Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

28.04.2015

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Nisan’15 Toplantı Tutanağı
Toplantı No    : 5
Tarih            : 28.04.2015
Divan           : Dr. Şükriye Kaplan Uzunoğlu, Dr. Yıldıray Orhon, Dr. Güney Toprak
Katılanlar       :  31 HM üyesi,  3 HM üyesi olmayan hekim
 
Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu Bilgilendirme
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Hoşgeldiniz.  
 
Dr.Mete Güzelant: İzmir Tabip Odası'nın Nisan ayı etkinlikleri hakkında bilgilendirme yaptı.
 
Özel hekimlik alanında yaşanan sorunlar 
 
    -denetlemelerin randevu ile ve yetkin kişilerce yapılması,
 
    -tıbbi atık, iş güvenliği, işyeri hekimliği zorunluluğunun kaldırılması için çalışılması,
 
    -ruhsat alma ve yenilemede güçlüklerin ortadan kaldırılması,
 
    -özel sigorta anlaşmalarındaki fiyat uygulamalarında hekim haklarının gözetilmesi,
 
     katsayı düşürülmesinin engellenmesi 
 
Dr.Fatma Horasan Altıntaşoğlu:  Malpraktis Tanımı ile özel hekimlik alanında yaşanan sorunlar hakkında:
Muayenehanelerde, ortık kanıksadığımız bazı dayatmaların tekrar gözden geçirilmesi,
 
1- Denetlemelerin randevu ile danışılarak ve yetkili kişilerce yapılması, Azeri Gürcü veya Türkçe yi zor anlayan kişilerle olmaması. Örneğin entübasyon tüpünün adını bilmeyen kişinin denetlemeye katılmaması, denetlemelerde potansiyel suçlu muamelesi yapılmaması.
2- Tıbbi atık, iş güvenliği. İşyeri hekimliği zorunlulukların kaldırılmasına çalışılması,
3- Ruhsat alma – yenileme zorluklarının ortadan kaldırılması, metrekare lavabo vs. gereksiz zorlukların yönetmelikte olmasının gereksiz olduğunun tekrar vurgulanması,
4- Özel sigorta anlaşmalarındaki fiyat uygulamasında hekim haklarını gözetilmesi, katsayı düşürülmesinin engellenmesi, gibi sorunlara ekler yapılabilir.
 
Potansiyel suçlu arar gibi denetleme yapıyorlar. Jinekolojik muayene sırasında içeri daldılar. Üçünü de dışarı çıkardım. Randevulu gelmelerinin daha doğru olacağını söyledim. “Denetleme randevulu olmaz.” Dediler. İnisiyatifimizi koyarak randevulu gelmelerini sağlamalıyız.
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Bizim muayenehanelerimizi baskın bir şekilde denetleniyorlar, bize göre çok anlamsız şeyler var. Gözümüzden kaçan bir şeyler varsa yaptırımlarla karşı karşıya geliyoruz. Nihai arzumuz denetlemelerin Tabip Odası tarafından yapılmasıdır.
 
Dr.Nesrin Kocabıyık: Aile hekimlerine haber verilerek gidiliyor.
 
Dr.Fatma Horasan Altıntaşoğlu: Tebligatlar bile küçük düşürücü. İtfaiyeden çıkan zorlukları ekleyebiliriz. Kat maliklerin onayı isteniyor. Anlık yaptırımlar var. Denetmelerin randevulu ve yetkili kişilerce yapılması gerekir. Muayenehanelerinin çok tehlikeli sıfatından çıkarılması gerekiyor. İSG konusunda zorunluluklar kaldırılmalı. İstanbul’dan bir hekim muayenehane açmak için itfaiye onayına gerek olmadığını bildirmiş. Özel Sigortalar ödememek için her şeyi yapıyorlar. “Kapsam dışı” diyorlar. SGK fiyatları ile bizi karşılaştırma yapıyorlar. Laparoskopik konusunda hekim arkadaşa verilen hapis cezası metni. Yargıtaya gitmiş. Ruhsat yenilememiz kesinlikle isteniyor, bunu biliyoruz. Hasta dosyaları onam formu kesinlikle doldurulmalı. Bilirkişi tayin etmemiz gerekiyor. Birlikte hareket etmeli. Ruhsatların da oda tarafından verilmesi gerekir. Teşekkür ediyorum.
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Konuyla ilgili katkısı olan var mı?
 
