Hekimler İçin
Acil Durum Hattı
(506)
235 26 86

30.07.2013

İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi – Toplantı Tutanağı
 
Toplantı No    : 8
 
Tarih            : 30.07.2013
 
Divan           : Dr. Kemal Özbek, Dr. Nezaket Kaya, Dr. Aydın Taşdöğen
 
Katılanlar       : 24 HM üyesi, 4 HM üyesi olmayan hekim
 
GÜNDEM
1. Açılış, Divan ve Yönetim Kurulu bilgilendirme,
2. Çevre Sağlığı Sorunları,
3. Birinci Basamakta Geçici Görevlendirmeler,
4.     a) Gezi Süreci (değerlendirme, dayanışma, öneriler)
        b) Sağlık çalışanına şiddet haberleri genelgesi
        c) TUS sorularının açıklanmaması
        d) Aile hekimlerine nöbet
        e) İşyeri Hekimliği'nde yeni yönetmelik        
5. Hekim Meclisi ilk dönem değerlendirme ve gelecek dönem planlama,
6. Dilek, Temenniler ve Kapanış.
 
Açılış – (Dr. Kemal Özbek)
2013 yılı Temmuz ayı olağan toplantımızı açıyorum. Katılımınız için teşekkür ederim. Toplantı gündemi belirlenerek geçtiğimiz hafta tüm üyelere e-posta ile gönderilmiştir. Ek gündem önerisi var mı? Bu ay içinde kaybettiğimiz Prof. Dr. Alparslan Işıklı hocamızı bir kez daha saygı ile anıyoruz. Yine Dr. Şükrü Güner'e Meclis adına geçmiş olsun ve şifa dileklerimizi iletiyoruz.  
 
Tabip Odası Temmuz ayı faaliyetleri hakkında bilgilendirme - (Dr. Mete Güzelant) 
·         Bu ay içerisinde kaybettiğimiz Alpaslan IŞIKLI hocamızı saygıyla anıyoruz.
·         Torba yasadaki 2 madde Meclis’te kabul edildi, (mesleki sorunlarda Sağlık Bakanlığı'nın yetkilendirilmesi ve özel bilgilerin paylaşılması) diğerleri Ekim ayına kaldı.
·         Üniversitelere yönelik, muayenehanelerin kapatılması konusu ile ilgili olarak E.Ü.T.F ve D.E.Ü.T.F'de Avukat Mithat KARA, Dr. Ceyhun BALCI ve Dr. Mustafa OLGUNER  katılımı ile 2 toplantı yapıldı.
·         İzmir İl Halk Salığı Müdürü Mustafa TÖZÜN’ü ziyaret ettik. Geçici görevlendirmeler konusunu görüştük, hatalı uygulamaları paylaştık, taleplerimizi ilettik. Verimli bir görüşme idi. Bizi uyarın dediler ve iletişime açık tutum sergilediler. Sağlık Bakanlığı Genelgesi ile ilgili basın açıklaması yaptık.
·         Ege Bölgesi Tabip Odaları olarak Taksim Gezi  Parkı Direnişi ve Dr. Ali Çerkezoğlu'nun gözaltına alınması ile ilgili basın açıklaması yaptık.
·         TMMOB ile alınan kararla ilgili protesto yürüyüşüne katıldık ve basın açıklaması yaptık.  
·         Afyon'daki bir öğretim üyesi meslektaşımızın (ilaçların yapımında domuzdan elde edilen materyallerin kullanımı ile ilgili) açıklamasını halk sağlığını tehlikeye atan ifade olduğu için protesto eden açıklama yaptık. 
·         Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan bir meslektaşımızın uğradığı hakaret sonrası açılmış olan davayı kazandık. Sanık ceza aldı ancak ceza ertelendi. Bu konuda basın açıklaması yaptık.
·         İzmir Enternasyonel Fuarı çalışmaları ile ilgili toplantıya Odamız adına Dr. İrfan EKER katıldı. Fuarda bizim de Oda olarak bir standımız olacak ve sağlık sorunlarını halka anlatacağız. 
·         EXPO projesi var. Baştan beri belirttik. Bu proje İzmir'in akciğeri İnciraltı'nı hedef alan bir projedir. Şehir Plancıları Odasının İnciraltı projesiyle ilgili yapmış olduğu toplantılara Dr. Ceyhun Balcı toplantılara katılıyor. Şu anda da toplantıdadır. 
·         Hekime yönelik şiddete karşı basın açıklaması yaptık. Başbakan yaptığı açıklamalar ile şiddetin baş sorumlusudur dedik.
