Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

28.01.2014

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Ocak’14 Toplantı Tutanağı
Toplantı No    : 14 
Tarih            : 28.01.2014
Divan           : Dr. Kemal Özbek, Dr. Aydın Taşdöğen
Katılanlar       :  17 HM üyesi, 2 HM üyesi olmayan hekim
 
Gündem;
1 - Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme.
2 - Menemen Devlet Hastanesi ve Dr. Hakan Uçar mahkemesi ve Torba Yasa
3 - İzmir Tabip Odası İlçe ve Birim Temsilcilikleri ve gelecek dönem Hekim Meclisi oluşumu
4 - Nisan 2014 Oda Seçimli Genel Kurulu öncesi, sağlıklı bir seçim süreci için görüş, öneri, beklenti ve değerlendirmeler
 
Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme, Menemen Devlet Hastanesi ve Dr. Hakan Uçar mahkemesi ile Torba Yasa.
Dr. Kemal Özbek :
Hoş geldiniz. Yeni yılın ilk toplantısını yapıyoruz. Gündem sizlerle e-posta ile paylaşıldı. Yönetim Kurulu faaliyetleri de mail olarak gönderildi. Bu ay toplantımız için Dr. Uğur Gönenç dışında gündem önerisi gelmedi. Divan’da görüştük ve Nisan ayı sonunda yapılacak İTO seçimleri sürecini, nasıl bir TTB, nasıl bir Tabip Odası konusunu görüşmeye başlayalım istedik ve gündeme aldık. Gündeme ilişkin önerisi olan var mı?
 
Dr. Hasan Fehmi Ünal :
Ben Sosyal Güvenlik Kurumunda temsilciyim. SGK da son değişiklikler ile ilgili ek ödeme genelgesi hakkında bilgi vermek istiyorum. Geçen hafta bir genelge yayınlandı. Ek ödeme genelgesi. Kritik unsurları var. Çok fazla hekimi ilgilendirmiyor ama bilginiz olsun.
 
Dr. Kemal Özbek :
Meclis toplantısına katılamayacaklarını bildiren arkadaşlarımıza (Dr. Ayşın Zeytinoğlu, Dr. Erdener Özer, Dr. Ergün Demir ve Dr. Nezaket Kaya’ya) teşekkür ediyor, bilgilerinize sunuyorum. Dr. Hasan Önder Keleş toplantılara katılamadığı için istifa etmek istediğini yazılı olarak iletmiştir, bilgilerinize sunuyorum. Tüzükte bu konuyu da düzenleyen maddeler var, az sonra birim temsilciklerini ve önümüzdeki dönem hekim meclisini görüşürken tüzüğü de paylaşabiliriz.
Yönetim Kurulu adına bilgilendirme yazılı olarak yapılmış, mail olarak da gönderilmiştir. Yönetim Kurulunu temsilen Fatih Bey siz söz alır mısınız?
 
Dr. Fatih Sürenkök :
Beni yönetim kurulundan saymayın. Yönetim Kurulu’nu temsilen kimsenin olmadığı tutanaklara geçsin.
 
Dr. Kemal Özbek :
Yönetim Kurulunun Ocak ayı etkinliklerinde hekim meclisini daha çok ilgilendiren maddeler olması gerekirdi. İş Bankası ziyareti, Türk Sanat Müziği korusu çalışmaları dışında Meclis’i daha çok ilgilendiren konu ve faaliyetlerin paylaşılmasının önemli olduğunu hekim meclisi üyesi sıfatıyla söylemiş olayım.
Menemen Devlet Hastanesinde çalışan Dr. Hakan Uçar arkadaşımız da burada. Konu hepimizi ilgilendiriyordu, mahkemeye pek çok arkadaşımız katıldı.
 
