok fazla,  biraz da onlar çalışsınlar gibi söylemişler. Hakikaten bir yönetim zaafı var. Öğlen İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev alan uzman arkadaşlar toplandığımızda asistanların eylemi ile bir farkındalık yaratılmış oldu.  Ayna tutulması sonucunda Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları olarak bu sürece katılalım,  biz olmazsak ne olacak? 3 gün süre ile greve katılalım, görelim kararı çıktı. Acil ve yoğun bakım dışında uzmanlar da çalışmasın kararı çıktı. Hastane yöneticileri, saat 14:00 de eğitim görevlileri, saat 16:00 da da uzmanlar ile toplantılar oldu. Ben de katıldım. Dekan ve Başhekim bize bunları Bakanlığa ilettik dediler. YÖK kadrosundan ayrı olarak bu işte de bir yanlışlık olduğu iletilerek 6 Mart’ta görüşüleceği, Eylül 2014 TUS’nda kadro için söz verildiğini ilettiler. Kişisel olarak bilgilenmek adına sordum. 2001 den beri eğitim görevlisiyim. Geleceğimi göremiyorum. Eğitim planı yapamıyorum. Anladığım kadarı ile asistanları da alıp yeni yılda yeni yerlerine taşınacaklar. Biz ne olacağız? Biz kime eğitim vereceğiz? Gelecekte de bu görevi yapabilecek miyim? Önümüzdeki günlerde başasistanlık sınavı açılacak dendi. Uzmanlarla yapılan toplantıya katılan uzman varsa onlarda kendi toplantılarını aktarabilir.
Dr. Ergün Demir :
Uzman hekimler ne karar aldı?
Dr. İlgül Bilgin :
Dr. Sıla hanım toplantıya siz katıldınız, bilgi verir misiniz?
Dr. Sıla Şeremet :
Buranın işleyişinin devam edeceği söylendi. Açıklamalar kesin ve net değildi. 2015’de yeni yere taşınacağımızı, bunun bir şeyi çözmeyeceğini, çalışmaya devam etmemiz gerektiğini söylediler.
Dr. Fatih Sürenkök :
12.00-13.00 arasıyapılan toplantıda eğitim görevlisi ve uzmanlar3 günlük işbırakma kararı almıştır. Şu anda farklı boyut yaşıyoruz. Arkadaşlarımız bu kararı alırken, 8 gündür süren iş bırakma taleplerinin yanında kendilerinin mevcut İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan arkadaşlarının statüsü konusunda endişeleri vardı. Yarından itibaren 3 günlük iş bırakmayı yaşayacaklarını, TTB’nin iş bırakmada dikkat edilmesi gereken hususları,  diyaliz, acil servis, onkoloji, yoğun bakım birimleri dışında iş bırakma kararı aldılar. Mete Beyin geldiği iyi oldu. TTB 26 Şubat için tüm Türkiye’de grev kararı aldı. İzmir Tabip Odasından biraz önce mesaj geldi.Yarın 12.30 da grev alanında olacağız mesajı bu. TTB tarafında duyurulan kararı üyelerine neden duyurmuyor. İTO umarım bu grev kararını üyelerine SMS yoluyla duyurur.  Bugün öğlen alınan karar resmi bir karardır.  Bu kararı hekim arkadaşlarımız, başasistan, uzman, asistanların kararının Türk Tabipleri Birliği’ne iletilmesi kararı almıştır. Yarın hukuksal bir sıkıntı olmaması açısından bunu açıkladık.  Asistanların çabası 8 gündür devam ediyor.  Hafta sonu kritiktir. Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Tabip Odasının tutumunu gördük. Dr.Behçet Uz Çocuk Hastanesi’nde 4 gün sürdü. Buradaki eylem uzun sürdü. Yöneticiler tarafından mobing uygulanmıştır. Diğer hastanedekilerin eyleme destek verip vermeyeceğini sordular. Ben de TTB’ne ilettim. Hafta sonu TTB merkez konseyi asistan hekim kolu ile toplantı yaptı. Çarşamba günü için tüm Türkiye destek için grev kararı alındı. Asistan hekimler kolu kendi içlerinde bir çalışma başlattılar. Asistan hekim arkadaşlar Salı gününe iş bırakmayı yetiştiremeyeceklerini söyleyince Çarşamba gününe alındı.  