Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

25.03.2014

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Mart’14 Toplantı Tutanağı

Toplantı No     : 16
Tarih              : 25.03.2014
Divan             : Dr. Kemal Özbek, Dr. Nezaket Kaya, Dr. Aydın Taşdöğen
Katılanlar       :16HM üyesi, 6HM üyesi olmayan hekim
 
GÜNDEM:
1- Bilgilendirme
2- Sağlıkta Soygun Düzeni (Dr. Ergün Demir - Sunum)
3- Atatürk EAH Asistan Hekim G(ö)rev Etkinliği Değerlendirme
4- Toplumsal Olaylarda Biber Gazı Kullanımı
5- İzmir Tabip Odası Seçimlerine Doğru
6- Dilek ve Öneriler
 
Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme
Dr. Kemal Özbek:Hoşgeldiniz. Gündem sizlere e-posta ile gönderildi. Tekrar okuyarak bilgi veriyorum. Gündemde değişiklik önerisi ya da ek gündem önerisi olan var mı?
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Bundan sonraki toplantılar ne zaman tarih belirleyeceğiz?
Dr. Kemal Özbek: Tabip Odası Yönetim Kurulu, etkinlikleri, bilgilendirme mail olarak atılmıştı, ayrıca basılı olarak var. Bu hafta Ata Abi’nin ölüm yıldönümü idi. Kendisini bir kez daha rahmetle, sevgi ve saygı ile anıyoruz. Ayrıca bu sabah Dr. Hakan Uçar’ın mahkemesine katıldık, kendisi beraat etti, geçniş olsun dileklerimizle bilgi vermesi için sözü Hakan arkadaşımıza bırakıyorum. Daha sonra toplantı tarihlerimizi konuşalım.
Dr.Hakan Uçar: Bu dava, kişi olarak bana açılan bir dava değildi. Emek mücadelesine açılmış bir dava idi. Hakaret, tehdit suçlaması gerekçeleri ile açılan bir dava idi. Hakim lehime karar verdi. Hukukun ‘sopa’ haline geldiği bir dönemde dayanışma ve birlikte hareket ederek alınabileceğini gösterdi. Bana kalan bu. Yarınlara kalan dayanışma olacak. Hepinize, özellikle Hekim Meclisi, İzmir Tabip Odası, Sağlık Emekçileri Sendikası, TTB ve katılan tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Desteği dayanışmayı her an hissettim.
Dr. Kemal Özbek: Her ayın son Salı günü toplantı yapıyoruz. Bu dönem toplantılarımız düzenli olarak yapıldı. Oda seçimli genel kurulu Mayıs ayında yapılacağı için, gelecek ay Nisan ayının son Salı günü de Hekim Meclisi toplantısı yapacağız.
Dr.Mete Güzelant: Nisan ayı kongreler ayı. Takvimi önümüze koyduk. Genel Kurulumuz İlki Nisan son haftası, sonrası da (çoğunluk aranmaksızın) Mayıs 2. Haftası yapılacak. Mayıs 2. Haftası kongre yok ama o Pazar günü aynı zamanda Anneler Günü. Katılım artsın istedik ve öyle uygun gördük.
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Madem anneler gününe denk geliyor, umarım çok sayıda annelerin olduğu bir toplantı olur.
Dr.Kemal Özbek:29Nisan Salı, Hekim Meclisi toplantısı için uygun gözüküyor. Planlı toplantılardan sonuncusunu yaparız. Yeni Yönetim Kurulu seçimlerden sonra, seçilenler mazbatalarını aldıktan sonra, divan olarak kendilerini ziyaret eder, yeni dönem Hekim Meclisi’ni konuşuruz.
Dr.Hüseyin Güven: Ortak akılla geliştirilen bu iletişim grubu varlığını sürdürsün. Yararı ve verimliliği ortada. Hiç ara verilmeksizin lütfen devam etsin. Başbakan da twitterı kapatıyor. Dr. Hakan Uçar davasında bunu gördük. Belki başka vakalar olacak.