Dr. Hakan Uçar :
Teşekkür ederek başlayacağım. Hekim Meclisi, Yönetim Kurulu duyarlılık gösterdi. Orası benim açımdan adliyenin sarayı idi. Emekçilerin çiçek bahçesine döndü. Hakim bana hükmün geriye bırakılmasını istiyor musun? diye sordu. Ben kabul etmeyeceğimi söyledim. Tekrar sordu. Böyle bir suçlamayı kabul etmeyeceğimi söyledim. Sevgili Hüseyin arkadaşımız ve hekim meclisinden Uğur Gönenç ve Erkan Eşki’ye özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bana çok farklı şeyler hissettiren yazılar yazdılar. Deniz Gezmiş’in sürecindeki duyguyu yaşattınız. Ben bunu hak etmiyorum, ama çok teşekkür ediyorum. Tanıkların dinlenmesi tamamlanırsa bir sonraki duruşmada 25 Mart’ta paylaşırız.
 
Dr. Kemal Özbek :
Aynı gün, yani 25 Mart’ta Hekim Meclisi toplantımız da var. Toplantıyı o gün Menemen’de yapmayı öneren arkadaşlarımız oldu. Belki orada yapabiliriz.
 
Dr. Şükriye Kaplan :
Beyaz önlüklerimizle gidebiliriz. Görünümümüz daha iyi olur.
 
Dr. Kemal Özbek :
Torba yasa gündemimizde. Bu konuda Yönetim Kurulumuzun hastane toplantıları ve basın açıklamaları yaptığını biliyoruz. Bundan sonra neler yapılabilir onu konuşabiliriz.
 
Dr. Fatih Sürenkök :
Aralık ayının son günleriydi. 17 Aralık yolsuzluk gündemiyle ciddi bir şekilde değişti. Torba yasa gündemimize de gelecekti. İyi Hekimlik deklarasyonu hazırlandı. Taslak olarak Odalara gönderilecek, en azından Ocak, Şubat ayı içerisinde eylemler gerçekleştirilecekti. TTB’nin de içinde olduğu KESK, TMMOB ile birlikte yürüyüşü olacaktı. Gündem değişti tarikat cemaat işine geldi. Bu arada torba yasası son konuşmamızda meclis bütçeyi konuşuyordu. İlk 30 maddesini görüşmüştü. Bütçe görüşmeleriyle ertelenmişti. Apar topar Bakanlar Kurulu’nun baskısıyla meclis toplantıya alındı. Yine de görüşüldü. Meclisten geçti. Orada iki eylem yapıldı. Odaların başkan ve yöneticileri çağrıldı. Türkiye Büyük Hekim Meclisi toplandı. tasarı oybirliğiyle reddedildi. Akşam meşalelerle Sağlık Bakanlığı’na yürüyüş yapıldı. Basın açıklaması yapıldı. Mecliste en son görüşüleceği gün meclisin bahçesinde Ankara Tabip Odası TTB ile birlikte torba yasasındaki ruhsatsız hekimlikle ilgili uluslararası hekim örgütlerinden destek aldık. Çıkarılmış yasayı tanımıyoruz denildi. Bu arada Cumhurbaşkanı’ndan randevu istenildi. Cumhurbaşkanı randevuyu 2 gün içinde kabul etti. Biz çok umutlanmadık. Bu kadar kısa zamanda cevap vermesi, tarikat cemaat tutuşması. En azından bir iki madde iptal edilirse en azından meclise döner, dedik. Ulusal hekim örgütlerinden ciddi destek geldi. Avrupa sınır tanımayan hekim birliği, Cumhurbaşkanına yazılar yazıldı. Uygulamanın Türkiye açısından ciddi bir imaj zedelenmesi olacağı, Türkiye'nin Bengladeş ile Suriye sınırına düşeceği söylenildi. Görüşme 45 dk sürdü. Bu arada cumhurbaşkanı bize aile hekimleriyle ilgili sordu. Acil tıp uzmanı arkadaşımız Dışkapı Hastanesi’nde çalışıyormuş. Acil nöbeti hakkında konuştu. Acilde bir anın bile aletin nerede olduğunu bilmenin ne kadar önemli olduğunu iletti. Kardiyolog arkadaş da konuştu. Cumhurbaşkanı da bizim arkadaşlar daha dertli dedi. Ruhsatsız silah taşımaya 6 ay, ruhsatsız hekimlik yapmaya 2-3 yıl ceza olduğu anlatıldı. Sağlıkta veri paylaşılması hakkındaki dosya da verildi. Öğretim üyelerinin pazarlanması özür diliyorum, bunları anlattık.  Tam gün ile ilgili TTB’nin 2008’de çıkardığı kitapçığı sunduk. Biz ancak buna tamam deriz dedik. Burası Çankaya noteri demeye getirdi. Bakanlık siyaseten bunu çıkarmış. Hukuken bir problem varsa hukukçu arkadaşlarla inceleyeceğiz dedi. İki maddeyle ilgili hukuki destek de var. Bekleneni yaptı, deklareyi yaptı. Şu anda 60 gün içinde 120 milletvekiliyle anayasa mahkemesine başvurması gerekiyor. CHP bunu bizden alıyor. Sağlık ve hukuk komisyonunda görüştükten sonra kendi mantığı üzerinden yine düzenliyor. Aytuğ Atıcı ile görüştük. Geçen hafta sonu Ege Bölgesi Tabip Odaları toplantısı yapıldı. Güzel geçiyor. Bütün iller katılmıştı. Temel sorunlar sağlık ortamı,  torba yasası, eylemlilik süreci idi. İyi hekimlik deklarasyonu ile ilgili tekrar güncellemek üzere Odaların yönetim kurullarına gönderildi. 16 Şubat’ta genişletilmiş yönetim kurulu üyelerinin katılacağı toplantı yapılacaktır. Sağlık hakkı torba yasa da var. Onunla ilgili süreç değerlendirilecek. Uzmanlık dernekleri ve tabip odaları ile birlikte netleştireceğiz. Mart ayında 14 Mart haftasını da içine alacak çok ciddi bir şekilde  eylem istediğimizi belirteceğiz. O hafta bana göre iş bırakılmalı, aynı 13 Martta olduğu gibi geniş katılımlı yürüyüş yapılmalı. İzmir Tabip Odası Başkanın da söylediği gibi talepleri vardı. Bu ortam bizim gerçekten eylemde daha güçlü AKP’nin sağlıkta ki yolsuzluğunu ortaya koyacak eylem yapmalıyız. Sağlık Bakanı müsteşarına verilen rüşvetle ilgili durum açıklığa kavuşturulmadı.
 