Özellikle İzmir’deki eğitim hastanelerinin buraya gelmesini ve gövde gösterisinde bulunmasını istemiştik. Bazı olaylar var ki hızlı gitmek zorunda. Hafta sonu bunu yapmak zorundaydık. Buradaki arkadaşları psikolojik olarak ayakta tutmak zorundaydık. Bugün öğlen CHP yöneticisi ve adaylarıyla gelmeleri, uzman hekimlerin bugün yaptığı toplantılarda birlikteyiz mesajı vermeleri güzeldi. Bu Türkiye de ilk. Nasıl gezi olayından sonra sular farklı akıyorsa, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzmanlar ile asistanlar arasında farklı bir durum söz konusu. Asistanlarla birlikte yapılan bir iş haline geldi. Asistanlık yeniden tariflendi. Taşeron asistanlık dönemi bitti. Asistan her işi, reçete yazmadan - konsültasyona kadar her işi uzmanına sorarak yapar, ayrıca Sağlık Bakanlığı genelgesine göre asistan hekim nöbeti bile tek başına tutamaz. 8 gündür verilen hizmet 1/3 e düştü, ameliyatlarda bu oran daha fazla azaldı. Büyük ameliyatlar yapılamıyor. Perşembe günü tıpta uzmanlık kurulu toplanarak yeni baştan yapacak, ya da buradaki hizmet kısmı azaltılarak yürüyecek.  Bu hastanenin yöneticisi bakalım bunu yapacak mı? Ben AKP döneminde hastanenin başhekim yardımcısı idim. Finansdan sorumlu idim. Tepecik Hastanesi ayda 16 milyon TL fatura basıyor. Burada da böyle. Burada asistan arkadaşların emeğine ihtiyaç var. Bu şekilde devam ederse Tıpta uzmanlık kurulu toplantıda buraya kadro vermek zorundadır. Yoksa hastanenin normal faturasını ödeyemez hale gelir. Böyle giderse bu hastane dönmeyecek. Asistanların hizmetine, emeğine saygı göstermeden yönetemezler. Yöneticiler istifa etmek zorundadır.
Dr. Kemal Özbek : 
Değerlendirme, görüş ve paylaşımlarınız için teşekkür ediyorum.
Dr. İnan Mutlu :
Dün nöbetçi idim 2 saat uyudum, çalışmaya devam ettim. Dün meşhur baba-oğul tape si çıktı. Paraların nereye gittiğini anlamış olduk.Geziden sonra çok dillendirdiğimiz bir şey vardı. Bir bildiği var bu çocukların, kolay değil bu yaşta ölmek. Bunların pislikleri çıktıkça daha da kanıtlayacak kendilerini. Ege Üniversitesi’nden selam getirdim. Yarın öğlen arası geniş katılımla buraya geleceğiz. Üretimden gelen gücünüzü kullanıyorsunuz, sizi tebrik ediyorum. Size teşekkür ediyoruz. Bize de moral verdiniz.
Dr. Erdem Erkoyun :
Dokuz Eylül Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim dalında görevliyim. Dünya Sağlık Örgütünün metinlerini okuyorum. Burada bir hastane devrediliyor, kimse bilmiyor. Bu hastaneni ne olacağı belli değil. Müsteşarla yapılan toplantıda buranın kalacağı söylenilmiş, herkesin bunu bilmeye ihtiyacı var.
Dr. Ergün Demir :
Olay sadece asistanların emek sömürüsü değildir, sorun sağlık ortamı sorunudur. Bu politik olmasın diye bir yaklaşım vardır. Siz hakkınızı istiyorsunuz, ekmeğinizi çalıyorlar. Bu politik bir taleptir. Sorun şu: size maliyet olarak bakılıyor. Düne kadar akademisyene hırsız diyorlardı. Saat 16:00 dan sonra çalışma hakkı verildi. Ne oldu? Burayı ikinci basamakla üniversitenin altına koymaya çalışıyorlar. Asistan arkadaşlarının sorunu hepimizin sorunudur. Sırt sırta vererek bu sorunu çözeceğiz. Yoksulluk, yolsuzluk sorunu bu ülkenin sorunudur. Hekim meclisine önerim; Birincisi yarından itibaren buradaki grevi ekip olarak mücadeleyi sürdürmek gerekiyor. İkincisi yolsuzlukla birlikte mücadele etmemiz gerekecektir. Asistan arkadaşlarının yanında olma zamanıdır. Şimdi dayanışma zamanıdır. Genç arkadaşlarımızın gözlerinden öpüyorum.
