Basından Seçmeler
Anket
IV-Aile Hekimliği
aa-) Genel Düzenleyici İşlemlere Karşı Açılan Davalar
1-) 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı iddiası ile, İzmir ilinin Pilot il olarak belirlenmesi işlemi ile buna bağlı uygulanması öngörülen Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik bir kısım maddelerinin, bu maddelerin iptali halinde tamamı uygulanamaz hale geleceğinden tüm hükümleri ile iptalleri istemi ile açılan dava, Danıştay 5. Dairesi’nin 2006/5139 E – 2009/2345 K. Sayılı, 06.05.2009 tarihli kararı ile sonuçlanmıştır. Danıştay 5. Dairesi kararında, Anayasa Mahkemesi tarafından, 5258 sayılı yasanın iptali istenen hükümlerinden yalnızca 3. maddesinin son fıkrasındaki bir ibarenin iptaline karar verilmiş olması, diğer maddelere yönelik anayasaya aykırılık iddialarının ciddi bulunmaması nedeniyle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karar ile, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında yer alan ve aile hekimlerinin performans değerlendirmesinde sevk oranlarını kriter olarak belirleyen maddedeki “sevk oranları” ibarelerinin iptaline, yönetmeliğin diğer maddelerinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmiş olup temyiz incelemesinin sonucu beklenmektedir.
2-) 5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun’un Anayasa’ya aykırılığı iddiası ile ve her durumda özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin hukuka aykırılığına dayanılarak, İzmir ilinin Pilot il olarak belirlenmesi işlemi ile buna bağlı uygulanması öngörülen Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları hakkında Yönetmelik’in bir kısım maddelerinin, bu maddelerin iptali halinde tamamı uygulanamaz hale geleceğinden tüm hükümleri ile iptalleri istemi ile açılan dava Danıştay 5. Dairesi’nin 2007/6860 E. -2009/2011 K. Sayılı, 15.04.2009 tarihli kararı ile sonuçlanmıştır. Danıştay 5. Dairesi kararında, Anayasa Mahkemesi tarafından, 5258 sayılı yasanın iptali istenen hükümlerinden yalnızca 3. maddesinin son fıkrasındaki bir ibarenin iptaline karar verilmiş olması, diğer maddelere yönelik anayasaya aykırılık iddialarının ciddi bulunmaması nedeniyle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bu karar ile, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ve Sözleşme Şartları hakkında Yönetmelik’in sevk oranlarının belirlenen kriterleri geçmesi halinde ücretten kesinti yapılmasını düzenleyen 18/A maddesinin iptaline, diğer maddelerin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmiş olup temyiz incelemesinin sonucu beklenmektedir
3-) Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik’te 05.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak değişiklik yapılması ile, sözleşmeli çalışmak için yeterli başvuru olmadığında, kamu görevlisi olmayan hekimlerin ve diğer illerden hekimlerin, sözleşmeli çalıştırılmak üzere istihdam edilebilmesine olanak sağlanması ile “Aile hekimliği birinci aşama uyum eğitimi veren” hekimlere fahiş hizmet puanları eklenmesine ilişkin düzenlemelere karşı açılan dava, Danıştay 5.Dairesi 2007/1041 E.-2009/2348 K. Sayılı, 06.05.2009 tarihli kararı ile sonuçlanmıştır.