Dr. Kemal Özbek :
Dr. Sürenkök, TTB’nin son süreçte yaptıklarını bizlere anlattı. SGK genelgesi ile ilgili olarak Dr. Hasan Bey’e söz veriyorum.
 
Dr. Hasan Fehmi Ünal :
Geçen hafta içinde haberimiz oldu. Çalışma usul ve esasları hakkındaki metne ulaştık. Kurumda 120 hekim, 170 civarında eczacı çalışıyor. Ek ödeme uygulaması. Sağlık kamuoyunda bilindiği gibi düzeltmiştik. Üniversitelerin özel sağlık uygulamaları faturalarını inceliyoruz. SSK zamanında olduğu gibi sabit bir ek ödememiz var. Gelen tasarıya göre performansa dayalı ek ödeme formüle ediliyor. Ek ödeme ikiye bölünüyor. 120 puan gibi Genel Müdürlüğün belirleyeceği, İl Müdürlüğünün vereceği, 55 puanlık bir kısmı da direk İl Müdürlüğü’nün inisiyatifine bırakıyor. İzinde kesilecek para miktarında kayıp var. Bir kere idarenin eline ekstradan bir güç veriliyor. Bu işin performansı neye göre belirlenir. Burası muallak ve ilkesel olarak sıkıntılı. Bu da benim sorumluluğumdur diye aktarmak istedim. Yönetim Kurulundan geçti, Bakanlık ta imzaladı. Memur-Sen yetkilisinin de imzaladığı duyumlar arasındadır.
 
İzmir Tabip Odası İlçe ve Birim Temsilcilikleri ve gelecek dönem Hekim Meclisi oluşumuna ilişkin görüş ve önerilerin paylaşılması.
 