·         17 Temmuz'da İzmir İl Sağlık Müdürü’nü ziyaret ettik. Gündem geçici görevlendirmelerle ilgili idi. Geçici görevlendirmelerle ilgili 1. Basamağa cep mesajı ve mail gönderdik. Sadece 3-4 başvuru geldi. Bunları ilgililerle paylaştık. İl Sağlık Müdürü bir çok konuda aynı görüşleri paylaştığını belirtti, hatalı bir şey varsa düzeltmeye hazır olduklarını söylediler.
·         Sky TV canlı yayınına Oda başkanımız Dr. Suat Kaptaner katıldı.
·         İzmir şehir suyundaki tehlikeler hakkında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz KOCAOĞLU ve İzsu Genel Müdürü Ahmet Alpaslan’ı Dr. Oya Otyıldız ve Dr. Ali Osaman Karababa ile birlikte ziyaret ettik. Efem Çukuru ve Manisa Gördes’de çıkarılan maden hakkında paylaşımda bulunuldu, Efem Çukuru konusunun önemi vurgulandı. Belediye diyor ki: elimizden geleni yapıyoruz, yasal olarak kazanıyoruz ama iş yine devam ediyor, durduramıyoruz. Eylül ayından itibaren meslek odaları ile platformun daha aktif çalışmasını ve belediyeden bu konuda yardım istendiği iletildi.
·         Cumhuriyet İçin Güçbirliği platformu olarak Silivri’deki duruşmalar hakkında basın açıklaması yaptık, 5 Ağustos'ta yapılacak olan duruşmaya katılacağız. 
·         Özel Sağlık kuruluşları ile ilgili yeni bir yönetmelik açıklandı. Hastane ve Tıp Merkezlerine yazdık. Hukuki süreç konusunda girişimlerde bulunacağız.
·         Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarının kamuoyu ile paylaşılmaması hakkında yayınlanan genelge yayınladı. Bu konuda girişimlerde bulunacağız, sağlık çalışanına yönelik şiddetle ilgili açıklama yapmaya, yayınlamaya devam edeceğiz. 
·         Helal kan konusunda Kızılay Başkanının yaptığı açıklamaya ilişkin basın açıklaması yaptık, başkanı istifaya davet ettik. 
·         İşyeri hekimliği hakkında yeni yönetmeliğinin bazı maddelerinin 2016 yılına ertelenmesi ile ilgili ve yönetmelik hakkında bayram sonrası toplantı yapacağız.  
·         TTB Genel Sekreteri Dr. Beyazıt ilhan’ın (Abdullah Öcalan'ın bağımsız hekimlerce değerlendirilmesi ile ilgili adalet Bakanlığı'na yapılan başvuru) açıklamaları hakkında TTB’den bilgi istedik. Henüz bir açıklama gelmedi.
·         Aile hekimlerine nöbet konulması kararı hakkında bir basın açıklaması yaptık. Aile Hekimleri Derneğini ziyaret ettik.
·         Torba Yasanın Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği maddeleri ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı'na başvurduk.
 
·         Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi asistan kontenjanları hakkında sıfır kontenjan nedeniyle hastanede yapılan toplantıya Av. Mithat KARA ve Dr. İlgül BİLGİN katıldı. Ayrıca 30.07.2013 Salı günü hastane yöneticileri ve asistanların katıldığı toplantıya Dr. Suat KAPTANER de katıldı.
·         Çalışılan kuruma ikamet edilen yerin 30 km olmasını düzenleyen KHK ile ilgili açılan davayı kazandık.
·         Zorunlu Mesleki Sorumluluk sigortası hakkında TTB ile birlikte Odamız hukuk bürosu birlikte çalışmalar yapmaktadır.
·         Muayenehane açmak artık serbest, döner sermayeden pay alınabilir, şu anda yasal bir engel yoktur.  
·         Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul'da muayenehanelerle ilgili bildirimde bulunmuş. İzmir’de bu konu henüz gündeme gelmediği, gereğinde girişimde bulunacağız. 
 
 
Çevre Sağlığı Sorunları (Dr. Zeliha Öcek, Dr. Raika Durusoy ve Özer Akgüner)
Dr. Zeliha Öcek : Sağlık alanındaki mücadelede çevre çok önemli hale gelmiştir. İzmir’in suyunun neden kirlendiği konusunda, Manisa Gördes ve Efem Çukuru hakkında Özer AKGÜNER, Gaziemir’de bulunan eski kurşun fabrikasında biriken nükleer atıklar halk sağlığını ciddi boyutta etkilemektedir, bu süreçle ilgili olarak da Dr. Raika DURUSOY bilgi verecektir.  