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Tüzük gereği Yönetim Kurulu seçim yapana kadar biz görevimizi sürdürmek zorunda değil miyiz?
 
Dr.Aydın Taşdöğen: Yapılması gereken dava şu. Hekim meclisi dediğimiz temsilciler meclisi. Burası bir karar organı değil. Öneriler organı olarak kabul edilebilir. Bunun kesintisiz olarak sürdürülmesi doğal. Yeşilyurt, Bozyaka, Dr. Hakan Uçar davalarında Hekim Meclisi’nin önemini gördük.
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Biz seçilmiş bir grubuz. Tüzüğe uymamız gerekiyor.
Dr.Nezaket Kaya: Tabip Odası yönetim kurulu değişebilir. Onlarzaten hekim meclisinin doğal üyesi. Yeni seçilenler doğal üye olarak devam edebilir. Yeni Hekim Meclisi seçilene kadar bu HM’nin devamı uygundur diye düşünüyorum.
Dr.Şükrüye Kaplan Uzunoğlu: Evet, ben özel hekimleri temsil ediyorum. Tüzüğe uyalım.
Dr.Kemal Özbek: Yönetim Kurulu faaliyetlerine ekleyecek bir şeyiniz var mı?
Dr.Mete Güzelant: Yok.
Dr.ErgünDemir: Birincibasamaktan, üçüncü basamağa görevlendirmeler ile ilgili avukatla konuşmuştuk. Bu konu ne oldu?
Dr.Mete Güzelant: Henüz onu konuşamadık.
Dr.KemalÖzbek: Gündemimizin 2.maddesinde sağlıkta soygun düzeni var. Ergün arkadaşımızı davet ediyoruz.
 
Sağlıkta Soygun Düzeni (Dr. Ergün Demir - Sunum)
Dr.Ergün Demir:(Sunum yapıldı.)
Dr.Kemal Özbek: Ergün arkadaşımıza teşekkür ediyoruz.
Dr.Hüseyin Aydın Turan: Teşekkürler. Nasıl bir sağlık düzeni önereceğimizi söylemek lazım. Sağlıkla ilgili tavrımızı net koymak lazım.Kamuda çözüm önerisi gösterilmedi. Bu konuda kendimizi yetiştirmeliyiz. Üniversitede arkadaşlar var.120TL muayene ücreti alıyorlardı. Psikiyatrist muayene de 150 TL idi. Bunun çok az kısmı hekime gidiyordu. Teşhis tedavi konusunda kuyruğa gitmeyen hastaları yönlendiriyordum. Kamuda sağlık sistemimiz öngörmüyoruz. Pratik uygulamaları içinde tavrımızı doğru koyamadık.
Dr.Mete Güzelant: Teşekkürler. Bir jargonumuz var.Sağlığa ayrılan bütçe. Sağlığa ayrılan bütçe %12 yi geçti. Bunun üzerinden konuşmak uygun değil. Bütçenin % 12 si böyle geçti. Giderler arttı. O söylemi biraz değiştirmek gerekiyor. Senin sunumunda bu yoktu.
Dr.Ergün Demir: Tek patron SGK oldu. Tabip Odası ile SGK nın verileri birbirini tutmuyor. Tabip Odası %17-18 diyor. Bir de vatandaşın cebinden çıkan kısmı var. Sağlık harcaması arttı, ama bu harcama kimin için yapılıyor buna bakmak lazım.Genel anlamda bir manipülason var. Kendi harcamalarımız azaldı. Biz özellikle bu harcamaların vatandaşın cebinden çıkması, ikincisi nereye harcandığı.
Dr.Mete Güzelant: Sağlıkta giderler çok arttı. Sağlık çok daha ucuza çok daha verimli hale getirilebilir. Terminolojiye dikkat etmek lazım.