Dr. Kemal Özbek :
Geçen yılın son toplantısını yaparken, bu Meclis’in görev süresinin bitmesine (ayda bir toplandığını düşündüğümüzde) 3 toplantı kaldı demiştim. Dr. Uğur Gönenç, neden 3 toplantı yapıyoruz? Diye  sormuş, bu konuda mail grubunda yazısını paylaşmıştı. Bu nedenle konuyu gündemimize aldık.
 
Dr. Uğur Gönenç :
Meclis bir işe yaramıyor mu? Biz burada dertleşiyoruz diye düşünmüştüm. Beni umutlandıran Menemen oldu. Böyle bir olayı yaşadıktan sonra artık öyle düşünmüyorum.  Bu meclis nasıl daha etkin hale gelebilir diye düşünüyorum. Tüzüğü çıkardığımda gördüm ki “yeni hekim meclisi seçilene kadar eskisi göreve devam eder, diyor. Tabip odası seçimi ile hekim meclisi seçimleri birbirinden farklı. Bizim seçimimiz oda yönetiminden farklı. Menemen olayından sonra boşluk olmamalı. Türkiye’nin gündeminde buna ihtiyaç olacak.
 
Dr. Funda Obuz :
Ben de katılıyorum. İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu’na seçilenler değişebilir. Bir sonraki seçime kadar görevimiz sürebilir diye düşünüyorum.
 
Dr. Aydın Taşdöğen :
Hekim meclisi seçimleri yapılmadan önce yönetim seçildi. Sanırım 2 Mayıs idi. Yönetim kuruluna yazı gönderdim. Yazı tekrar bana geri geldi. Teknik ekipten bir arkadaşla görüştüğümde, “Oda Başkanı Suat Beyin isteğiyle bu mail grubunu kapattık” dedi. 6 ay toplantı yapılamadı. Tüzüğe göre yeni seçime kadar devam edilmeli. Tabiî ki seçilen arkadaşlar değişebilir. Burada tartışılacak bir şey yok.
 
 
Dr. Kemal Özbek :
Hekim Meclisi Tüzüğü’ne göre yenisi seçilene kadar bu Meclis göreve devam edecektir.  Belki de bir an önce görevi tamamlama ve gitme isteği ile son 3 toplantımız dedim. Sizleri yanıltmış isem özür dilerim. Tüzük bu konuda gayet açıktır. Yine de Nisan ayında seçeceğimiz yeni Yönetim Kurulu’ndan yeni Meclis’i yaza girmeden oluşturmasını istemeliyiz.  
 
Dr. Uğur Gönenç :
Bu yaz çalışmalara hiç ara vermedik. Bu yaz da gerekirse devam etmeliyiz.
 
Dr. Fatih Sürenkök : Yeni hekim meclisi kuruluncaya kadar mevcut hekim meclisi görevine devam eder. Daimi üyeler seçime katılanlar değişir. Temsilciler görevine devam etmeli.
 
Dr. Uğur Gönenç :
Madde 11 i okuduğumuz zaman meclis yarısının oylamasının olması gerekiyor. Biz bunu nasıl sağlayacağız. Daha etkin hale getirmenin yollarını aramak gerekiyor. Bölge birim temsilci sayılarının belirlenmesi. Dar bölge sistemine göre Menemen’de 2 temsilci çıkarılamıyor.
 
Dr. Erkan Eşki :
Mevcut sorunları mevcut zihniyetle çözemeyiz. Ben itiraz etmiştim. Hekim meclisinin kapıları herkese açık olmalıdır. Şu anda ortaya çıkıyor. Menemen’de çalışan 2 arkadaş var. Meclis İzmir Tabip Odası yönetimine rağmen kurulmuş hekim meclisiyiz. Bu zihniyeti aşmamız lazım. Tüzüğü biz yapıp kölesi oluyoruz. Kişisel düşünce ve farklılıklarımız olabilir. İlk toplantıda onu karara bağlamıştık.
 