Dr.Fatih Sürenkök: TTB özel hekimlik kolunda sorumlu bir yerdeyiz. TTB’nin başvurusu ile çıkan muayenehane ruhsatlandırmalarında bulunması gerekenlerle ilgili 10.08.2010-2015’e kadar verilen 5 yıllık sürede, ruhsatın yenilenmesi diye bir şey olmaması lazım. Tabip Odası’nın hukuki durumu irdeleyerek, Yargıtay tarafından iptal edilen maddeleri de inceleyerek gözden geçirmesi gerekiyor. Sadece ruhsat yenilenmesi gerekiyor diye bir cümle yoksa, hiçbir şekilde İl Sağlık Müdürlüğü’nün ruhsat yenilemesi diye bir şey yok o zaman. Sizi ziyarete gelenlerin mutlaka randevu sistemiyle gelinmesi konusunda Oda yönetimi tarafından baskı uygulanması gerekiyor. Size önerim böyle bir durumda kesinlikle tutanak tutulması lazım. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’ne uymamış oluyorlar.
 
Dr.Fatma Horasan Altıntaşoğlu:  Tutanak tutmak aklıma gelmedi.
 
Dr.Fatih Sürenkök: 3 ayda bir özel sigorta ve bankalarla toplantılar yapılıyor. Asgari ücreti altında kestiğinizde ceza alabiliyorsunuz. Böyle bir durumda TTB özel hekimlik koluna aktarabilirsiniz. Kolun 3 yıldır çabası yurt dışından örnekleri de hatırlarsak, mutlaka Baro’daki gibi muayenehane ruhsatlandırmaları Odalar tarafından yapılması konusunda çalışmalar sürüyor. Bulundurulması zorunlu ilaçlarla ilgili Uzmanlık Derneklerinden görüş istendi.
 
Dr.Fatma Horasan Altıntaşoğlu:  Tıp mensubu doktor arkadaşımız cennete mi geldiniz diyor.
 
Dr.Mete Güzelant: Muayenehane denetimi ve yangın konusunda İl Sağlık Müdürlüğü’ne defalarca gittik ve görüştük. Çok yoğunşikayet gelmedi. 1 tane bile olsa önemli. 1.denetimde göremediklerinde 15 gün sonra geldiğimizde tamamlamış oluyorlar dediler. Randevulu konusunu konuştuğumuzda ise çok açık bir tutumları yoktu. Örnekleme olarak bize iletebilirsiniz. Mevzuat değişmediği sürece tıbbi atıklar uygulanmak durumunda. Türkiye’ de herkesin iş güvenliğinin uygulanmasını istiyoruz. Yangın meselesine ilişkin çözdük sanırım. Mithat Bey ile 3 defa itfaiyeye gittik. Niçin sadece doktordan istiyorsunuz dediğimizde, uzlaşma sağladık. Özel sigortalar konusu eskiden beri asgari ücret tarifesi varken de hep pazarlık yaparlardı. Bu konuda arkadaşlarımıza görevler düşüyor. Sonuçta bunu engelleyen bir durum yok.
 
Dr.Serdar Atlıhan: 1998 yılında yeni yerleşmiştik. Yangınla ilgili belgem de vardı. Dosyayı verdiğimde apartman için gerekmiyor, sadece bulunduğunuz dairenin gerekiyor dediler.
 
Dr.Tolga Yücetürk: Bulunduğum apartman 2013 de yapılmış.  Yangın merdiveninin 12 mt olduğunu söylediler. 3 defa itfaiyeye gittim. Apartmana yangın merdiveni ile ilgili sorunları bildiren yazı göndermişler. Yangın merdivenin kapıya yanaştırılması mümkün değil. Her an karşımızdalar.
 