Dr. Zeynep Varol :
Ege Üniversitesi Halk Sağlığı’ndan selam getirdim. Sağlık Bakanlığı web sayfasında sağlıkta dönüşümle ilgili 300 sayfalık metin var. Diyor ki; uzmanları ihya edin, onlar asistanları idare eder, yönetir. Asistanlar önemsizdir. Ama burada bu işlemedi. Uzmanlar asistanlara destek verdi. Burada ciddi bir irade var. Uzmanlar ve asistanlar birliktedir. Bizim ne yapmamız gerekiyor. Onu düşünüyorum. TTB’nin genel grevi mesajı var ama İzmir Tabip Odasının şimdiye kadar bir mesajı gelmedi. İzmir Tabip Odası’nın bu konuda bir adım atması gerekiyor.
Dr. Hülya Uluğut Erkoyun :
Herkes dile getirdi. Biz asistan hekimler olarak çözmek isterdik. Ama bizim bahçeye çıkmamızı derinden etkileyen iki sorun vardı. Birincisi kadro, ikincisi döner sermayemize yansıyan ise sıfırdı. Hava durumuna bakmaya başladık. Hava 4 derece iken taşın üstüne oturduk. Greve destek veriliyor tamam, greve destek için herkesi artı 4 derecede, bahçede taş üzerinde oturmaya davet ediyorum. Biz sonuna kadar da gideceğiz.
Dr. Altan Gökgöz :
İzmir Tabip Odası asistan hekim komisyonundayız. En başından beri bizim istediğimiz bu hastaneye yönelik değil, tüm hastanedeki hekimlere yönelik. İzmir tabip odasından yarınki grev için bir çağrı yok. Destek grevinde Tabip Odası arkamızda olursa hocalarımıza karşı kendimizi hukuki güven altında hissederiz.   Bugün 8. günündeyiz hala, İzmir Tabip Odası’nın bir çağrısı yok. Bize uzman hekimler hukuki sorumluluğu nasıl alacaksınız diyorlar. Yarın basın açıklamasında da sıkıntı olabilir. Bugün hocalarımızı karşımıza alarak greve katılacağımızı Enfeksiyon Hastalıkları birimi olarak bildirdik. Biz yarın sabah 9 dan 5 e kadar o mukavvanın üstünde oturmaya geleceğiz. Biz bunu yaparken TTB’nin çağrısı üzerine geleceğiz. Tabip Odasının maalesef çağırısı yok. Bu iş başka yerlere de sıçrıyor.
Dr. Tuğrul Şahbaz :
Ben işyeri hekimi alanından söyleyeyim. Özel hekimlerin tuzları kuru diye düşünüyoruz ama öyle değil. Orası da tamamen sömürü düzeninden gidiyor. Asistan arkadaşlarımız  bu kadar az asistanla sağlık hizmeti verilemez de öğrenilemezde diyorlar. Geleceğin uzmanları nasıl yetişiyor ise gelecekte de öyle olmayacaklar mı? Bu kadar az asistan, biz iyi eğitim almadığımız için eyleme gidiyoruz diyor. Uzmanlar bu yönden de sahip çıkmaları gerekiyor. Halkın da bu mücadeleyi sahiplenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu aynı zamanda geleceğin hekimlerinin kalitesi mücadelesi, bilimsel bir mücadele.
Dr. Ferat Buran :
Basın açıklaması metninde Oda Başkanı Suat Bey, hastanenin adında Atatürk ismi olduğu için mi böyle davranılıyor diyor. Biz Bozyaka, Tepecik, Behçet Uz  hastanesindeki arkadaşları tek tek gezdik. Bizler Yeşilyurt ‘taki arkadaşlarımızın yanında öğle arası olmak istemiyoruz. TTB, sendikalar çağrı yaptı. Saat 12 .30 da değil, tüm gün arkadaşlarımızın yanında mücadele yapacağız. Ben 9 Eylül’ü dolaştım. İTO’nın niye çağrısı yok diye sordular. Biz yarın burada olacağız.
