Basından Seçmeler
Anket

Tıbbiyeli
Suat Çağlayan
scaglayan@htgazete.com.tr
Tıbbiyeli..
06 Eylül 2010 Pazartesi, 13:50:12
İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Ceyhun Balcı, bir ileti göndererek yayınına başladıkları “Tıbbiyeli” hakkında bilgilendirdi.
www.izmirtabip.org.tr/dergi sayfasına girince çok mutlu olduğum bir gazete ile karşılaştım.
Öncelikle bu gazetenin adının ‘Tıbbiyeli’ olması heyecanlandırdı beni...
Çünkü ‘tıbbiyelilik’ çok farklı niteliklere sahip olmayı gerektiren bir özellik...
Ve ben, bana ‘tıbbiyeli’ denilmesinden gurur duyan biriyim.
Tıbbiyeli olmak için elbette önce hekim olmak gerekir.
Ama bunun ötesinde, bu niteliği hak edebilmenin başka koşulları da vardır.
Bunlar; yurtseverliktir, etik ve deontolojik değerlere saygıdır, kişisel çıkarların göz ardı edilebilmesidir, özveridir, elbette ülkenin duyarlıklarının yüreğin derinlerinde duyulmasıdır...
+
‘Tıbbiyeli’ adının, ‘Tıbbiyeli Hikmet (Boran)’a karşı bir vefa borcu olarak verilmiş olması ise başka bir güzellik...
Dergiye esin kaynağı olan Tıbbiyeli Hikmet, İstanbul’u işgal eden ve 3. sınıf öğrencisi olduğu Asker-i Tıbbiye-i Şahane’yi ele geçiren İngilizlere karşı. Tıbbiye’nin kuleleri arasına büyük bir Türk Bayrağı’nı asan yurtseverdir.
Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşları bu kahramanlığı, Tıbbiye’nin kuruluş yıl dönümü olan 14 Mart 1919’da göstermişlerdir.
Bu nedenledir ki 14 Mart tarihi tıbbiyelilik ruhunu taşıyanlarda basit bir kuruluş yıl dönümünün ötesinde anlam taşır.
Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının emperyalizme karşı başkaldırdıkları ve ‘tıbbiyelilik ruhu’nu taçlandırdıkları tarihtir 14 Mart...
+
Tıbbiyeli Hikmet, Eylül 1919’da toplanan Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal’in yanındadır...
Orada, ‘manda’yı savunanlara karşı keskin konuşmalar yapar...
Söz alarak Mustafa Kemal’e döner ve “Paşam,” diye başlar konuşmasına...
“Temsilcisi bulunduğum ‘Tıbbiyeliler’ beni buraya bağımsızlık davamızı başarma yolundaki çalışmalara katılmak üzere gönderdiler. Manda’yı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar kim olurlarsa olsunlar şiddetle reddederiz. Örnek olarak, manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddederiz...”
Mustafa Kemal de alnından öptüğü Hikmet’e; “Evlat müsterih ol, azınlık kalsak bile mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal, ya ölüm!” güvencesini verir... Bir şey daha var; Tıbbiyeli Hikmet, Kurtuluş Savaşı’nda İzmir’e ilk giren birliklerde sıhhiye subayıdır...
+
Dedim ya, ‘tıbbiyeli’ sözcüğü insana apayrı duygular veriyor.
Bu sözcüğün -Tıbbiyeli Hikmet’in kişiliğini de anımsatarak- İzmir Tabip Odası’nın gazetesinde yaşatılmasının büyük anlamı var.
Sağlık sisteminde değişiklik savıyla yola çıkanların, hekimlik mesleğinin onurunu ayaklar altına aldığı bir dönemde ‘Tıbbiyeli’ gazetesi meslektaşlarımız için bir ‘soluk’ olacak.
İzmir Tabip Odası’nı yöneten arkadaşlarımız, tıbbiyeliliğin ilke ve değerlerini ‘Tıbbıyeli’de eminim en yukarda tutacaklardır.
‘Tıbbiyeli’ye, başarı dileklerimle “hoş geldin” diyorum.

Fikret BİLA
Yalçın BAYER