Dr. Kemal Özbek :
Meclis toplantısına herkes katılabilir ancak hekim meclisi üyeleri söz alabilir. Bizim toplantılarımız  tüm meslektaşlarımıza açık oldu, isteyen herkese söz hakkı verildi. Herkes bulunduğu yerden farklı hissedebilir, değerlendirebilir ama küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum, burada Yönetim Kurulu’na karşı haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Yönetim Kurulumuz bir önceki Tüzük’te gerekli tadilatları yaparak mevcut Tüzüğü kabul eden karar almış, bir parça geç te olsa seçimlerini yaparak Hekim Meclisi’ni oluşturmuştur.
 
Dr. Uğur Gönenç :
Etkinlik tabiî ki temsil edilebilirlikle orantılıdır. Odayı bulunduğumuz birimde temsil etme konusunda çok zayıfız. Temsilci olduğumuzun resmi bir karşılığı yok. Bu konuda bir tüzük değişikliği olabilir mi diye düşünüyorum. Bir arkadaşımızın başına birşey gelse, başhekimle konuşsam 'sen hangi sıfatla konuşuyorsun?' der. Avukat arkadaşlarla görüştüm. Baro temsilcileri var. Biz de yok. Bunun sağlanması çok etkili olabilir diye düşünüyorum.
 
Dr. Ali Osman Karababa :
Tabip Odası hastane yönetimlerinden en azından 1 temsilcinin, yönetim kurulu toplantılarına katılmasını sağlayabilirler mi ? Ege Üniversitesi’nden seçilen diğer 2 arkadaş birkaç kez toplantıya katıldılar. Sonra gelmediler. Burada gündeme gelmiş olan sorunları diğer 2 arkadaşla beraber Ege’ye götürüp belli aralıklarla toplantıya götürmeyi düşünmüştüm. Böyle bir şeyin zemini de olmadı. Buradaki görüşmeleri paylaşmak adına hekim meclisi temsilcilerinin hastanelerde temsil edilmesinin yararlı olacağını düşünüyorum.
 
Dr. Halis Ulaş :
Seçimle gelmiş kişilerin temsilcisi hekim vekili.  Ben buranın böyle olmadığını düşünüyorum. Sadece 7 aylık bir gecikmeden sözedemeyiz. Bundan önceki yönetim kurulunda da hekim meclisi yoktu. Önerim şu bir hekim meclisini aktif olarak tutabilmek için örgütlü olmamız gerektiğini düşünüyorum. Sendikaların hastanelerde birer odaları vardır. 13 yıldır Dokuz Eylül Hastanesindeyim. Tabip Odası arada gelip toplantı yapmanın dışında aktif olarak bir örgütlenme faaliyeti yapmıyor. Meclisle alakası olmadığını düşünüyorum. Hastane meclisleri, birim meclisleri olmadan bu sorunları nasıl çözecek siniz? Performansla ilgili birçok değişiklik oluyor. Başhekimle sendika temsilcisi olarak çataçat kavga edebiliyorum . Temsilciler açısından soruyorum. Sorunlarla ilgili yönetim kurulu ile temsilcilerin bir teması oldu mu?
 
Dr. Aydın Taşdöğen :
16. Madde var. Birim veya bölüm var. Funda arkadaşımız ile delege Anıl Tanburoğlu’unu  hiçbir toplantıda görmedik. Mustafa Olguner nadiren geldi.  Dokuz Eylül de 3 kişi değil 8 kişi olmamız gerekiyordu. Seçilmiş arkadaşlar olarak bir araya gelmedik. Dokuz Eylül Üniversitesi burada düzgün temsil edilmedi. Ciddi bir para toplanma sorunu var.  Çalışmayınca iş yürümüyor. Toplantıya katılmıyoruz. Benim dikkatimi çeken üstüste 3 toplantıya katılmayan 37 arkadaşımız vardı. 13 arkadaşımız düzenli olarak üstüste 2 toplantıya gelmiyor.
 
Dr. Kemal Özbek :
Can Yücel’in, Türkiye Komünist Partisi’nin tüzük kongresi ile ilgili yaptığı değerlendirmedeki gibi, burada bizim sorunumuzun Tüzük olmadığını düşünüyorum. Yönetim Kurulu’nun Hekim Meclisini yüreklendirmesi motive etmesi tabiî ki önemli. Ama bizim de bunu sağlamamız gerekiyor. Ben tüzüğü çok kritik bulmuyorum. Dokuz Eylül Üniversitesinde 7 kişi bir araya gelmenin, birlikte bir çay içmenin yolunu bulamıyorlarsa bir şey de söylemesinler.
 