Özer Akgüner : (Gazeteci, EGEÇEP yürütme kurulu üyesi)
İzmir’in suyunun kirlemesi altın madenciliği ve nikel madenciliği hakkında bilgi verdi. Efem Çukuru’nun barajlar havzasında bir köy olduğunu, Çamlı barajının yapılmasına ÇED’in olumsuz rapor verdiğini söyledi.
İzmirde iki vahşi kirlenme vardır, 1. Altın madenciliği, 2. Nikel madenciliği. Efem çukuru İzmir’in barajlar havzasında bir yerdir. Hem altın, hem baraj aynı havzada olamaz. Hükümet o zaman baraj yapılmasın, İzmir’in bu suya ihtiyacı yok demiş. Gördes’ten İzmir’in suyunu sağlarız demiş. 2 yıl Önce Aziz Kocaoğlu ya altın madeni olmayacak, ya da İzmir’i başka yere taşıyacağız dedi. 2 yıldır altın madeni işletiliyor. Aziz Kocaoğlu elinden geleni bu konuda yapmadı.
Efem Çukurunda derelerde balıklar ölmeye başladı ve köylülerin yetiştirdiği hayvanlardan ölenler oldu. Köylüler mücadele etti. İzmir halkına da bu durum yeterince anlatılamadı.  
Altın madeni içme sularındaki arseniği arttırmaktadır. Yer altından çekilen suyun arsenik oranı yüksektir. Böyle önemli bir yerde bu barajın yaptırılmamasında AKP hükümeti neden olmuş ve İzmir’e Gördes’den içme suyu sağlanacağı konusunda söylemleri olmuştur. Gördes’ten verilen su da kirli. Barajların tam ortasında Nikel madenciliği başladı. Turgutlu Çal dağında açık havada nikel madenciliği yapılıyor ve bu asitler yeraltı sularına karışıyor. Efem, Gördes, Turgutlu bu madenler nedeni ile tehlike altında.
Dr. Raika Durusoy : Eylül (2012) ayından beri nükleer karşıtı platform toplantılarına katılıyorum. Nükleer atıkla ilgili 2008 yılında da Gaziemir’de bulunan kurşun fabrikası  gündeme geldi, belirgin bir önlem alınmadığı ve nükleer atıkların fabrikanın her yerine bulaştığı konusunda bilgi verdi. Atıkların daha derin bir yere gömüldüğünün söylendiğinden bahsetti. Almanya’dan gelen bir ekip ölçüm yaptığında radyoaktif madde oranların çok yüksek olduğunun görüldüğünü, fabrika çalışanlarında da kurşun zehirlenmesi olayları olduğunu ve bu durumun iş sağlığı açısından önemli olduğunu belirtti. Bu Fabrika 1940 yılında kurulmuş. 2010 yılında sahibinin ölümünden sonra varislerince kapatılmış. Bu arsayı TOKİ satın alınca radyoaktif atıklar gündeme geliyor. Fabrika açık olduğu dönemde çalışanları zaman zaman İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi’ne gönderilerek 2-3 ay yatarak kurşun zehirlenmesi nedeni ile tedavi görüyormuş. Fabrika Kurşun fabrikası fakat 2008’de nükleer reaktör parçalarının eritildiği ve tüm fabrikaya bulaştığı haberleri yayınlanmış. Olasılıkla Fabrikada kaçak nükleer rektör parçaları eritilmiş. Fabrika tel örgülerle kapatıldığından fabrika tel örgüleri dışında ölçüm yapan Almanlar burada bile yüksek oranda radyoaktivite saptamış. Bu alan çocukların oynadığı alan.  Yörede yalnızca çalışanların değil, vatandaşın da sağlığının etkilenmesi söz konusudur dedi.  Fabrika çalışanlarının ve yöre halkın sağlık taraması yapılması talep ettiklerini iletti. . İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu  ile görüştüğünü ve bu konuda çalışmalara Yönetim Kurulu’nun da tamam dediğini ancak bu çalışmaların yapılmasının ve sağlık problemlerinin tespit edilmesinin zor olduğunu iletti. Halk sağlığı olarak bu konunun peşinde olduklarını söyledi. Nükleer santral kurulmaması için etkinlikler yapıldığını belirtti. Hekimlerin bu konuda duruşunu sergilemesi gerektiğini söyledi. Nükleer Karşıtı Platform ve Halk Sağlığı Komisyonu olarak birşeyler yapmaya çalışıyoruz. Mart ayında nükleer karşıtı platform etkinlik düzenledi, vatandaş duyarlı.