Av.Mithat Kara : 2010 yılında süreç başladı. Birçok davalar açıldı. 03.08.2010 dan önce açılan muayenehanelere  fiziki zorunluluk getirildi. Sağlık Bakanlığı, 23 Mart’ta yönetmeliğe aykırı bir genelge yayınladı. Uygunluk belgesi istenirken hangi belgelerin isteneceği belirtilirken yangınla ilgili belgeyi de eklediler. Bizim yaptığımız değerlendirme, uygunluk sırasında istenen belgeleri açıklamaktı. Özellikle 30 Ocak yönetmelik değişikliğinden sonra birçok şartlar kalktığı için, haftada 10-15 hekimin uygunluk belgesi aldığını öğrendik. Müdürlük Bakanlık genelgesine uymayana ruhsat vermem diyor. Hekimler de artık uğraşmak istemiyor. Yangınla ilgili olan kısma biz de dava açtık. En iyi iyimser ihtimal 4-5 ay olarak bekliyoruz. Web sitesindeki açıklama hekimlere bilgilendirme amacıyla yapılan açıklama idi, yanlış anlaşılmalar olmasın.  İşyeri açma çalışma ruhsatları konusunda düzenlemeler yapılmıştı ve muayenehanelerinde belediyeden izin almaları gerekiyordu. 23 Nisan’da yayınlanan Torba Kanun, muayenehaneler için bu zorunluluk kaldırıldı. Tıbbi atıklar yönetmelikte zorunluluk olarak kaldı. Danıştay olumlu karar vermedi.  Danıştay yangınla ilgili zorunluluğu muayenehane hekimlerine dayatamazsınız dedi. Bütün binayı ilgilendiren bir belge isteyemezsiniz dedi. Sağlık Bakanlığı da düzenlemeyi değiştirdi. Sadece muayenehane kısmı için istiyoruz dedi. Danıştay da bununla ilgili ne karar verecek bekliyoruz. Pratikte sorun yaşayan arkadaşlar sorunlarını iletirse yardımcı oluruz.
 
Dr.Fatma Altıntaşoğlu: Size Dr.Deniz Tirit Karaca’nın yangın konusundaki sorununu iletmiştim.
 
Av.Mithat Kara: itfaiye bütün binayı değerlendirmek zorundayız dediler. Sonra yönetmelik doğrultusunda düzeltildi. İtfaiyeyi ikna etmek biraz zor oldu.
 
Dr.Fatma Altıntaşoğlu:  Tıbbi atık için muayenehane hekimleri olarak karşı çıkmıştık. Enjeksiyon yaparken iki tane eldiven için ücret ödemek istemiyoruz dedik.
 
Dr.Mete Güzelant:  Muayene bulguları gerekli listeler konusunda geçen yıl bir çalışma yaptık.  Derneklerden gelen görüşler daha zordu. Onu büyütmeden kapatmıştık. Dava açılmıştı. O görüşleri TTB’ye iletiriz.
 
Dr.Süleyman Kaynak: Türk Oftalmoloji Derneği’nde muayenehane standartları ilgili bir talep gelmişti.  O talebi son derece kısıtlı tuttuk. Bu konuda başka uzmanlık dernekleri farklı düşünmüş olabilirler oma onları uyarmak gerekiyor. Bakanlık denetimleri ve standardizasyon açısından minimal düzeyde tutmak açısından uyarmak gerekiyor. Katarakt ameliyatları denetleniyor. Bu konuda endikasyonları doğru mu konuyor diye endişeleri var. bu konuda o branş hekiminin yetkisi vardır. Biz katarakt ameliyatları konusunda Sağlık Bakanlığı’na kısa cevaplar veriyorduk. Denetimler hem özel hem de kamu kurumlarına yapılıyor. Buradaki tuhaflık, asistanlara yaptırıyorlar. Asistan çıkıp dışarıdaki özel hastanelerin katarakt ameliyatlarını denetlettiriyorlar. Uzmanların böyle bir denetimin olmaması gerektiği düşüncesinde olduğu kanısındalar. Temel mantalite şu; hekimlere doğrudan doğruya söylenmese bile siz sahtekarsınız, biz size bunu yaptırmıyoruz diyorlar. Dünyanın her yerinde katarakt ameliyatlarının denetlenmesi çok garipsendi. Türk Oftalmoloji Derneği bu özel konuyla ilgili hukuki yola başvurdu. Tabip odaları olarak gündeme getirmek doğru olur, olmaz mı? Sadece derneklerle ilgili burada karar verebiliriz. Hekim reçetesini öderken SGK ödeyecek mi? Bir yandan da denetleyecekler mi? diye düşünecek. Sağlık Bakanlığı, SGK dahil olmak üzere hekimliği yönetir haldeler.
 
