Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

26-11-2013

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Kasım’13 Toplantı Tutanağı
Toplantı No    : 12
 
Tarih            : 26.11.2013
 
Divan           : Dr. Kemal Özbek, Dr. Nezaket Kaya, Dr. Aydın Taşdöğen
 
Katılanlar       : 20 HM üyesi, 2 HM üyesi olmayan hekim
 
GÜNDEM
1. Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme, 
2. Dr. Şeyma Gümüştüs ve Dr. Özlem Acun - Anma,
3. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası,
4. Tam Gün Yasası (Öğretim Üyeleri),
5. Öğrenci Evleri,
6. Menemen Devlet Hastanesi
7. Kadın İstihdamı Paketi
8. Dilek-Temenniler ve Kapanış.
 
 
Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme
Dr. Kemal Özbek : Hoş geldiniz. Yönetim kurulu faaliyetleri ile ilgili bilgilendirmesini e-mail ile tüm hekim meclisi üyelerine göndermiştir. Ayrıca Kasım 2013 etkinlikleri yazılı olarak ta sizlere sunulmuştur. Bu madde ile ilgili soru veya katkı var mı? Söz isteği olmadığına göre Gündemin 2. maddesine geçebiliriz.  
 
Dr. Şeyma Gümüştüs ve Dr. Özlem Acun - Anma
Dr. Figen Gürsoy : Benim 20 yıllık meslek yaşamımda aynı odayı paylaştığım, can arkadaşım, dostum idi. Şeyma’yı kaybetmek benim yaşamımda büyük bir eksiklik. Bu kadar erken ayrılmasının nedenini bilemem. Şeyma’nın yakınları ve arkadaşları ile birlikte hazırlanan sunumu sizlerle paylaşacağım.  
Dr. Aydın Taşdöğen: Özlem’in 5 yıllık hocasıydım. Özlem 1982 doğumlu idi. Belki de 12 Eylül’ün karanlıklarından korunmak için adını Özlem koymuşlardır. Özlem, ‘yapacağım tez bana uygun olması gerekir’ derdi. Tez konusu anestezistler arasında mobbing  idi. Onun adına tamamlayıp YÖK’e göndereceğiz. Her türlü haksızlığa karşı mücadele eden bir kızdı. 4+4+4 ve gezi olayları eylemlerinde mücadele eden bir arkadaşımızdı. Yaşamının baharındaydı. Özlem gerçekten bir devrimciydi. Son seçimlerde TTB delege adayı idi. Annesinin rahatsızlığı nedeniyle ailesinin yanına gidecekti, bir nöbet sonrası genç bir üniversite öğrencisi ona gelip çarptı, saygıyla anıyorum.
Dr. Kemal Özbek: Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Dr. Süheyla Sarpay ve Dr. Olcay Tükeltürk’ü de de rahmetle anıyoruz. Ayrıca Dr. Veli Lök hocamız eşini, Dr. Müge Tamar annesini yitirdi. Onları da rahmetle anıyoruz.
Gündemimizin diğer maddesi olan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile ilgili olarak sunumunu yapmak üzere Dr. Ergün Demir’i davet ediyorum.
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası
Dr. Ergün Demir : Tamamlayıcı sağlık sigortası ile ilgili kısa bir sunum hazırladım. Sunumu izledikten sonra kendi başına bir parça değil, sistemin bir parçası olarak görmek gerekiyor. Kamu kurumlarında da ilave ücret getirilmiştir. Öğretim üyesi üzerindeki ilave ücret uygulaması getirilmiştir. AKP diktatörlüğüne birlikte karşı çıkmak için, mücadele için önümüzdeki dönemde birleşmek gerekiyor. Hepinize teşekkür ederim.
Dr. Ayşın Zeytinoğlu : Çok kısa bir sunum olduğu için temsilcisi olduğumuz kurumlarda birim toplantıları yapılabilir, sunum yapabiliriz. Ayrıca tabip odası da üyelerine mail olarak atabilir.
Dr. Mete Güzelant : Bu işin halk açısından önemi büyük. Göz kongresi vardı. Süleyman Kaynak hocayla konuştum. Tamamlayıcı sağlık sigortası konusu hekim olarak değil, bizlerin de hasta olduğumuz zaman kapımıza gelecek. Hasta grubunun bir sorunu gibi algılanıyor, aslında hepimizin yurttaş olarak bir sorunu.
Dr. Ergün Demir : Asıl tartışılması gereken üniversitelere ek ücretle birlikte 176 TL, 2. Basamağa 76TL fark alınacak.  Maliyeti azaltmak istedikleri için malpraktis ile de ilgili bir süreç gelişebilir.
Dr. Kemal Özbek : Burada suyu yavaş yavaş ısıtıyorlar. Meslektaşlarımız arasında katkı payı biraz da olsa olmalı düşüncesi olabilir. Nitelikli sağlık hizmetine ücretsiz erişebileceğini anlatmamız lazım.
 