Dr.SeyfiDurmaz: Mete Bey’in belirttiği argüman 8-10 yıldır terk edilmeye başlandı. Sağlık harcamaları ile ilgili konuşurken daha çok nasıl finanse edildiği üzerinden konuşuluyor.Finansman yöntemi kamudan mı? Katkı paylarından mı? Artık tartışmalar bunun üzerinden yapılıyor. Daha iyi slogan bulunabilir. Bu bütçe ile nasıl daha iyi sağlık hizmeti şekillendirilebilir?
Dr.Ergün Demir: Bunlar Dünya Sağlık Örgütünün verilerini kullanıyorlar. Dünya Sağlık Örgütünün tüm bilimsel araştırmalar yayınlanıyor. İyi takip etmek lazım, bebek ölümleri gibi.
Dr. Kemal Özbek: Bahsedilen uygunsuzlukların bir kısmının öznesi meslektaşlarımız olabiliyor. Kendi aramızda bunları konuşamayacakmıyız?
Dr.Ergün Demir: Performans sürecini işletme konusunda başarılı olmuştur. Türkiye’ de bir soygun düzeni oluşmuştur. Artık performans tartışılmıyor. 30 Mart’tan sonra yolsuzluğun üzeri kapatılacak mı?
Dr.Seyfi Durmaz: Verilere ulaşma konusu biraz zor, geç ulaşılıyor. Meslek örgütleri verileri okumakla ilgili grup oluşturabilir. Örneğin; Bebek ölümleri ile ilgili düşüş var. Ama bölgeler arasındaki ölüm oranları arasındaki uçurumda da artış var. Alt başlıkları ile okuyabilmek gerekli. Böyle bir okuma, çalışma grubu oluşturulabilir.
Dr.Cemil Yurdakul: Birleşik mücadelenin nasıl olacağı konusunda bilgi verir misiniz? A dan Z ye kadar halka anlatılması konusunda birlikte hareket ediyorlar mı? Birleşik mücadele nasıl gerçekleşecek?30 Mart’tan sonra ne değişecek?
Dr.Ergün Demir: Bugün gelinen bir süreç yaşanıyor. 1.si Okmeydanı’nda Kahramanmaraş katliamı gibi bir girişime giriştiler.2.si diktatörye gelişiyor. Herkesin birlikte mücadele etmesi gereken konulardır. Bu sağlık alanında. Bu mücadele bugün yaşadığımız süreç vardır. 11 yıldır bu pisliği ikisi birlikte yürüttüler. Ortak yapıldı. Bu kirli düzene karşı hep birlikte çalışmak lazım. Herkes bu diktatörye sürece karşı birlikte hareketetmelidir.
Dr.Nesrin Kocabıyık: Benim yaşadığım gerçekleri anlatmak istiyorum. Benim bulunduğum bölgede vatandaşlarla sıkı temas halindeyiz. TSM’den geldiler. İşitme testi yaptırıyoruz. Yaptırmak istemeyenleri imzalattırıp dosyaya koyup yolluyorduk. Son günlerde TSM’den gelip aileyi ikna edip işitme tarama testine gönderiyorlar. En küçük ayrıntılara kadar çok büyük bir çaba içine girdiler. İşitme testi için hastaneden randevu dahi alıyorlar, süreci takip ediyorlar.  Sonuçlarını da alacaklarını düşünüyorum. Aşılama konusunda da anne ölüm hızı düştü, aşılama da arttı. Denetlemeye geldiklerinde çok sıkı denetime girdiler. Kolon kanseri, smear testi taramasına başladık. Vatandaşçok memnun. Bir tarafta soygun düzeni. Bir tarafta sağlık hizmeti. Bizi çok ciddi anlamda kullanıyorlar. Sonuçta bu kendilerine oy olarak geri dönecek. Esas olan hastanın sorunları çözme aşamasında. Burada biraksaklık varsa hekim suçlu. Soygun düzeni ama hastalar memnun. Bu ne pahasına oluyor. Biz ciddi biçimde hor kullanılıyoruz., sonuna kadar sömürülüyoruz. Gerçeği görelim, kendikendimize propaganda yapmayalım. Daha iyi hizmet üretmeye çalışalım. Gerçekleri görelim. Projeler gerçekleştirelim. Bu hizmetin daha iyisini yapmaya çalışalım.