Dr. Rafet Gül :
Sendikalar çağrı yaptı mı?
Dr. Fatih Sürenkök :
SES Genel Merkezi sağlık çalışanlarına 1 günlük iş bırakma çağrısı yaptı. Çetin Erdol beni aradı.  TTB 24 Şubat’ta tüm Türkiye’deki Tabip Odaları başkanlarına gönderdiği yazıda “asistan hekimlerin eylemlerini meslektaşlarınıza duyurun, hazırlıklarınızı yapın, yaptığınız şeyleri yazılı, görsel metinleri bize bildirin denildi. Gönül isterdi ki İzmir Tabip Odası Başkanı da bu iş bırakma eyleminini tüm meslektaşlarımıza “ TTB’nin aldığı karar ektedir” diye gönderseydi. Çatı örgütü. Böyle çatı örgütü olmuyor. Yarın öğle arasında TTB başkanı Prof Dr Özdemir Aktan burada olacak.
Dr. Zeynep Altın :
Biz her gün toplantı yapıyoruz. Gerçekten biz bu gün dışarıda donduk, ıslandık, bize destek olanlar da var, özellikle özel hekimlikten ablalarımızın, ağabeylerimizin gelmeleri bizi çok mutlu etti. Yaptığımız toplantılarda arkadaşlarımız yeterli desteğin olmadığını  ifade ettiler. Birincisi grevin kaçıncı günü idi hatırlamıyorum. Bize bu hastanenin Tabip Odası  yönetim kurulundan Dr. Hakan Yetimalar’ın “3 gün oldu artık grevi bitirin CEO’nun da isteği bu yönde” dedi. Arkadaşlarımız greve devam edeceğimizi, bizim daha çok somut desteğe, umuda ihtiyacımız olduğunu söylediler. Suat Bey bize Dr.Hakan Beyin şahsi düşüncesi olduğunu söyledi. Suat Kaptaner’in yönetim kurulu üyesine mümkün ise yönetim kurulu üyeleri oraya geldiğinde değil, biz orada iken görevlendirilmesini istiyoruz. Bir yönetim kurulu üyesini daha duyarlı olmaya çağırıyoruz. Suat Bey bize döner sermaye talepleriniz karşılanmış diye söyledi. Ancak bu karşılanmadı. Tavandan ödenmeyen sermayeler hatta Tepecik Hastanesi tarafından ödenenin de üstünden ödeme yapacaklarını söylediler. İletilmesini istediğimiz bir diğer şey ise Suat Bey müsteşar, yöneticilerle görüştü. Bu görüşmelerde bizim adımıza görüşülüyorsa bizlerden de temsilci olması gerekiyor. Her kliniğin temsilcileri var. 15 klinik temsilcisi var. 11 kişi gözlemci olur, sadece 4 kişinin söz hakkı var. Bu yüzden yapılacak görüşmelerde illa ki asistan temsilcilerden 1-2 kişi katılmasını istiyoruz. Herkese katkıları için teşekkür ederim. Saygılar.
Dr. Ali Osman Karababa :
Keşke memleket bu mantıkla yönetilseydi; güllük gülistanlık olurdu.Asistanlara teşekkürler. Keşke bütün anabilim dallarına bize verdikleri kadar asistan verseler. Bizdeki sayısı 15 kişi. Yarın burada olacağız. İzmir Tabip Odası’nın yarın sabahtan itibaren tüm hekim arkadaşlarımızı bu greve destek vermeye çağrıda bulunmalarını bekliyoruz. Şu durumda gelmeyecek, ama İTO çağrısı ile gelecek çok anabilim dalı biliyorum. Umarım ki bizim hastanede bu çağrı üzerine gelecek çok arkadaşımız vardır.
Dr. Bülent Keçik :
Bunların bir de üst yönetimi var. Dünya Sağlık Örgütü. Hizmetin kalitesi ayrılmaz parçası olmalıdır. Bu hastaneden uzmanlığını almış olanların bu hastaneye gelip katkıda bulunmaları ve destek vermelerini bekliyoruz.