Aile hekimliği eğitici eğitimlerinde görev alan hekimlere fahiş hizmet puanı verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal talebi, “ aile hekimliği eğitimlerinde eğitici olarak görev yapanların Bakanlık tarafından belirlenmeyip, bu kısa süreli eğitimi yöneten 30’un üzerindeki akademik personel tarafından seçildiği ve eğiticilere verilen ek puanların sadece ilk aile hekimliği yerleştirmelerinde geçerli sayıldığı, anklen atamalarda bu puanların ilgililer lehine bir durum yaratmasının sözkonusu olmadığı, öte yandan aile hekimliği eğiticilerine verilen ek puanların çan eğrisi modeliyle uygulanan ve idarenin takdir yetkisi kapsamında belirlenen puanlar olduğu anlaşıldığından, yeni bir model olarak yürürlüğe konulan ve kimi illerde pilot uygulama aşamasında bulunan aile hekimliğinin yaygınlaştırılması, aile hekimlkiği eğitimi alacakların sayısının artırılması ve bu eğitimi katılımcı olarak aldıktan sonra eğitici olmanın özendirilmesi amacıyla, idarenin takdir hakkı yetkisi kapsamında belli ek puanların sadece ilk yerleştirme işlemlerinde dikkate alınmak üzere eğiticilerin hizmet puanlarına eklenmesinde hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır” şeklinde bir gerekçe ile ve oyçokluğu ile reddedilmiştir.
Karşı oy gerekçelerinde ise, aile hekimliği eğitimlerinde eğitici olarak görev yapanlara yüksek ek puanlar verilmesinin aile hekimliği ilk yerleştirmelerinde hizmet puanları esas alınarak yapılan sıralamayı önemli ölçüde etkilediği, SB Atama ve Nalik Yönetmeliğindeki ek hizmet puanlarına ilişkin düzenlemenin kaldırıldığı, sadece aile hekimliği eğitimlerinde eğitici olarak görev yapan yapanların ek puandan yararlandırıldığı, master, doktoa, bilimsel yayın yapanlara ek puan verilmekten vazgeçilir iken 7-10 gün gibi kısa süreli eğitim içim yüksek puanlar verilmesinin hukuka ve hizmetin gereklerine aykırı olduğu belirtilmiştir.
Karar temyiz edilmiş olup temyiz sonucu beklenmektedir.
4-) Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik’te 24.03.2007 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak değişiklik yapılması ile, sözleşmeli pozisyondan memuriyete geri dönen personelin, 30 gün içinde il içinde yer değiştirme suretiyle atamasının yapılabileceği, daha sonra Bakanlık atama ve nakil mevzuatına tabi tutulacağına ilişkin, yine aile hekimliği uyum eğitimi verenlere fahiş hizmet puanları eklenmesi ile sözleşmeli başvuru yeterli olmadığında, görevlendirme yerine kamu görevlisi olmayan ve başka illerden hekimler ile pozisyonların doldurulmasına ilişkin haksız yerleştirme düzenlemelerine karşı açılan dava, Danıştay 5.Dairesi’nin 2007/2113 E.-2009/2349 K. sayılı, 06.05.2009 tarihli kararı ile sonuçlanmıştır. Aile hekimliği eğitimlerinde eğitici olarak görev yapan hekimlere fahiş hizmet puanı verilmesini düzenleyen değişiklik maddelerine ilişkin iptal talebi, Danıştay 5.Dairesi 2007/1041 E.-2009/2348 K. Sayılı, 06.05.2009 tarihli kararında belirtilen gerekçelerle, oyçokluğu ile reddedilmiştir. Karar temyiz edilmiş olup temyiz sonucu beklenmektedir.