Dr. Fatih Sürenkök :
Uğur’un söylediği gibi hekim meclisi temsilcisinin Yönetim Kurulu tarafından bizzat o hastane başhekimine tanıtılması gerekir. Niye sendikaların yasal bir durumu var. En azından söylediğiniz gibi üniversiteler, büyük hastanelerde yöneticilerin varlığı ile en az 3 kişi oluyor. Onlar kendi aralarında temsilci başı seçilir. Yönetim kurulu da hastane başhekimine gidip o arkadaşların temsil ettiklerini söyler. Menemen’de hastane başhekimi bunu tanır. Neden orada gücünüzü ortaya koymuşsunuzdur. Yönetici de bunu bilir. Mevcut arkadaşlarımıza seçilen yönetim kurulu hastane yöneticilerine bunu tanıtması gerekir.
 
Nisan 2014 Oda Seçimli Genel Kurulu öncesi, sağlıklı bir seçim süreci için görüş, öneri, beklenti ve değerlendirmeler; Nasıl bir Tabip Odası ve Nasıl bir TTB?
 
Dr. Kemal Özbek :
Mete Bey, seçim tarihi belli oldu mu? Sanırım Nisan sonunda yapılacak değil mi?
 
Dr. Mete Güzelant :
Tahminen.
 
Dr. Fatih Sürenkök :  2000 yılında Mete genel sekreter idi. Biz bir arada tek liste olalım demiştik. Bundan sonraki seçimlerde kimler olur ama karşılıklı deklere ettikten sonra söyleyeceğimiz her söz politika seçimleri gibi olmasın. Kişiler ve isimler üzerinden gidilmesin dedim. Tekrar ediyorum. 2002 de bu olmamıştır. Bu sefer olmasın. Demokratik katılımcı hekimler adına söz veriyorum. Sohbetler sırasında demokratik katılımcı hekimler adına şurada 13 yıldır o grubun içerisinde olmam nedeniyle kişiliklerinizle ilgili,  aidiyetlerinizle ilgili tek bir laf edilmeyecektir ne olur siz de yapmayın.
 
Dr. Mete Güzelant :
Fatih’in dediği önemli. Biz kişilikler üzerinden bir şey yürütmüyoruz. Buradaki tartışmamız Türkiye’ye ilişkin. Hekim hareketine ve sağlık ortamına yapılan saldırılarla ilgili. Bizim orada tartıştığımız bu. O dönemde insan hakları konusunda idi. TTB’nin söylemlerine karşı olduğumuz konusunda ayrı bir grup kurma kararı aldık. Bazen tartışmalar öyle bir konuya geldi ki başka bir çaremiz kalmıyor. Ta Namık Kemallerden bu yana gezi olaylarına kadar. Atatürk ve Cumhuriyeti adımını atlarsak Türkiye geleceğini kuramaz. Cumhuriyetin 6 oku vardır. Bunların anlamını herkesin defalarca düşünmesi gerekir. Sosyalizme inanan insanım. Türkiye’de Kemalist kavramları yok sayarak küçümseyerek vardığımız nokta maalesef bizi bir yere götürmüyor. TTB’ye bildirdik bu ülkenin bir bayrağı var buna sahip çıkın dedik, hiç cevap alamadık. Ara Genel Kurulda ana dilde eğitim kararı alındı. Ana dilde eğitim hakkı gibi bir hakkın TTB tarafından savunulması çok üzücü. Benim tarafından çok önemli.
 
Dr. Fatih Sürenkök :
2002 seçimlerinde Fatih Sürenkök illegal örgütlerle işbirliği yapmıştır demediniz mi? Fatih AKP’nin başhekim yardımcılığı yaptı demediniz mi? Zeki Gül ve Veli Lök’ün isimlerini X, Q ve W harfleri üzerindeki baskılar kalksın dedikleri için isimlerini yayınlamadınız mı?
 