Dr. Onur Dülgeroğlu :
Bir insanın bir insanı anlaması için empati yapması gerekir. Genel cerrahi nöbetleri sıkıntılıdır. Hekimlik doğru planlanmalı. 5 yılımı harcadığım bir hastanenin kötüye gitmesi beni üzüyor. Bu hastanede 1 ay önce uzmanlığımı aldım ve bugün de nöbetçiyim. Ben kendimi hala asistan hekim olarak görüyorum. İşlerin kötüye gitmesini önlemek adına dur demek için arkadaşlarıma destek olmaya çalışıyorum. 4 yıl önce asistanlığa başladığım zaman 6-7 asistan 1 uzman acil nöbeti tutuyorduk, şimdi 2 asistan 1 uzman nöbet tutuyoruz. Siz kendiniz bu durumda bu hastaneye hasta olarak gelmek ister misiniz? Buradan uzmanlığını almış tüm arkadaşlarımızı katılmaya davet ediyorum.
Dr. Fatih Sürenkök :
İzmir Tabip Odası greve destek mesajı atmadı. TTB nin grev kararını, Hekim Meclisi kararı olarak İTO’nın tüm hekimlere SMS ya da mail yoluyla duyurulmasını istiyorum. Bunu oylamaya sunalım.
Dr. Anıl Tanburoğlu :
Tabip Odasını eleştiriyorum. Tabip odası Bozyaka sürecini iyi götüremediğini düşünüyorum. TTB’nin kararını eksik buluyorum. Bu eylemi Ankara Tabip Odası da koymadı. İzmir Tabip Odası’nın burada yapması gerektiğini kesinlikle söylüyorum. TTB her şeyi yapıyor, tabip odası hiçbir şey yapmıyor algısı haksızlık. Ama İzmir Tabip Odası’na yüklenelim yarın bu mesajı atsın.
Dr. Nezaket Kaya :
Oda yönetiminden Mete Bey de burada konuşabilir. Burada biz birbirimizle değil, asıl hedefimizle uğraşmalıyız. Konuşmaları genelleştirme yapmadan son 1 haftalık süreç üzerinden konuşalım.  Ankara Tabip Odası bizi ilgilendirmiyor.  Somut 1 haftada yapılan, yapılmayan üzerinden konuşalım. Dr. Mete Bey burada, belki O bize aktarabilir. Yarın ki grevde hoca sorunu yaşayacak asistanlar ne yapacak? İTO dan açıklama istiyoruz. İTO birleştirmeyi düşünüyor mu?
Dr. Mete Güzelant :
Arkadaşlar, bu grev süreci iki temel üzerine oturdu. Bu eylemlerin bir karakteri var. Her eylem bir süreç içinde şekilleniyor. Arkadaşlarımızla paylaşarak yürüttük. Çünkü eylem sadece heyecanla yürümüyor. Birikim de, paylaşmak da gerekiyor. İlk hedefimiz neydi Bakanlıktan birilerinin gelmesi idi. Bu gerçekleşti. Sonuç fiyaskoydu. Hafta sonu şöyle bir değerlendirme yaptık. Bütün hastaneyi yok eden süreçti. Bu Salı günü toplantıdan çıkan sonucun önemli olduğunu anladık. Buranın kararları son derece bağlayıcı. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanları bu etkinliğe katılacak mı? Bunu saptayabilmemiz gerekiyor. Sadece grev çağırısı yapmak yeterli olmuyor. Şimdi 3 günlük bir grev kararı alındı. Çok önemli. Bunun kararını nasıl vereceğiz? Bu 3 gün sonrasında ne gibi şeyler yapacağız? Sadece şunu ifade etmek istiyorum. TTB yönetim kurulu üyesi arkadaşımız bizimle paylaşmadı. Bugün toplantıda da konuşuldu. Bizim irademizin ötesine geçen çağrı çok yerinde değildi. Bunun ne kadar karşılığı var. Buradaki arkadaşlar değerlendirsin. Biz zaten düşünüyorduk. Bütün hastanelerden arabalar kaldıralım. TTB başkanının gelmesi isabet oldu. Gündoğdu’ya meşaleli yürüyüş yapalım. Şu anda can yakıcı sorun. Arkadaşlarımız tepki gösteriyor. Diğer hastanedeki arkadaşlarımız ne kadar bunu algılıyor. TTB’nin çağrısı var. Yarın öğlen burada olmaya çağrı yaptık. Gider yönetim kurulunda görüşürüz, ancak yönetim kurulunun bu konuda da bir çağrısı var. Hiçbir eylem sonsuza kadar sürmez. Umarım iyi bir sonuç çıkar. Kararları burası verecek.  Türkiye çapında yapılması romantizm olur. Asıl tepki buranın. Diğer hastaneler ne kadar algılıyor. İzmir çapında grev kararımız yok. Yönetim adına herhangi bir karar söyleyemem.