5-) İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen “İzmir İli Aile Hekimliği Yerleştirme ve Görevlendirme Yönergesi”nin, haksız ve kesinleşmemiş hizmet puanlarına dayalı ve dava konusu olan Anayasa’ya aykırı Pilot Uygulama Hakkında Kanun’a dahi uygunsuz olarak kamu görevlisi olmayan ve başka illerden yerleştirme düzenlemelerini esas alan hükümlerine karşı açılan davada, İzmir 2.İdare Mahkemesi 2007/469 E.-sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve hizmet puanları kesinleşmeden yapıldığı gerekçesi ile aile hekimliği yerleştirmesi ile ilgili 8/1. maddesi iptal edilmiştir. Diğer maddelerin iptali istemleri reddedilmiştir. Redde ilişkin kısmı Oda tarafından, kabule ilişkin kısmı Valilik tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz sonucu “dava konusu yönergenin iptali istemli davanın karara bağlanmasından önce davalı idare tarafından iptal edilmesi sebebi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek verilen kararda isabet olmadığı” gerekçesi ile bozulmuş, bozma kararının düzeltilmesi istemi ile tarafımızdan karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Karar düzeltme talebi, Danıştay 5. Dairesi tarafından reddilmiştir. Danıştay 5. Dairesi’nin bozma kararı uyarınca, İzmir 2. İdare Mahkemesi tarafından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
6-) İzmir’deki Toplum Sağlığı Merkezleri sayısının, yönergeye aykırı olarak 47’den 36’ya düşürülmesi ve TSM’lere bağlı birimler açılmasına dair Sağlık Bakanlığı’nın yazısına karşı açılan dava Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 2007/385 E.-2008/702 K. Sayılı, 14.03.2008 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar temyiz edilmiş olup temyiz sonucu beklenmektedir.
7-) SSK Genel Müdürlüğü(Devredilen)’nün 19.03.2007 günlü Genelgesi ile, aile hekimliği pilot uygulamasına başlanan illerde, Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Yönetmelik 26. maddesine dayalı olarak işyeri hekimlerine verilen SSK Hekim yetkisinin, aile hekimliği mevzuatına uygun çalışacak şekilde eğitim almış ve gerekli koşulları temin etmiş olma koşulu ile, Valilikten aile hekimliği yetkisi alınmasına bağlı kılınmasına ilişkin düzenleme sebebi ile, anılan SSK genelgesi ile Yönetmelik 26.maddesinin yetki için aradığı koşullara, yetkilendirilmiş hekimlerden aile hekimliği mevzuatına uygun çalışmanın beklenmesine ve yetki almayanların muayene ve tedavi, bu kapsamda reçete, sevk ve rapor yetkisinin kaldırılmasına karşı açılan dava, Danıştay Onuncu Dairesi 2007/7233 E.sayılı dosyası ile sürmektedir. Yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz edilmiştir. Dava sürecinde, SSK Genel Müdürlüğü (devredilen) genelgenin ikinci bir genelgeye kadar uygulanmasını ertelemiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri 2008/361 YDİtiraz sayılı kararı ile YD. için gerekli her iki koşulun olmadığı gerekçesi ile itiraz reddedilmiştir. Duruşma günü beklenmektedir.
8-) İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen “İzmir İli Aile Hekimliği Yerleştirme ve Görevlendirme Yönergesi”nde değişiklik yapılmasına ilişkin düzenlemeye karşı, aynı hukuksal nedenlerle açılan dava, İzmir 3.İdare Mahkemesi’nden, Bölge İdare Mahkemesi kararı ile 2.İdare Mahkemesi’ne gönderilmiş olup, İzmir 2.İdare Mahkemesi 2007/1192 E.-2008/746 K.sayılı ve 30.04.2008 günlü kararı ile “dava konusu yönergenin iptali istemli davanın karara bağlanmasından önce davalı idare tarafından iptal edilmesi sebebi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına oyçokluğu ile karar verilmiştir. Karara muhalif mahkeme başkanının gerekçesi, dava açıldığı tarihte menfaat ihlaline yol açan dava konusu yönergenin esasının incelenmesi gerektiğidir. Karar temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesi sürmektedir.
bb-) Aile Hekimliği Uygulamasına İlişkin Bilgilerin Verilmemesine Karşı Açılan Davalar
1-) Aile hekimliği eğitimlerinde görev yapan hekimlerin kimler olduğu, karşılığında kaç hizmet puan aldığı, eğiticilerin hangi usulle seçildiği şeklindeki başvuruya olumlu cevap vermeyen İzmir İl sağlık Müdürlüğü’nün işlemine karşı Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu’na yapılan başvuru Kurulca “Tabip Odası adına başvuru yapılamayacağı gerekçesiyle” reddedilmiştir. Kurulun ret işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin 2007/1427 E. sayılı dosyası ile açtığımız davada, Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin 31.01.2008 tarihli kararı ile Kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Yargı kararı uyarınca, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün 15.04.2008 tarihli yazısı ile aile hekimliği eğiticilerinin kimler olduğu, karşılığında kaç hizmet puanı aldığı ve eğiticilerin hangi usulle seçildiği konusundaki bilgiler Oda’ya iletilmiştir. Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin 2007/1427 E.-2008/1649 K. Sayılı, 03.11.2008 tarihli kararı ile, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu işlemi iptal edilmiş, davalı Başbakanlık’ın temyiz talebi Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedilerek karar onanmıştır.