Dr. Mete Güzelant :
Bunu onlar söyledikleri ve yazdıkları için söyledik. Bu anlamda kişililer üzerinden bir tartışma yürüyebilir. Nasıl bir TTB istiyoruz? Bu tartışma çok önemli. Örneğin TTB’nin KESK ile birlikte yaptığı son mitingdeki bildiride yer alan kürt kalkının yıllardır süren serhıldanını destekliyoruz demediniz mi? Genel kurul ana dilde eğitim kararı almadı mı? Tabiki ne kadar büyük güç birleşirse o kadar iyi olur. Ancak bazı şeyler ortaklaşa olmuyorsa tartışılması gerekir.
 
Dr. Kemal Özbek:
Bu gündem maddesini huzurunuza getirmeden önce Dr. Aydın Taşdöğen ile birlik ve beraberlik olası mıdır? Diye konuştuk. Biz en son 2000 seçimlerine ortak bir liste ile girmiş, 2000-2002 döneminde bu ortak liste (Dr. Fatih Sürenkök başkanlığı’nda) görev yapmış ve daha sonraki seçimlere hep ayrılıklar derinleşerek girmiştik. 2002’deki Oda seçimlerinden kısa bir süre sonra önemli bir şey oldu Türkiye’de. Kasım 2012’de yapılan genel seçimler ile AKP iktidara geldi ve bir daha da gitmiyor. Acaba 2014 Oda seçimlerinde farklı bir tarz çalışma mümkün olabilir mi diye sormak istiyorum. Ben iddia ile söylüyorum, bu iki grup sağlık ortamına, nitelikli sağlık hizmetlerine, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin görüşlerini yazsınlar, diğer grup altına gözü kapalı imza atar. Acaba İzmir Tabip Odası’ndan başlayacak diğer tabip odalarını da etkileyecek 2014 seçimlerinde ortak bir şey yapılabilir mi? 2014 ruhu diyebileceğimiz bir ortam oluşturabilir miyiz?  
 
Dr. Nesrin Kocabıyık :
Ben de sizin söylediklerinize katılıyorum. Aralarında çok ciddi söylem farklılıkları yok. Bu seçim sürecinde hekimlik ile ilgili sorunlar alt alta konulabilir. Hekime yönelik şiddet, hakların elden alınması, asistan sorunları olabilir alt alta konulabilir. Bu önümüzdeki süreçte en iyi ne şekilde yapılabilir. Çok ciddi sorunlarımız var. Bizim aramızda çok farklı arkadaşlar da olsun. Yaşamsal hale geldi. Hekimliğimizi yapamayacağımız hale geldi. Böyle bir ana maddeler ana sorunları öne çıkararak seçime gidilirse iyi olur. Arkadaşlara seçimlere katılın dediğimizde yöneticiler siyasetle uğraşıyorlar diyorlar.  Seçimlere katılım oranı hakkında bilgi verir misiniz? Kaç üyelerden kaçı seçimlere geliyor?
 
Dr. Kemal Özbek :
8000 civarında üye var ve seçimlere yaklaşık % 30’u katılıyor.
 
Dr. Erkan Eşki :
Tıp öğrencileri burada örgütlenmek istediği zaman karşı çıkılmadığı zaman, asistanlar gelip sorunlarını çözmek için geldiklerinde tabip odası yönetimi karşılarında durmazsa, bütün ülke ayağa kalkmışken biz Odanın anahtarını bulamazken, toz duman ayağa kalkmışken benim örgütüm mesajla bayrak asın diyor bunlar olmazsa olur diyorum.
 
 
 
Dr. Zehra Mete :
Bizim şunu algılamamız gerekiyor. TTB bizim çatı örgütümüz. Alınan kararlarda ve yapılan işlerde bir faklılıklar vardır. Yöneticilerin kendi siyasi düşüncesiyle yönlendirdiğiniz  o iş eksik kalır. O 1500 kişinin temsiliyeti ile çıkmışsanız herkesin düşüncesiyle hareket edilmesi gerekir. Erkan’ın dediği gibi komisyonları çalıştırırsanız. Kişisel özellikler üzerinden bildiriler bastırıldı. Lütfen bunu yapmayalım. Bunun bir adabı var. Hiç ait olmayacağı kimliklere yapıştırıldık. Seçilmişlik bize gereğini yapmazsak bir özellik vermiyor. Arkamızda bıraktığımız her şeyi dürüstlük adına yapmalıyız.
 