Tam Gün Yasası (Öğretim Üyeleri)
Dr. Uğur Gönenç : Şimdi tam gün çıkarken kamuoyu oluşturabilmek için hep hoca örneği verdiler. Bakın hocaları bulamıyorsunuz, muayenehanedeler dediler. Tam gün iyidir dediler. Süreçte bu tam günü 30-40 kere değiştirdiler. Saat 12.00 den sonra öğretim üyesi bulunmuyor. Tam gün dayatıldı. Tam günde yine biz 16.00 ya kadar çalışacağız. Başladığımız noktaya geri döndük. Burada 2 ayırım var. Kamu hastaneleri hekimleri ile üniversite hastaneleri hekimleri (öğretim üyeleri) arasına ayırım var; ayrıca Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ile diğer bölüm öğretim üyeleri arasında ayırım var. Öğretim üyeleri devlet hastanesinde çalışanlara göre bir ayrıcalık kazandı, kendi içlerinde bölündü. Öğretim üyelerinden de bir karşı duruş bekliyorum. Eşitliğe aykırı olduğu için hukuki yönden bir şeylerin yapılması gerekir. Yasa bu hafta görüşülecek.
Dr. Ergün Demir : TTB’nin gönderdiği 54 sayfa ve 16 sayfalık kapsamlı bir önerisi var. Bu aslında bir sağlık sistemi sorunudur. Asıl sorun burada Bakanlar Kurulu yetkisini vermiş. Bu sorun sadece öğretim üyelerinin sorunu değildir. Önümüzdeki dönem mali yılda da çıkacak, bir sağlık sistemin sorunudur.
Dr. Halis Ulaş : Komisyonda ilk geçen öneri saat 12 den sonra idi. Son öneri Saat 17.00 den sonra çalışmaya izin veriyor. Yasa ile ilgili son durumda öğretim üyesine muayenehane açma hakkı vermiyor, Vakıf ya da özel üniversitelerde çalışabilme imkânı var.  Tüm üniversiteden % 50 oranında öğretim üyesi çalışabilir demiyor, her bölümde çalışanın % 50’si çalışabilir diyor. Ciddi bir emek sömürüsü üzerinden tanımlanmış bir şey. Kazandığın paranın % 50 sini getirip kurumuna vereceksin, 50 TL’lik bir ücret alındığında, öğretim üyesi sadece 17 TL’sini alabilecek.
Dr. Funda Obuz : Öğretim üyeleri arasında bir bölünme yaratacak. Bir bölümden öğretim üyelerinin % 50’sinin çalışabileceğini söylüyor, bu % 50 nasıl belirlenecek? Yarısı hasta bakma yarışı ve performans. Muayenehane açmak istemeyen öğretim üyesinin durumu ne olacak? Herkes muayenehane açmak zorunda değil. Devletin verdiği ödenekler çok azaldı. Üniversite öğretim üyelerinin özel kurumlara kiralanması gibi. Sonuçta muayenehaneleri kapatıp özel hastanelere doğru bir kayış olacak.
Dr. Aydın Taşdöğen : Bizim Dokuz Eylül Hastanesi’nde mali konularla ilgili bilgilendirme toplantısı vardı. Gelecek aylarda döner sermayenin ödenmemesi konusu var. Özel katkı payları yaklaşık 3 aydan beri uygulanıyor. Halkımızın ödediği para yaklaşık 1 ayda 60.000 lira. Anestezi ve cerrahlar arasında paylaşılıyor. Halka emeğimizin sömürüldüğünü nasıl anlatacağız? bilmiyorum.
Dr. Nezaket Kaya : Yani hem hastadan vergi alınıyor hem de doktora ödenenden ayrıca vergi alınıyor. Ameliyatlardan ayrıca alınıyor.
Dr. Ergün Demir : Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde öğle yemek arası verilmiyor, mesailer yok. Arkadaşlar Perşembe ve Cuma günü iş bırakıyor. Lavaboya gidiş sürelerinin bile kısıtlandığı bir sürece doğru gidiliyor. Anestezi kliniği bu Perşembe Cuma iş bırakıyor Diğer klinikler de muhtemelen katılacaktır. Sendika destekleyecek.
Dr. Mete Güzelant : Kurum hekimlerinin döner sermayesi olmadığı için mesai sonrasında işyeri hekimliği serbest idi. Yeni düzenlemeyle 80 den 30 saate indiriliyor.
Dr. Kemal Özbek : İşyeri hekimliği alanındaki düzenlenmelerde aldı başını gidiyor. Çalışan başına zorunlu 4-6-8 dakika hizmet süreleri dikkate alındığında, kurum hekimleri 30 saat içinde, 70-75 çalışanı olan 3-4 işyerinin hekimliğini yapabilir.
Dr. Nurcan Çakır : 57 saatti. Kurum hekimleri sadece maaş alıyorlar. Hiçbir ek ödeme almıyorlar. 2800-3000 TL arasında maaş alıyorlar. Fazla sesleri çıkmasın, hiç değilse işyeri hekimliği yapma hakkı tanıyalım, onlar da böylece geçinmelerini sağlasınlar diyor hükümet. Hatta sertifikasız işyeri hekimliği yapmak ta gündemde. Tasarıda diğer kamu çalışanlarına da bu hak verilmelidir diye düşünüyorum.
Dr. Ümit Bal :  %70 kesinti olursa kimse işyeri hekimliği yapmaz.
Dr. Uğur Gönenç : İşyeri hekimlerinin sorumlulukları çok arttı .
 