Dr. Zeliha Öcek :  Nükleer atıkların vb. etkenlerle ilgili sorunların uzun yıllar sonra ortaya çıkacağını, hekimler olarak bunun kanıtını ortaya koymaya çalışıyoruz.
Dr. Mete Güzelant : Manisa Gördes’le ilgili İzsu Genel Müdürü Ahmet Aslan ile görüştük. Genel Müdürü bize nikel madenin su havzasında olmadığını söyledi.
Özer Akgüner :Bu dava sürecinde İzsuya su havzasında olup olmadığı sorulduğunda net bir cevap alamadıklarını, İzsu’nun bunu bilmediğini muallak bir yanıt verdiğini söyledi. İçme suyu havzası içinde kalıp kalmadığını araştıracaklarını söylediklerini ve bir kısmının havza içinde kaldığını açıkladıklarını söylediler. Urla’da da 4 baraj alanı olduğunu, İzsu’nun  buralardan da su alacağını belirtti. Ve İzsu’nun çelişkili olduğunu ve gereğini yapmadığını söyledi.
Dr. Raika Durusoy :  Gördes’de halka yönelik bir etkinlik yapılacak ve sağlık taraması yapılmasını istiyorlar.  
Dr. Hüseyin Aydın Turan : İnsanın kıymeti ne kadar?. Hep biz kanıt bulmak zorunda kalıyoruz. Burada önemli olan konunun ihtimal hesabı yapılmalı ve ekip oluşturulması gerekmektedir.  
Dr.Ergün Demir :  Karaburun’da bulunan arkadaşlar rüzgar enerji santrallerinin gürültü yaptığını söylemekteler, bu konuda hekim arkadaşlardan talep olmaktadır. 15 Ağustos’ta İzmir’e  yürüyecekler. Köylüler çok yakınıyor, gürültü ölçümü yapılabilir mi?
Dr. Zeliha Öcek :  Karaburun’daki rüzgar enerji santralleri konusunu Halk Sağlığı Komisyonu olarak gündeme alacağız.   
Dr. Yıldıray Orhon : Rüzgar gülleri nedeniyle evlerinde oturamıyorlar. 1200 rüzgar enerji santrali kurulması planlanıyor ve bununla birlikte 3 köy haritadan silinecek. Balık çiftlikleri de sorun. 17 Ağustos’ta Karaburun’da miting yapılacak. Bu konuda yöre halkı katkı beklemektedir. Aliağa’daki termik santral grubundaki arkadaşlar da bu mitinge destek veriyor. Rüzgar enerjisi nedeni ile köylüler keçilerini ya sattı, ya keçiler telef oldu. Kimse evinin önünde oturamıyor.
 

 
Birinci Basamakta Geçici Görevlendirmeler
Dr. Altan Gökgöz : Asistan hekimler ile ilgili geniş olarak konuşmak istediklerini ve gündem maddesine alınmasını istedi.
Dr. Kemal Özbek : Gündem bir hafta önce oluşturulmuş ve tüm üyelere bildirilmiştir. Gündemde değişikliğin nasıl yapılacağı Yönerge ile tanımlıdır. Bu nedenle şu anda gündemi değiştiremeyiz.
Dr. Ergün Demir :  Acil servis sorunları 1. Basamak ve gezi süreci hakkında da bilgi vereceğim. Mayıs ve Haziran ayında sorun ve çözüm önerilerini getirmiştim. Genel Sekreterimize de belirtmiştim.  6 aydır yoksullara oral kontraseptif verilmiyor. Genel Sekreter, Halk Sağlığı Müdürü ve İl Sağlık Müdürü’nün iyi niyetlerini ilettiklerini belirtiyor, fakat 6 aydır vahşi görevlendirmeler devam ediyor.
Geçici görevlendirmeler hukuksuz bir şekilde devam etmektedir, yıllık izinlerde olan ve sağlık problemi olan arkadaşlar da görevlendirilmektedir. Bu, tehdit ve şantajla yapılmaktadır. Acil servislere günübirlik görevlendirmeler yapılıyor. Acil tıp uzmanı hekim ve personel eksikliği konusunda sorunlar vardır. 
Acil nöbeti tutulan yerlerde fiziki koşullar yetersiz ve personel de yetersiz. Acildeki hekimlerle görüşme önerisini tekrarlıyorum. Seferihisar’da görevli iken 3 saat sonra Selçuk’ta nöbetçi olduğum bildirildi. Hekim arkadaşlara tehdit, şantaj devam ediyor, o nedenle Tabip Odası’na bildiremiyorlar. Beni de sağlık grup başkanı tehdit etti. 6 ay geçici görev dediler.