Dr.Mete Güzelant: Konuyu tekrar gözden geçirmek gerekiyor.
Dr.Ergün Demir: O politikaların uygulandığı ülkelerden bahsettim.Son 1 aydaki evde bakım hizmetleri doğru. Evde bakım hizmetleri yapanları oya götürecekler.
 
İzmir Atatürk EAH Asistan Hekim G(ö)rev Etkinliği Değerlendirme
Dr.Çiğdem Çolak Kalaycı: Konu, uzun süreden beri asistan alınmaması ve işyükünün artması idi. Esas olay bizim o dönem desteğe ihtiyacımız olmasıydı. Önemliydi. Tabip odası başlangıçta bize çok destek oldu. Yönetim bize birkaç gün sonra baskı yapmaya başladı. TUS kadroları belli olmuştu. Biz tekrar asistan kadrosu istiyorduk. Yönetim üniversite kadrosu bizi aşan şeyler diyorlardı. Uzman hekimler de destek veriyorlardı. Her zaman yanındayız diyorlardı. Yönetimin ve hocaların baskıları arttıkça biz kırılmaya başladık. Yönetimin baskısı arttıkça bize olan destek azalmaya başladı. ‘greve ara mı verseniz? Bir kısmını elde ettiniz’ denildi. Biz çoğulcu bir yapıya sahiptik. Arkadaşlarımıza iletiriz, çoğunluk ne derse o olur dedik. 200 kişiyle oyladık. Bu süreç sonunda arkadaşlarımız Tabip Odasını arkamızda göremedik dedi. 5-6 günde bunlar oldu. Artık bırakın denildi. Bu bizi çok rahatsız etti. Yönetimle bir görüşme olduğunda Tabip Odası, TTB bizim adımıza karar almasın, biz kendi kararımızı alırız dedik. Kendi aramızda yönetimle bir toplantı yapalım dedik. Cuma günü grevin 8. Günü yönetimle görüştük. Alınan kararı onaylamadık, arkadaşlarımıza sunacağız dedik. 250 kişi oturduk konuştuk. %47 greve devam dedi, % 53 bırakalım, Mart ta kadro açılmazsa devam ederiz dedi. Yönetim biz kararımızı iletmeden grev bitti dedi. Arkadaşlarımız ‘biz bitti demeden bu grev bitmez’ dediler. Hekim meclisinin işlemesi bu açıdan önemli. Kim gelirse gelsin. Bu süreçle ilgili katkı ya da başka bir şey varsa konuşalım.
Dr.Özden Demir: O kadar haklı ve meşru bir süreç ki. Günden güne aldığımız para azalıyor. Kişisel kanaatimdir, Tabip Odasının dabizim yerimize karar almış gibi davranması,  orada yarı yolda bırakan bir durumdu. Gereken şeyleri yapmasını bekliyorum.Daha güzel bitirilebilirdi.
Dr.Çiğdem Çolak Kalaycı: TTB hocamızın da katkısı oldu. TUS da da asistan kadrosu kararı alındı. Bizden sonrası Göztepe süreciydi. Toplam 3 hastanenin talebi kabul edildi. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde benzer bir durum oldu. Süresiz demiştik. Yeniden toplantılar yapıyoruz. Yönetimle şunlar düzeldi, şunlar düzeltilmedi diye.
Dr.Cemil Yurdakul: Grevin bitmesiyle ilgili İzmir Tabip Odası’nın katkısı oldu mu? Tabip Odası devre dışı bırakıp niye devam etmediler ?