Öğrenci Evleri
Dr. Kemal Özbek : Öğrenci evleri önerisini Dr. Özge Atacan bildirmişti. Ancak kendisi şu an toplantıda olmadığı için bu konuda söz almak isteyen var mı? Öneri sahibi burada olmadığından konuyu olgunlaştırıp, 24 Aralıktaki toplantımızda ele alabiliriz.  
Dr. Ergün Demir : Öğrenci evleri diye başlayan ancak daha önce başlayan toplumu ayrıştıran bir süreç getiriliyor.
 
Menemen Devlet Hastanesi
Dr. Hüseyin Güven : Tabip Odası Yönetim Kurulu 8 Kasım tarihinde hastanemizi ziyaret etti. Yönetime ve Hekim Meclisi’ne teşekkür ediyorum. Görüşme sonrası mobbing sürüyor. Tıp Dünyası dergisinin son sayısında sağlık sektöründe çalışanların ¼ ünün taşeronda çalıştığı yayınlandı. İhale olmadan iş alamaz duruma geleceğiz. Hastanemizde olanlar ve Hacettepe’de olanlar bu şekilde ele alınmalı. Bir hekim arkadaşımız hakkında dava açıldı. Uzlaşma ile bu dava sonuçlandırılır mı bilemeyiz. Davalarını geri çekerler mi? Hekim Meclisi’nin desteklemesi önemli. Tekrar ortak emeği veren meslektaşlarımıza ve divana teşekkür ediyorum.
Dr. Hakan Uçar : Nusret Bey 25 yılı aşan hastane yöneticisi olarak devam ediyor. Benim süreç ile ilgili kısa bir özet anlatmak isterim. Hastanemizi ziyaret etmek isteyen Dev Sağlık İş sendika temsilcisi 2 hanım arkadaş, hastane bahçesinde 5-6 erkek güvenlik görevlileri ve hastane müdür yardımcısı tarafından zorbalıkla engellenmeye çalışılıyordu. Polis otosu geldi. Yasal hakları olduğunu belirttim. Hastane Müdür Yardımcısı tarafından tarafıma da hakaret edildi.  Savcılığa Müdür Yardımcısı hakkında hakaret, tehdit, görevi engelleme gerekçeleri ile şikayette bulundum. Fakat benim şikayetim için takipsizlik kararı verildi. Şapkadan tavşan çıktı esprisi ile durumu dile getirdim. Adliyenin öğle yemekleri hastanemizden gidiyor (sıcak tavşan yahnisi) Metafor buradan aklıma geldi. Şuan 1.5-2 yılla yargılanıyorum. Ben bu arada Oda Yönetim Kuruluna başvurdum. Yönetim Kurulu çok duyarlı davrandı. Mithat Kara avukatlığımı yapıyor. Yönetime özellikle bu destekleri için çok teşekkür ediyorum. Emeğe yapılan zorbalığa karşı ortak duruşumuz oldu. Ancak ben bunu bireysel olarak algılamıyorum. Emeğe karşı eşitlik özgürlük yolunda olduğumuzu gösteriyor.