Dr. Hülya Ulutay :
Bu gün biz bir karar aldık. 3 günlük eylem kararı aldık. Afedersiniz İzmir Tabip Odası sadece uzman hekimlerin odası mı? Çünkü bu toplantıları yaptığımızda biz greve gidiyoruz. İzmir Tabip Odası arkamızda mı diye sorduk. Evet dediniz. Siz, burada böyle bir irade göremedik, o yüzden böyle bir karar almadık dediniz. Suat bey katılacağız dedi. Siz 7 gündür bunun farkında mısınız? Siz dışarıdaki iradeyi görmüyor musunuz?
Dr. Onur Dülgeroğlu :
3. gün Cuma günüdür. Bu eylem devam edecek. Uzmanların devam edip etmemesi eylem süresini değiştirmeyecektir.  
Dr. Zeynep Altın :
İTO’nın bu hastanede yönetim kurulu üyesi yok mu?. İzmir Tabip Odasının bilgilendirmeye ihtiyacı var. Yönetim Kurulunun umudumuzu kırmak yerine niye destek vermiyor? Otobüslerin kendi kendine dolmasını mı bekliyor sunuz? Siz, basın oraya geldiğinde mi geleceksiniz? Sizin niyetiniz zaten belli. Biz böyle bir destek istemiyoruz. Biz yarın 8 de burada toplanacağız siz ne zaman çağrıda bulunacaksınız?. Ağustosta İlgül abla ile konuştuk. Arkadaşlarımızın tabip odasına tepkilerini aktarırken Anıl’da vardı. İzmir Tabip Odası’nın kurumsal kimliğine zarar gelmesin diye aktarmadım. Çok daha ağır şeyler söylendi. Siz hekim meclisi üyesisiniz. Süresiz grev diyorlar. Biz bunun bedelini ödemeye hazırız. İzmir Tabip Odası yanımızda olacak mı diye sordum. Bozyaka sürecinde İzmir Tabip Odası pratik olmayan bir yaklaşım sergilemiştir. İlgül abla zaten İzmir Tabip Odası bir özeleştiri getirmiştir dedi. Daha yol yürümeye devam edeceğiz. Umuda ihtiyacımız var. Sizi yanımızda görmek istiyoruz. Suat Kaptaner geldiği zaman hastanedeki yönetim kurulu üyesi de geliyor. O gittiği zaman kimse yok. Biz bunu yapamayacağız diyorsanız bilelim. Bizim daha fazla desteğe ihtiyacımız var.
Dr. Kemal Özbek : 
Özel bir dönem yaşıyoruz. Hekim grubunun en kırılgan grubu olan asistan hekimler hiç kimsenin aklına gelmeyen eylemler yapıyorlar. Sayın Sürenkök söyledi, bu durum Türkiye’de bir ilk. Bu süreçten Oda ve TTB olarak güçlenerek çıkmamız gerekecek. Anıl arkadaşımız İzmir Tabip Odası bu süreci sağlıklı yönetememiştir dedi, bunu zaman gösterecektir. Ama ben Ben TTB başkanı olsam, bu eylemlerin olduğu ilin TO başkanıyla günde 3-5 defa konuşurdum,  yine ben İTO başkanı olsam TTB başkanını günde 3-5 kere arar, konuyu değerlendirirdim. Bunlar yapılmadığı için onları suçlayamam. Şimdi bu süreçten güçlenerek nasıl çıkacağız?  Yine ben bu hastanede bir asistan hekim olsaydım, nasıl bir metin olsaydı tüm hekimleri kucaklardı, ihtiyacı karşılardı diye düşünür,yönetime sunmak üzere böyle bir yazı hazırlardım. Şimdi, yarından itibaren ne yapacağız? nasıl bir yöntem izlemeliyiz?
Dr. Fatih Sürenkök :
Önerimin burada tartışılması ve oylanması gerekiyor.