2-) Aile hekimliği uygulamaları çerçevesinde, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca İzmir İl Sağlık Müdürlüğünden talep edilen bilgilerin verilmemesi üzerine, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz edilmiş, itirazın Kurul’ca “ Tabip Odası adına bilgi edinme başvurusu yapılamayacağı” gerekçesiyle reddi üzerine ret işleminin iptali için Ankara 2. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. YD talebinin mahkemece reddi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesinde itiraz edilmiş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu kararının yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından yapılan esas inceleme sonucunda, 2007/1378 E.-2008/1462 K. Sayılı, 01.07.2008 tarihli karar ile Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmiş, davalı Başbakanlık’ın temyiz talebi Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedilerek karar onanmıştır.
3-) İzmir’de görev yapan aile hekimlerinin listesinin, görev yeri ve iletişim bilgilerinin verilmesi istemiyle İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddi işleminin iptali istemiyle İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 2008-574 E. Sayılı dosyası ile dava açılmıştır. İzmir 4.İdare Mahkemesi’nin 2008/574 E.-2008/1983 K.sayılı ve 26.12.2008 günlü kararı ile dava kabul edilmiştir. Yargı kararı uyarınca, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından aile hekimlerinin listesi, görev yeri ve iletişim bilgileri İzmir Tabip Odası’na iletilmiştir. Karar Valilik tarafından temyiz edilmiş olup temyiz sonucu beklenmektedir.
4-) Bilimsel bir toplantıda kullanılmak üzere İl Sağlık Müdürlüğünden talep edilen 1. basamak sağlık hizmetlerine ilişkin verilerin verilmemesi işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali için açılan dava, İzmir 1. İdare Mahkemesi 2008-586 E. -208/1994 K.sayılı kararı ile kabul edilerek, davalı idarenin işlemi iptal edilmiştir. Karar davalı idare tarafından temyiz edilmiş olup halen temyiz incelemesindedir. Yargı kararı uyarınca, 2006-2007 yıllarına ait 1. Basamak sağlık verileri İzmir Tabip Odası’na iletilmiştir.
5-) 2008 yılı 1. Basamak sağlık verilerinin verilmesi istemiyle İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddi üzerine, ret işleminin yargı kararlarına ve 6023 sayılı TTB Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 2009/ 501 E.- 2009/1840 K. Sayılı kararı ile ret işlemi iptal edilmiştir. Yargı kararı uyarınca 2008 yılı 1.Basamak verileri İzmir Tabip Odasına iletilmiştir. Karar Valilik tarafından temyiz edilmiş olup temyiz sonucu beklenmektedir.
6-) Aile hekimliği verilerinin İzmir Tabip Odası ve kamuoyu ile paylaşılmamasının eleştirildiği basın toplantısından sonra basında çıkan haberler hakkında, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü suç duyurusunda bulunmuştur. İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri adına savunma dilekçesi verilmiştir. Soruşturma sonucunda, basın açıklamasında yer verilen açıklamaların eleştiri sınırlarını aşmadığı, düşünce özgürlüğü kapsamında olduğu, meslek örgütlerinin görev sınırları içinde yer verilen açıklamaların suç unsuru taşımadığı gerekçesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının Basın Soruşturma No:2008/110 sayılı, Basın Karar No: 2009/8 sayılı dosyası kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.