Dr. Mete Güzelant : Taşeronlaşma çok kritik bir konu. Bizim çalışanlar açısında önümüzdeki dönemlerde bu sorunu yaşayacağız. Geçen yıl da TMMOB ile birlikte bir eylem yapılmıştı. Türkiye de sendikalı sayısı azalacak ve sendikalar uygun davranış sergiliyorlar mı? Geçen hafta İzmir Kuzey Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği’nden randevu aldık. Bugün Menemen yarın başka bir yer olabilir. Buluşma günü geldiğinde kimse ortada yok. SES Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımla beraber gittik. Hüseyin ile Hakan’ın sorunlarını paylaştık. Bu çok önemliydi. O gün gerçekten çok üzüldüm. Sendikalarımız bu işi ne kadar kavradı. Sizlerin değerlendirmenize sunuyorum. Menemen bizim ciddi sıkıntı alanımız. Nusret bey ile dün yaklaşık 3 saat konuştuk. Menemen’de hafta sonu bir meslektaşımıza bıçaklı saldırı girişiminde bulunulmuş. Saldırganın tutuklanmasında bir katkımız olduğunu düşünüyorum. Menemen’de ciddi bir sıkıntı var. Bunu basına daha bildirmedik. Hekime karşı hakareti kabul etmeyeceğiz.
Dr. Kemal Özbek : Menemen’ de sağlıkta şiddet, taşeronlaşma konusu giderek artıyor. Hukuki desteği Oda Yönetim Kurulu veriyor.
Dr. Ergün Demir : Aynı hastanede bir Diş Hekimi geçen hafta cezaevine sürüldü. Mobbing devam ediyor. Kendinden puanı düşük olanlar olmasına rağmen kendisi cezaevine geçici olarak gönderildi.
Dr. Hakan Uçar : Nusret Ayaz’ın amacı zaten ayrıştırmaktı. Zaten KHB Kuzey Sekreterine “alın bu adamı başımdan” demiş. Cezaevine gönderilen diş hekimi arkadaşımız kıdem, performans olarak üst düzeyde ancak kendisi eski SES işyeri temsilcisi idi.  Menemen sıradanlaşıyor. Aynı durum diğer hastanelerde de var. Ancak hekim arkadaşlar çekiniyor, bildirmiyor.
Dr. Ergün Demir : Bu süreçte hem meslek odalarının hem de sendikaların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Mete eleştirisinde çok haklı. Emek ve meslek örgütlerinin, diktatörlüğe karşı birlikte olması gerekiyor.
Dr. Ümit Bal : 700 000 sendikalıdan kaç kişi taşerona bağlı?
Dr. Hakan Uçar : Dev Sağlık-İş’ in  11 000 civarında olduğun biliyorum.
 