Dr. İlgül Zeren :
Arkadaşlarım, ben burada çözüme yönelik herkesin elini taşın altına koymasından yanayım. Beni tanırsınız ben yandan cevap vermem. Bozyaka sürecinde hiçbir şekilde Zeynep’in söylediği cümleyi kurmadım, ben oda ile hekimler arasında bir köprü olmaya çalışıyorum. Ben bunu yanlış anlamaya veriyorum. Keşke Oda’ya sorulsa cevabı alınsa idi. Dr. Hakan Yetimalar ile toplantıdan çıktıktan sonra görüştüm. Bu benim fikrim, zihnimde olanı söyledim dedi;  bir süre ara verin bir süre sonra uzman hekimleri de yanınıza alarak devam edin dedi. Sonrasında uzman hekimleri de arkanıza alarak çözüm üretilmezse gerisini bilmiyorum.
Dr. Mete Güzelant :
Yarın öğlen 3 ana merkezden otobüsler kalkacak.  Oradan bir kuvvet yığalım. Yarın 09:00 da olabilir,  12:00 de olabilir, saatini buradaki arkadaşlarla görüşelim.
Dr. Fatih Sürenkök :
Yarın otobüslerin nasıl geleceğini tartışacak halimiz yok. Otobüs sorunu yok. Zaten tüm hastanelerden SES otobüs kaldıracak.  Bozyaka, Tepecik’teki kliniklerde, Tabip  Odası’nda iş bırakmayla ilgili çağrı olmazsa hastanelerde sorun çıkıyor. Bunu da Tabip Odası yönetiminden, İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi kararı olarak SMS şeklinde gönderilmesini istiyorum. Kurumsal olarak söylemiştir. Hızlı hareket etmemiz gerekiyor. Derdimiz basın açıklaması değil. Yarın sabah mukavvaların üzerine nasıl otururum sorunu. Şurada 8 gündür öğlen ben buradayım. Keşke toplantılara benim de yönetim kurulu üyesi olduğumu hatırlasalar da o toplantılara çağırsalardı. Biz kimsenin altını oymak derdinde değiliz. TTB başkanı İTO başkanı Suat Kaptaner’i aramıştır. Bugün yapılan toplantıya Suat Bey ile Oda avukatı katılmıştı. Ben bu durumdan utandım. Oda avukatının hekimler karşısında oturmaması gerekiyor.
Dr. Mete Güzelant ;
Bu tavrı kınıyorum.
Dr. Tuğrul Şahbaz :
Bizim derdimiz gerginlik yapmak değil, çözüm üretmek. Tabip Odası bu çağrıyı yapacak mı? Yapmacak mı? Hekim meclisi temsilcisi değilim. Hatta 1 oyla kaybettim. Bundan 10 yıl önce işyeri hekimliği komisyonunun arkasında paşalar gibi duruyorlardı. Hekim Meclisinin de arkasında duracaklarını tahmin ediyorum.
Dr. Kemal Özbek :
Hekim meclisine herkesin katılacağı tüzükte de zaten yazılı.
Dr. Nurcan Çakır :
Oylansın, karar alınsın.
Dr. Fatih Sürenkök :
TTB’nin almış olduğu 1 günlük iş bırakma eylemini meclis tarafından bir deklarasyon çağrısıdır. Daha önce 1 Mayıs’ ta da yapmıştık, ancak uygulanmadı.
Dr. Kemal Özbek : 
TTB’nin çağrısı aleyhinde alınacak karar yoktur herhalde. Önerinizi oyluyoruz. Oybirliği ile bu kararı alıyor ve Yönetim Kuruluna iletiyoruz.  
Dr. Emel Yaldır :
Biz bu çağrıyı kendi kafamıza göre vermedik. Hem Tabip Odası hem TTB, diğer hastanedeki arkadaşlarımızın da bizim yanımızda olacaklarını söylediler. O çağrıya bu yüzden ihtiyacımız var. TTB ye teşekkür ediyoruz.
Dr. Kemal Özbek : 
Yarın olmadan istediğiniz mesajlar (SMS) gelir ve yarın da siz Yönetim Kuruluna teşekkür edersiniz. Hepinize katılımınız için teşekkür ederim. İyi akşamlar.