Hiçbir acilde günü birlik görevlendirmeler yapılmamalı, yılladır yapılıyor. Bu sorun devam ederken, Aile Hekimlerine aynı görevlendirmeler geldi. Acil nöbeti tutulan yerlerin donanımları yetersiz, ambulanslar yetersiz, önerilerimizi size yazılı olarak da iletelim.
Gezi ile ilgili Forum yapmak istedik. Forumu kurumlar yapmaz, bireyler yapar. Kurum olarak biz yaparız dediniz.
Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan toplantıyı Hekimder yaptı. Medimagazin yazıyor. Siz o dernekle toplantı yapıyorsunuz.
Dr. Emine Yılmaz :  Geçici görevlendirmeler en az 15 gün önceden haber verilmeli, yoksa gitmek zorunda değilsiniz.  (kendisine Dr. Ergün Demir ve Fatih Sürenkök tarafından artık e-mail yoluyla görevlendirmelerin duyurulduğu, geçmişte itiraz eden ve dava açan bir hekimin sonunda Van’a gönderildiği aktarıldı)
Dr. Ülkümen Rodoplu : Geçici görevlendirmeler ile ilgili il içi il dışı net bir duruş sergileyemedik. Geçici görevlendirmeler faks emriyle gelir, meslek odası git sonra itiraz edersin der, aile hekimleri kendi başlarının çaresine bakmaya çalışıyor. En önemli konu acil servisle ilgili, hayatında hiç nöbet tutmamış meslektaşımız için kabus dolu saatler ikincisi hasta için korkunç. Biz bunu niye topluma anlatamıyoruz? Eylem yapılıyor, bu korkunç durum ile ilgili halka yönelik çalışma yapılmıyor. Ambulans hekimliğini kaybettik. ATT’leri vatandaş doktor sanıyor. Fiziki koşullar çok kötü, ambulansların durumu çok kötü.  Aile Hekimlerinin dövizlerine baktım 30 saat çalışmam vb. asıl mücadele alanı bu değil. Ergun’a yürekten katılıyorum. Önerim; Bir komisyon kuralım. Bir eylem planı hazırlayalım. Aile hekimi, Halk sağlığı, acil hekimleri bir araya gelelim.
Dr. Hüseyin Turan Aydın:  Pratisyenlere hiç değer verilmiyor. Acil tıp uzmanı yetersiz. Acil hekimlerinin nöbet saatlerinin ayarlanması gerekiyor. Tecrübeli hekimlerle birlikte çalışmalar yapılması gerekiyor. Geçici görevlendirmelerle ilgili adil olunmuyor, dengesizlik var. Nöbet yerleri göz, kbb vb uzman hekimlerle takviye edilebilir.
Dr. Nezaket Kaya: Bu konuşmaları dinleyince 25 yıl önce intern iken yaptığımız Halk Sağlığı stajımız aklıma geldi. Sahil Evleri, Narlıdere bölgesi’ndeki restoranları hijyenik açıdan denetliyorduk. Ön masalar çok düzgündü, en şık restoranların bile mutfakları çok pislik içinde idi ve uzun süre oralarda yemek yiyemedik. Bu duruma uyarlarsak; Oda sekreterimizi dinleyince işler yürüyor gibi geldi, Ardından Dr. Ergün Bey’i dinleyince biri ön masa (yaptıkları işleri küçümsemiyorum ama  niyetleri iyi gibi söylem) arka tarafta ise hekimler umudunu kaybetmiş, kimi şövalyelik yapıyor savaşıyor, kimi torpille işi götürüyor, kimi sessizce bulaşmamaya çalışıyor. TO sından umutlarını kesmiş ve kopuk gibi görünüyor. Bu durum beni çok üzdü.
Dr. Ergün Demir :  Tüm TSM lerden Cuma günü bir mail üzerinden 5 veriyi içeren rapor istendi.
Dr. Tuğrul Şahbaz :  Geçi görevlendirmelerle ilgili 2. Basamaktaki hekimlerin de durumu kötü.180 saat nöbet tutuyorlar. Oda avukatları aracılığıyla ne yapılabilir?
Dr. Fatih Sürenkök : TTB’de aile hekimlerinin acil servis nöbetleri ile ilgili formasyon almaları gerektiği konusu gündeme geldi, bu konu ile ilgili olarak Öneri: İl Halk Sağlığı Müdürlüğü ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nden geçici görevlendirme yapılan hekimlerin listelerinin istenebilir, bunu talep etme hakkımız var ve bu listeleri de bize vermek zorundadırlar. Hukuksuz işlemlerle ve acil hekimliği eğitimi almadan görevlendirilen hekimleri tespit edelim. Basını birazda CHP kullansın, milletvekilleri konuşsun.