Kadın İstihdamı Paketi
Dr. Kemal Özbek :  Gündemin sıradaki maddesi Aslı Davas’ın önerisi ve Dr. Aydın Taşdöğen’in iletisi ile  Kadın İstihdamı Paketi idi. Ancak öneri sahibi de burada olmadığı için, bu konuda söz almak isteyen yoksa konuyu diğer toplantıda konuşalım.  
 
Dilek ve Temenniler
Dr. Ayşın Zeytinoğlu : Toplantı çok hızlı gitti. Hekim meclisinde konuşulanları 2-3 satır olarak tüm hekimlere iletilmesini önemsiyorum. Bunu her oturumda söylüyorum. 2-3 cümle ile bu kıymetli konuşmalar iletilebilir. Birlikteliğimiz asıl amacı bu. Tabip Odası yönetiminden tekrar bunu istiyorum.
Dr. Kemal Özbek : Arzu arkadaşımız notları alıyor, Nezaket ve Aydın da notları birleştiriyor. Daha sonra toplantı notları yayınlanmak üzere Oda Yönetimi’ne iletiliyor. Odamız Hekim Meclisi toplantılarını internet ortamında, Oda’nın resmi web sayfasında haberleştirebilir. Toplantı tutanakları web’e konduğunda da tüm üyelere e-posta ile bildirilebilir.
Dr. Hüseyin Güven : Hekim meclisi farkındalığı yok. Bir fayda sağlanamayınca toplantılara katılım da  giderek azalıyor. İşyerimizde Hekim Meclisi sorulmuyor. Hekim Meclisi farkındalığı oluşturmak için, bu notların paylaşılması önemli.
Dr. Kemal Özbek : Tabip Odası farkındalığı yok ki Hekim Meclisi farkındalığı olsun.
Dr. Hüseyin Güven : Ceyhun arkadaşımız çok güzel yazıyor. Burada konuşulanları da yazamaz mı? Bu görevi kabul etmez mi?
Dr. Ergün Demir : Nüfusu yoğun olan yerler de 5 yaş altı çocuklar aşılandı. Sağlık alanına yönelik böyle bir çalışma yapılabilir mi? Suriyelilerin çok kötü ortamlarda olduğunu gördük.
Dr. Mete Güzelant : Ergün’ün söylediğini çok önemli buluyorum. İnsanlık adına bir şeyler yapmak gerekiyor, basınla paylaşmak lazım.
Dr. Kemal Özbek :  Suriyeli mülteciler sorunu ile ilgili bir sunum yapılabilir mi?
Dr. Mete Güzelant : Hatay’da anormal bir huzursuzluk var. İzmir’e de taşınacak. Bunun sorumlusunun da hükümet olduğunu vurgulamak gerekiyor.
Dr. Ergün Demir : Çiğli’de ki mülteciler kampı var. Yakalanan mültecilerin kaldığı yer. Suriyeliler için değil, karıştırmamak lazım. Geçen hafta TSM’ler Suriyeli mülteci çocuklara polio  aşısı yaptı. TSM hekimlerine teşekkür etmek gerekiyor. Gözlemlerim; verilen adreslerde resmi olarak belirtilen kişi sayısının 3-5 katı nüfus yaşıyor. Beslenme sorunları var. Salçayı suya karıştırıp, ekmeğe banarak yiyorlar. Sağlık soruları var. Ne yapılabilir? Seçim nedeni ile getirilmiş olabilirler. Biz o insanların sağlığı ile ilgilenmek zorundayız. Belediye süt verebilir mi? Oda olarak biz ne yapabiliriz. 