Dr.Çiğdem Çolak Kalaycı: Yönetimle görüşme oldu. Biz sizin Tabip Odası yetkilileriyle konuştuk halloldu dediler. Oysaki bizim temel 3 talebimiz, diğer altbaşlıklarıylabirlikte 15 talep vardı. Akut olan sorunda bir sıkıntı vardı. Arkadaşlar arasında bir bölünmeye yol açtı. Yönetim artık ne istiyorsanız alın demeye kadar geldiler. Taleplerinizin çoğu kabul edildi dediler.
Dr.Nezaket Kaya: Bir önceki HM toplantısında, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan toplantıda asistanlar Tabip Odası yönetimine dediler ki; biz 15 kliniğin temsilcileri var. Bu temsilciler yönetimle ilgili görüşmelere katılsın, aralarında 4 sözcümüz var yalnızca onların söz hakkı var. Diğerleri asistanlara iletmek üzere izleyici olacak söz veriyoruz. Bizimle ilgili her kararda biz olmak istiyoruz dediler. Bu demokratik ve çoğulcu bir yapı. Bu talepleri göz önüne alınmalıydı.
Dr.Tuğrul Şahbaz: Tabip Odasının bu işin içine uzmanları katmakla ilgili eksikliği olduğunu düşünüyorum. Uzman hekimlerin haklarıyla ilgili birçok çalışmalar yaptılar. Bence sürecin başarıya ulaşması konusunda Tabip Odasının birlikte davrandığı konusunda uzman hekimleri kattığı konusunda bir eksiklik olduğunu düşünüyorum.
Dr.Mehmet Ası Oktan: Yaptığımız hiçbir grevden eli boş dönmedik. Fakat küçük lokal hareketler olarak kaldı. Bir sinerji yaratamıyoruz. Ülke geneline yayamıyoruz.  15 maddemiz vardı hepsini kabul ettirdik. Grevle başlayan süreçte elimiz boş dönmedik. Tüm yurttaki hekimler karşısında güçlü duruş sergilemedik. Belki gösterseydik bu tabloyu görmezdik. Sinerji üretemiyoruz. Bu sunumları çok acı şekilde dinleyeceğiz.
Dr.Ergün Demir: Emeği geçen arkadaşları kutluyorum. Asıl ürün kendilerinin mücadele alanıydı. Merkezi bir eyleme dönüşebilirdi. Ortak talepler afiliye olan 3 hastanede aynı anda başlasaydı sinerji yaratılabilirdi. Onun için bundan sonra mücadele dayanışma lazım, o mücadelenin arkasını getirmeleriydi.
Dr.Hüseyin AydınTuran: Türkiye’de sağlık sistemine inanan biz 1 yılda da kamuda sağlık sisteminde ne istiyoruz. Ortaya koyacağız, anket yapabiliriz, toplu toplu greve gidebiliriz herkes gitmeyebilir.
Dr.Çiğdem Çolak Kalaycı: Uzman hekimlerin katılmasıyla ilgili 3 günlük grev kararı aldılar. Biz çok umutlandık.Amacımız kimseye zarar vermek değildi. Acil vakaların bakımını sürdürdük. Sırf diğer hizmetlerden çekilmemiz sıkıntı yarattı. Derdimiz uzmanlara iş yüklemek değildi. Grevi hocaya, uzmana karşı yapmadığımızı başından beri vurguladık. Yönetim bizi bölmeye çalıştı. Alınan 3 günlük grev kararı 3 günlük olamadı. Biz dondurucu soğukta dışarıda sürdürdük. Uzmanlarımız hasta bakmadık dediler ancak poliklinik odasını terk etmediler. Biz bunu bin defa söyledik. Bu uzmanlara hocalara karşı değil. Bir önceki toplantıda konuşulanlar geliyor aklıma. Oradaki klinik odası terk edilmemiş. Çalışılmış çalışılmamış. Top yekün uzman desteği olmadı. Fiiliyatta bu böyle olmadığı için uzmanlar la asistanlar arasında tartışmaya yol açtı. Hocalar asistanların üzerine yürüdü. O arada tabip odasının faydası olabilirdi.