Dr. Kemal Özbek:  1983 mezunu EÜ mezunu acil serviste hiç çalışmamış bir arkadaşım acilde görevlendirildi, bu konu ile ilgili olarak halkında sağlığını koruyup kollayarak çalışma yapılması gerekir. 1992 yıllarında, bu Oda’da, Sayın Dr. Zuhal Amato başkanlığında, sağlıklı kentler toplantıları yapıyorduk, kentin Acil Sağlık Hizmetlerinin nasıl sunulması gerektiğini konuşuyorduk. Aradan 20 yıl geçti, 2013 yılında da aynı konuları konuşuyoruz. Bu durum üzüntü verici. Hükümet birçok alanda (örneğin iş sağlığı) eğitim  zorunlulukları tanımlıyor, bu konuda görevlendirilen arkadaşları eğitmiyor.
Dr.Ümit Bal : İğneyi kendimize batırmamız gerekli. Tam gün delinmiş durumda. Hekimler ücret karşılığı acil nöbet tutuyorlar dedi.  Gönüllü gidince hekimler 450 TL karşılığı nöbet tutmayı kabul edebiliyorlar. İnandırıcı olmuyoruz. Yasa, yönetmelik farklı, uygulama farklı.
Dr. Fatih Sürenkök : Uzman hekim bir arkadaşının uzman hekim olduğu halde acil nöbeti aldığını ancak dava açtığı halde kabul edilmediği hatta Kilis’e geçici görevle gönderildiğini söyledi. Kurumsal olarak girişimde bulunmalıyız dedi.
 
Gündem-4
        a) Gezi Süreci (değerlendirme, dayanışma, öneriler)
        b) Sağlık çalışanına şiddet haberleri genelgesi
        c) TUS sorularının açıklanmaması
        d) Aile hekimlerine nöbet
        e) İşyeri Hekimliği'nde yeni yönetmelik        
Dr. Cudi Ferat Buran :   Forumlara katıldığını acil konusunda bilgi verildiğini, halkın kaldığı bu durumlarda üzerimize düşen bu sorumlulukta nasıl bir yol izlemeleri gerektiği konusunda paylaşımların olduğunu, ancak yapılmasını talep ettikleri forum için neden Odanın izin vermediğini sormak istediğini belirterek, “forum Tabip Odası’nın kurumsal yapısını nasıl olumsuz etkiler?”
Dr. Mete Güzelant : Biz forum planları yaparken böyle bir öneri geldi. Böyle bir ihtiyaç vardı. Forumun yapılacağını ancak Temmuz tatil dönemi olduğu için bu dönemde yapılamadı.  
Dr. Fatih Sürenkök : Yönetim Kurulunun forumla ilgili  bir kararı var  mı? Varsa bunu ben Yönetim Kurulu üyesi olarak neden bilmiyorum. Yazının içeriğinde kurumsal yapımıza zarar verecek cümlesi ne anlama geliyor?  Gezi süreci içerisinde biz ne yaptık bu konu ile ilgili bir karar var mı? Ben görmedim. Geçtiğimiz ay İTO önünde yaptığımız forum çok güzeldi.
Dr. Ergün Demir : Forumlar kurumlar üzerinde yapılmaz. Odada sunum yapmanın ne sakıncası var? Birlik ve beraberlik olacak mı? Biz şöyle düşünüyoruz diye bana ve Tuğrul’a haber verilse daha iyi olurdu. Önemli olan birlikte mücadele edilecek mi? Edilmiyecek mi?
Dr. Tuğrul Şahbaz : Odaya forum için dilekçe verdim. İlginç Hanım bana skannerden geçirip bir cevap verelim dedi.
Dr. Kemal Özbek : Tuğrul Bey, ‘ben bunu yönetimden duymak isterdim’ demek istiyor. Bu yönetimin kaçırdığı bir fırsat olmuş. Ben de geçtiğimiz ay hekim meclisi toplantısı sonrası Odamız önünde yapılan forumdan çok etkilendim. Bu toplantılar dayanışmamızı arttırır diye düşünmüyorum.  Yönetim bu istekleri dikkate alır.
Dr. Fatih Sürenkök : Yönetim kurulu üyesi olarak kararı öğrenmek istiyorum. Karar defterini görmek istiyorum.