Dr. Mete Güzelant : Bu iki şeyi ayırmak gerekli. Ciddi bir dram var gerçekten. İnsani tarafını ihmal etmemeliyiz. Hükümeti  deşifre etmeliyiz. Benim bir dileğim var arkadaşlar. Cumhuriyet ve 10 Kasım ile ilgili Odamızın da katkıları oldu. Küba ve Sağlık konulu çok güzel bir sunum oldu. Hekim meclisi toplanıyor. Dileğim şu, Küba ve Sağlık önemli bir konuydu. Sıkıntılar içinde ne kadar önemli şeyler yaptıklarını görüyoruz. Küba gezisi için bir çağrı yaptık. Eleştirileri dinliyoruz. Burada bazı şeyleri ortak paylaşmak gerekiyor. Katılımı da geliştirirsek iyi olur.
Dr. Uğur Gönenç : Mesela Kemal’in valilikte yapılan kalite ilgili toplantıda konuşma yaptığını aylık etkinlikler yazısından öğrendim. Tabip Odası bunu neden duyurmadı? duyursa idi kesin giderdim. Tabip odasından eylem desteğini göremedim. Gerçek kalite günden güne düşüyor. Aslında burada konuşulması lazım. Performans konusunda birçok arkadaşımız kendini feda etmiş durumda.  Benim hastanemde tıbbi komplikasyonlar çok üst üste oldu. O toplantıda karşı bir tez olmayı çok isterdim. Bizim kalitemizi hekim olmayanlar denetliyor. Denetlediklerinin kalite ile hiç ilgisi yok.
Dr. Kemal Özbek : İzmir Valiliği Kalite Koordinatörlüğü’nün düzenlediği ve periyodik olarak yapıldığını öğrendiğim bu toplantıya Oda Yönetimi’nin görevlendirmesi (Sn. Başkanımızın ricası) ile katıldım. Ev sahibi onlar olduğu için davetlileri de onlar belirlemişti. Ayrıca odamız üyelerine de duyuru yapılabilir miydi? Bilmiyorum. Sunumumu oda başkanına ve genel sekreterine sundum. Uygun bulunursa mecliste ya da başka bir ortamda da sunabilirim.
Dr. Tuğrul Şahbaz : Güzel etkinlikler yapıldığı konusunda şüphem yok. Aylık programlar halinde yani zamanlarını daha önceden duyurulursa daha iyi olacaktır.
Dr. Uğur Gönenç :  Dr. Fatih Hilmioğlu, kanser ve can çekişiyor, son günlerini yaşıyor. Dört duvar arasında yaşıyor. Hala hapiste kalabilir raporları çıkıyor. Yakın zamanlarda tabip odasından gazete ilanı ya da başka bir duyuru ile gündeme getirmek gerektiğini düşünüyorum. Onunla ilgili gazete ilanı ya da kamuoyuna duyurusunun yapılmasını istiyorum. Gastroenteroloji kongresinde, dernekte bu konuyu gündeme bile aldıramadım.
Dr. Mehmet Çakmak : Bu konuda TTB’nin ciddi çalışması var. Raporlarını Adalet Bakanlığı’na iletti. Yazışmaları var.  TTB merkez konseyi başkanı Prof. Hilmioğlu ile görüştürülmedi. Adli tabipliğe sevki yapılmadı.
Dr. Hüseyin Güven : Yönetim Kurulu Hakan’a nasıl sahip çıktıysa bu konuya da sahip çıkmalıdır. Fatih Hilmioğlu için destek olmalıyız. Daha önce örnekleri olduğu gibi Dr. Hilmioğlu için alternatif rapor yazılmalı. Uğur arkadaşım dernek olarak alternatif muayene raporu hazırlayamıyor musunuz?
Dr. Uğur Gönenç : Fatih Hilmioğlu’nun adını bile toplantıda sunamadık.

Dr. Kemal Özbek : Toplantımız bitmiştir. Katılımınız için teşekkür ederiz.