Dr.Nurdan Talay:  Biz de bu konunun mağdurlarındanız. Beyin cerrahlarından konuyu duymuştuk.  Bize tek tek görevlendirme olacağı geldi ama kimin tarafından nasıl olacağı belli değildi.  Üniversite, dal merkezi, özel hastanelerdeki katarakt ameliyatlarını kontrol ediyoruz.  Benim adıma utanç verici bir durum.  O günkü hastaları mağdur etmek zorunda kaldım ve ücretimi de eksik alacağım.
 
Dr.Yıldıray Orhon:  Görev tanımları içerisinde belirlenen bir şey midir?
 
Dr.Nurdan Talay:  Sağlık Bakanlığı’ndan telefonla aradılar. Yazı gelmeden gönderdiler.
 
Dr.Suat Kaptaner:  Bu konuda birkaç ay önce Türk Tabipleri Birliği başkanına bu durumun kabul edilemeyeceğini yönetim kurulu olarak öneride bulunduk. Özel ve kamu kurumlarını içerecek şekilde bu anlamsız bilim dışı uygulama kaldırılmaz ise bir karar alınır. Biz de TTB’ye iletiriz. Cevap gelseydi, öneri getirecektik.
 
Dr.Süleyman Kaynak: Bildiğim kadarıyla hukuki bir yola gidildi.
 
Dr.Burcu Harç Kaya:  Bu görevi reddetme hakkımız var mı?
 
Dr.Suat Kaptaner: Kamu görevlisinin yazılı bir duruma uymama hakkı yok. Tepki olarak belirlenecek bir gün hiç katarakt ameliyatı yapılmasın.
 
Dr.Fatma Altıntaşoğlu:  Suat Beyin önerisi çok güzel. Biz de 5 Haziran-6 Haziran tarihlerinde sezaryen yapmayalım diyebiliriz.
 
Dr.Suat Kaptaner: 1- 2 ay önceden o güne hiç randevu verilmez.
 
Dr.Ergün Demir: Başkanın dediği doğru. Yazılı görevlendirme olsa dahi altına not düşmek lazım. Şimdiye kadar arkadaşlar tarafından not düşülmemiş. Ne yapacağız? Oda, avukatı, TTB vardı, iletilebilirdi. Yazılı hem hukuki hem de bilimsel gerekçeleri açıklayarak üyelere duyurmak gerekir.
 
Dr.Suat Kaptaner:   Arkadaşlarımız Odaya bildirmiyorlar. Hekim mecliste böyle bir karar alırsa Yönetim Kurulu da karar alır. Ulusal düzeyde duyururuz.
 
Dr.Nurdan Talay: Yöneticiler hastanın evine kadar gidip, memnun musunuz diye sorar hale geldik.
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: Oftalmaloji ve jinekoloji alanında yaşanan sorunlar var. Katarakt ameliyatı yapmıyoruz diye tepkiyi dile getirmek konusunda başkanın önerisini oylayalım. Oy çokluğuyla kabul edildi.
 
 
Yaz aylarında yabancı uyruklu hastalarla yaşanabilecek malpraktis durumları, nasıl önleneceği, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamına girip girmedikleri,
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoglu:  Bu gündem önerisini getiren Dr.Pınar Hanım bizi bilgilendirilebilir mi?
 
Dr.Pınar Metin: Suriyeli polikliniği var. Biz orada son derece kuralsız çalışıyoruz. Arapça bilen bir tercüman var. Çoğunun belgeleri eksik. Çocuğun kimliği ile yaşı uyumsuz. Emniyet Müdürlüğü’nün bildirdiği adrese gittik. Birçok adresler değişmiş. Ne tür hastalıkları vardır, ne tür riskler taşıyorlar, bilmiyoruz. Doğurganlık oldukça fazla. Aşırı çoğalma istekleri var. Tercüman onlarla hararetli konuşuyor ama bize az bilgi veriyorlar. Zaman yetmiyor. Biz karambole hastaları muayene ediyoruz. Ne kadarından sorumluyuz bilmiyoruz. Aile hekimliğinde olduğu gibi bir izlem yok. Katılım SGK payı ödemeden zenginleşenler var. Bunlar beni rahatsız ediyor. Biz TSM hekimleri olarak ne yapacağımızı bilmiyoruz. O hastaları sevk etmeli miyiz bilmiyorum.
 