Dr. Ali Ağzıtemiz :  Mete tek başına kalıyorsa ben hüzün duyuyorum. Biz bu odada kılıç kalkan kuşanarak nereye varabiliriz? Bir sonuca gitmek istiyorsanız kaldırım taşlarını iyi döşememiz lazım. İnsanlar karşısındaki kişileri düşman olarak algılamasınlar. Toplantıları Odada yapamıyoruz. Baroda toplantı yapıyoruz. Onur Hamzaoğlu toplantısı gibi. Hekim meclisi toplantılarına da baktığımızda sadece demokratik katılımcı hekimler katılıyor. Hekim Güçbirliği neden bu toplantılara katılmıyor? arkadaşlar nerede? Bu olay sizi Hekim Der’e yakınlaştırır. Bizim isteğimiz bu değil. Yönetim Kurulu kendisini çok iyi değerlendirmeli. Türk Tabipleri Birliği’nin tarihi böyle hesaplara bitecek bir tarih değildir. Tabandan bambaşka bir kuşak geldiğini gördük. Yönetim Kurullarına seçilmiş olmanın görev tanımı organizasyondur. Yapmak istediklerimize engel olunuyor. 
Dr. Ayşin Zeytinoğlu : Tıp fakültelerine bir genelge geldi. Yaptığımız bilimsel çalışmaların yayınlanması için İl Halk Sağlığı Müdürlüğünden izin almamız gerektiği konusunda. Bu bir karabasandır. Diktatörlükte görülen bir yöntemdir. Yök’ten geldi. Bugün Av. Mithat beyle görüştüm. Bu konuyu hekim meclisinin Ağustos ayında ele alması gerektiğini düşünüyorum.
Yaptığımız bu toplantılar önemli toplantılar, ancak toplantıda sadece temsilciler var.  Hekim meclisi temsilcilerden oluşuyor. Ama burada konuşulanlar aktarılamıyor. Kararların bütün üyelere e-mail olarak duyurulmasını önerdi. Hekim meclisi ne yapıyor ne ediyor. Bu konuda paylaşımın olması gerekiyor.
Dr. Mete Güzelant :  YÖK’den gelen başka bir anlamda. Üniversitelerin Devlet Hastanelerinde yaptıkları çalışmalar Bakanlık izni olmaksızın yayınlanamaz diyor.
Dr. Şükriye Kaplan Uzunoğlu :  Ayşin hamıma katılıyorum. Biz Özel hekimlik grubu olarak yaptığımız toplantıdaki bilgileri arkadaşlara duyuruyoruz. Mecliste konuştuğumuz konuları özel hekimlik grubu olarak her toplantıda paylaşıyoruz.
Dr. Fatih Sürenkök : Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan toplantıyı Oda olarak yaptığımızı söylediniz. Bu toplantı bir hekim toplantısı değildi. Özgür Niflioğlu bu toplantıya yönetici olarak katılmış mı? Hekim meclisi tutanakları web sayfamızda yayınlanmalı e-mail olarak duyurulur. 
Dr. Kemal Özbek :  Divan kurulu olarak toplantı sırasında aldığımız notları yayınlanmak üzere Yönetim Kurulu’na iletiyoruz.
Dr. Altan Gökgöz : Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan toplantıya asistanlar, TTB’nin  bölücülük yaptığı söylenerek çağrıldı. Hekimder yöneticilerinden Dr. Özgür Niflioğlu katılmıştır. Asistan Hekim kolunu yeniden oluşturalım dedik henüz cevap alamadık. Neyin toplantısı yapıldı, neyin propagandası yapıldı? O toplantı İTO yönetimi + HEKİMDER+ AKP üçgeninde yapıldı. Yönetim bize bilgi versin. Yönetim Kurulu ile ilgili yaptığımız eleştirilerde Dr. Kemal Özbek savunma yapmaktadır, bu eleştirilere Yönetim kurulu üyeleri de cevap verebilir dedi. 
Dr. Kemal Özbek : Tabip Odası ve Hekim Der, böyle bir birliktelik olmaması gerekir.
Dr. Mete Güzelant :  AEAH’de yapılan toplantıya Dr. İlgül BİLGİN ve Av. Mithat KARA katıldı. Bugün, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan toplantı tamamen asistan hekimler ile ilgili bir toplantıydı. Hastane yöneticileri ile yapılan toplantıya da Dr. Suat KAPTANER katıldı, lütfen konuşmalarınıza  dikkat edelim.
Dr. Nezaket Kaya: Asistan sorunlarının gündeme getirilmesi konusunda toplantıdan bir ay öncesi gündem belirtilmesi istendi. Gündem toplantıdan 10 gün öncesine kadar belirlenmeli diye karar aldık. Siz bu gündem maddesini önermediğiniz için gündeme alınmadı. Gelecek toplantıda gündeme alabiliriz.