Dr. Fatih Sürenkök :
Israrla aynı örnekleri veriyorsunuz. TTB genel kurulunu örnek veriyorsunuz. Resmi bir toplantı yeridir ve bağımsızdır.  TTB Merkez Konseyi az önce söylediğiniz ana dilde eğitimin önergesini vermemiştir. Oy çokluğuyla geçmiştir. Etkin demokratik grubunu da bağlamaz. Divana önerge veriyorum. Ne olur bunlardan kurtarın kendinizi. Meclisi komisyonları toplamak için canımız çıktı. Hala nerelerdesiniz? Yazık bu Odaya, İzmir e yazık. İzmir sizi hak etmiyor.
 
Dr. Cemil Yurdakul :
Hekim meclisi herkesi temsil etmiyor. Burada bırakalım.
 
Dr. Halis Ulaş : 6 seçim gördüm. Sanırım 7. seçim olacak. Siz böylesiniz siz şöylesiniz, beni bağlayan durumu olmasından dolayı rahatsızım. Alanda çalışılırken ben rahatsız oluyorum. Lütfen dikkatli olalım. Mete Beyin dediği gibi daralmak zorunda kaldı. Daha da daralıyoruz. İzmir Tabip Odası pankartını Mesut, Mustafa tutmasın hekim arkadaşlarımız tutsun. Ortak dili hekimlerin sorunları üzerinden tutturalım. Biz burada ideolojik söylem üzerinden yapmayalım. Hekimleri Odadan uzaklaştırıyor. Bireysel kırgınlığımı da lütfen dikkate alın.
 
Dr. Mete Güzelant : Arkadaşlar hepimiz yılardır birbirimizi tanıyoruz. Siyasetten bağımsız bir örgütü savunmak bize düşmez.
 
Dr. Nesrin Kocabıyık :
Sizin söylediğiniz siyaset değil politika.
 
Dr. Mete Güzelant :
Bütün tabip odası hekim hakları için uğraşıyor. Ama TTB genel kurulunda anadilde eğitim için karar alınmıştır. Eğer katılmıyorsanız “biz buna katılmıyoruz” diye açıklama yapmanız gerekirdi.
 
Dr. Erkan Eşki :
Ben tamamen oda ile ilgili söyledim. TTB ile ilgili söylemedim. Sizi kınıyorum.
 
Dr. Zehra Mete :
TTB’den gelen bildiriler, yayınların kolileri hiç açılmadı, dağıtılmadı. Bunun hiç kimseye faydası olmadı. İzmir Tabip Odası eğer TTB ile bağlantısını koparırsa zarar vereceğini ifade ediyorum. TTB’nin şu andaki durumunuzla ilgili eleştirilerinizi yapabilirsiniz.
 
Dr. Kemal Özbek :
Ben TTB’nin hepimizin örgütü olmasını, adını duyduğunda her hekimin içinin kıpır kıpır olmasını istiyorum. Bir TTB Genel Kurulu anımsıyorum, sanırım 1998 yılı idi. Divan başkanlığını rahmetli Nevzat Eren hocamız yapıyordu. Genel kurul gündeminde İstiklal Marşı yoktu, bir üye okunması yönünde gündeme ilave yapılmasını önerdi. Nevzat Hoca ne yapacağını şaşırmış ve neredeyse oylama yapacaktı ki dönemin Diyarbakır Tabip Odası başkanı Dr. Mahmut Ortakaya ayağa kalkarak müdahale etti ve “TTB genel kurulunda istiklal marşı oylanmaz, okunur” dedi. Benim anladığım örgüt budur ve TTB hepimizin örgütüdür. Sizlere katılımınız için teşekkür ediyor, toplantıyı kapatıyorum. İyi akşamlar.