Dr.Suat Kaptaner: Başta Suriyeli polikliniği olmak üzere bir çağrı yapalım, bilgileri toplayalım, valiliğe Sağlık Bakanlığı, TTB düzeyinde rapor haline getirelim. Hekim meclisinde sunalım.
 
Dr.Ergün Demir: Ben de Suriyeli polikliniğinde çalışıyorum. Bizim çalıştığımız kuruma gelip denetlesinler. Önerim bu hukuki süreç de başlatılsın. Sigortasız ve iş güvencesiz olarak 250 TL’ye çalıştırıyorlar. 18 yaş altı kız çocuklar mütenasipler tarafından alınıyor. Çocuklar uyuşturucuya sevk ediliyorlar.
 
Dr.Nurdan Talay: Suriyeli polikliniği diye bir poliklinik mi var?
 
Dr.Ergün Demir: Evet var. Seçime kadar. Sonrası belli değil. Kayıt kimlikleri 3 yerde çıkmaktadır. AKP’nin bu uygulamalarına boyun mu eğeceğiz? 4 polio sekeli var. Başvuranların % 90’ı sevk ediliyor. Bize katiplik hizmeti yaptırıyorlar. % 50’si Kadın Doğum, % 30-40 diş hastası. Biz hekimlik görevimizi yapacağız. Siz de Oda ve Meclis olarak gelin, görün, denetleyin.
 
Dr.Mete Güzelant: Bunu gündemimize alalım.
 
Dr.Ergün Demir:  Yönetim Kurulu, hekim meclisi ve halk sağlığından talep ediyorum. Sağlık hizmeti fiziki şartlar açısından yeterli mi? değil mi? Raporlaştıralım.
 
Dr.Güney Toprak: Emekli hekimler olarak iki konuyu sunmak istiyoruz. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü konusunda sunum yaparsa uygun görürseniz. Hekimler arasında ilişkilerin bozulduğunu hissediyoruz. Doktorsan doktorsun geç sıraya olmak zorunda oldu. Farkındalık yaratmak gerekir.
 
Dr.Süleyman Kaynak: DEÜTF’nin kendi emeklileri için yaptığı uygulama, başhekimlik 1-2 sekreteri emekli mensupları için görevlendirdi. Sağlık sorunu yaşayan meslektaşlarımız telefonla arayıp, randevu alıyorlar. Nereye kadar ayrıcalıktır bilmiyorum.
 
Dr.Birsen Avcıoğlu: DEÜTF’ne çok teşekkür ediyoruz. Dekanımıza, Geriatri Başkanımıza gidip sorunumuzu aktardık. Gerçekten çok yardımcı oldular. Ege Üniversitesi’nde de var. Ancak çok memnun değiliz. Mesela Özel Tınaztepe hastanesi. Hakikaten hekim dostu bir hastane.
 
Dr.Nurdan Talay: Sistemin öyle bir sıkıştırılmışlığı var ki. O arkadaşları muayene için bir şekilde araya aldığımda, şiddete maruz kalıyorum. Bankalardaki gibi öncelikli bir durum olabilir.
 
Dr.Birsen Avcıoğlu: Biz bunu teklif ettik. Bize ayrı bir poliklinik istedik. Ama hak ettiğimize inanıyoruz ve istiyoruz. Bu konuları tekrar gündeme getireceğiz.
 
Dr.Sedat Ekinci: Hastanede herkesin önceliği var. Emekli hekimler hastaneye geldiğinde hekim meclisi temsilcisini bulsun. Başhekimi bulmasına gerek yok. Öncelikli numara uygulaması var. Böyle bir hakkınız da var.
 
Dr.Birsen Avcıoğlu:  Hekim meclisi ve yönetim kurulundan bu konuyla ilgilenmesini rica ediyorum.
 
Dr.Güney Toprak:  İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden emekli hekimleri tıp öğrencileri buluşturacak projeleri var.
 
 
Dilek, Temenniler ve Kapanış
 
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: 1 Mayıs ile ilgili Dr.Ahmet Beyin söyleyeceği vardı.
 
Dr.Ahmet Nuri Etit:  1 Mayıs mitingi dolayısıyla Hekim Meclisi’nin  çağrı yapması uygun olur, diye düşünüyor ve talep ediyorum.
 
Dr.Suat Kaptaner: Tertip komitesinde çağrı yapacağız.
 
Dr.Şükriye Kaplan Uzunoğlu: İyi akşamlar.