Dr. Fatih Sürenkök : Mete Bey ile 2-3 hafta önce Abdulah Öcalan ile ilgili konu açıldı. Sağlık durumu ile ilgili Abdullah Öcalan’ın avukatları resmi olarak TTB’ye başvurusundan sonra hiçbir ayrım yapılmaksızın Adalet Bakanlığına müracaatta bulunuldu. Biz TTB olarak ceza evlerinden gelen başvurularda da aynı işlemi yapıyoruz. En az 100 hükümlü için aynı başvuru Adalet Bakanlığı’na avukatlarının talebi doğrultusunda yapıldı. Önce Adalet Bakanlığı’na yazıyoruz. Abdullah Öcalan ile ilgili de aynı süreci izledik ve Adalet Bakanlığı’na yazdık.  Hala cevap vermediler. Bakanlık kabul etmez diye dua ediyoruz. Hatta kabul ederse ne yapacağız diye düşündük. Bu konu ile ilgili ben Yönetim kuruluna bilgi vermiştim ancak yönetim kurulu hiçbir bilgi almamış gibi davrandı. İstanbul’da başkanlar toplantısında da konuşuldu. Yönetim kurulunda da bu konuyu konuştuk. En zoruma giden yönetim kurulu adına bir yazı yazıyorsunuz yönetim kurulu üyesi olarak bu yazının yazıldığından benim haberim olmuyor. Bir yazı yazılıyorsa banim haberim olması gerekiyordu.  Belki şerh koyacağım durumlar olabilir. Kaç kez bana yazılı olarak bildirin dedim.
Dr. Mete Güzelant :  TTB’ye yazılan yazıyla ilgili karar defterine şerh koyabilirdiniz.
Dr. Fatih Sürenkök : Yazıyı bana bildirmeden nasıl şerh koyabilirim.
Dr. Mete Güzelant :  Öncelikle hekimlerle paylaşma konusunu anlatacağım. Burada konuştuklarımız kesiliyor anlamını kaybediyor, daha divan tutanakları netleştirmeden Özel Hekimlik grubunda paylaşılıyor. Bu çok yanlış.
Örneğin öğrencilere karşıymış gibi anlatılmış. Ben ne söyledim. Ben herkesin siyasetle uğraşmasından yanayım. Yanımda - karşımda olabilir. Önemli değil. Ama benim söylediğim şuydu: bir Meslek Odası seçiminde bazı öğrencilerin Demekratik Katılımcı hekim önlüklerini giyerek bütün gün tezahürat yapmaları yanlış dedim. Tabip Odası seçimine öğrencilerin müdahale etmesi doğru değil dedim. Çünkü hala doktor değiller. Bu birincisi.  ikincisi TÖK’ü kurmadık, çünkü tüzüklerinde şöyle yazıyor; 1250 madde TÖK yüksek öğrenimde ana dilde eğitim yapılmasını savunur diyor. 1280’inci madde TÖK sınıfınız toplumu hedefler diyor. Öğrenci kolunun böyle bir hedefi olamaz. Bu bir öğrenci kolu,  komünist parti değil .
Diğer konu, TTB Ara Genel Kurulu. Fatih Sürenkök beni yalan söylemekle suçladı. Size açıklıyorum. TTB Ara Genel Kurulu kararı “TTB Genel Kurulu oy çokluğu ile kamusal alanda anadilin kullanılması ve anadilde eğitim konusundaki çekincelerin kaldırılmasını savunur”  diyor. İşte sorun burada.
Beyazıt İLHAN konusunda Fatih Bey bize bilgi verdi. Ama 13 gün oldu hala TTB’den bir açıklama gelmedi. Mesele benim bilmem değil, hekim kamuoyunun bilmesi. Biz Öcalan da dahil her hükümlünün muayene olma hakkı olduğunu biliyoruz. Hekim kitlesi merak ediyor. Beyazıt İLHAN biz bu konuyu kamuoyuna açacağız demedi. Neden cevap verilmiyor? 
Dr. Ergün Demir :  Önerim, rekabet edenleri tüketir. Gündemi tartışalım. Saha dışına çıkmaya gerek yok. SES suçlandı, AKP yandaşı sendikalar yönetimi aldı.
Dr. Mete Güzelant :  Bu saha dışı değil, TTB Ara Genel Kurul Kararı, paylaşmayacak mıyız?
Kapanış – (Dr. Kemal Özbek) :

Planladığımız süreyi çok aştığımız için gündemdeki bazı konuları görüşemedik. Ay boyunca e-grup üzerinden görüşlerimizi paylaşabiliriz. Katıldığınız için hepinize teşekkür ederim.