7-) Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile 6023 sayılı yasaya aykırı olarak, aile hekimliği uyum eğitimi veren hekimlerle ilgili istenen bilgileri vermeyen İzmir İl Sağlık Müdürü hakkında İzmir C.Başsavcılığı 2007/35684 Hz. dosyası ile yapılan başvuruda, İzmir Valiliği İl İdare Kurulu tarafından 14.06.2007 gün ve 2007/54 sayılı kararı ile soruşturma izni verilmemiş ve bu karara itiraz İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nin 2007/190 E. -246 K. sayılı kararı ile reddedilmiştir.
8-) Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılan başvurunun İzmir İl Sağlık Müdürlüğünce reddi işleminin iptali için açılan davada, İzmir 3.İdare Mahkemesi’nin 2007/1706 E.-2007/1440 K.sayılı kararı ile kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olmadığı gerekçesi ile verilen ret kararı temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi sonucu beklenmektedir.
cc-) Aile Hekimliği Uygulaması İle İlgili Diğer Davalar
1-) İptal edilen Aile Hekimliği Yerleştirme ve Görevlendirme Yönergesinin 8/1.maddesine göre yapılan yerleştirmenin hukuka aykırılığının tespiti nedeniyle yerleştirmelerin yeniden yapılması ve kararın uygulanması İzmir Valiliğinden yazı ile istenmiş, yazı ile talep edilmesine ve İ.Y.U.Y. gereği bir ay geçmesine rağmen mahkeme kararının uygulanmaması sebebi ile İzmir Valisi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, İçişleri Bakanlığı’nın şikayet dilekçesi hakkında aldığı “işleme konulmama kararı” nın kaldırılması için Danıştay 2. Dairesi’ ne başvurulmuş, Danıştay başvuruyu kesin kararla reddetmiştir.
2-) Aile hekimliği uygulaması sonucu, aile sağlığı merkezi haline getirilen sağlık ocaklarını, “sağlık ocağı olarak kullanılması” koşulu ile bağışlayan kişi ve kurumlara, bağış işlemlerinin iptali için hukuksal destek sağlanmıştır. Hukuksal girişimlerin yapılması için Odamıza başvuran bağışçıların, talimatları ve Yönetim Kurulu kararı çerçevesinde bağışçılar adına ihtarnameler çekilmiş ve eski hale getirilmediğinden bağıştan vazgeçme sebebine dayalı iki bağışçı adına tapu iptal ve bağışçılar adına tescil istemi ile davalar açılmıştır. İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/174/E.-264 K.sayılı ilamı ile reddedilen davanın temyiz sonucu olumsuz olduğundan karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Urla Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/167 E.sayılı dosyası ile açılan diğer bağışçının davası da reddedilmiş olup karar henüz tebliğ edilmemiştir.
3-) İzmir Tabip Odası tarafından yapılan “aile hekimliği konulu” basın açıklaması hakkında İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2007 tarihli, 2007/28307 Hz. Sayılı kararı ile, basın açıklamasının hakaret ve tehdit unsurlarını içermediği, tamamen ifade özgürlüğü kapsamında, üyelerini bilgilendirme amacı ile hazırlandığı gerekçesiyle Oda Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Suat KAPTANER ve Genel Sekreteri Dr. Mete GÜZELANT hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.
4-) Ücretsiz izinli aile hekimlerine memur maaşlarının ödenmesi ile kamu kaynaklarının keyfi israfı sebebiyle İzmir İl Sağlık Müdürü hakkında yapılan şikayetle ilgili, İzmir Valiliği İl İdare Kurulu tarafından 28.08.2007 gün ve 2007/89 sayılı kararı ile soruşturma izni verilmemiş ve bu karara itiraz İzmir Bölge İdare Mahkemesi’nin 2007/243 E.-265 K.sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5-) İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aile Hekimliği uygulamasını kapalı bir toplantıda eleştiren bir hekimin “uyarı” cezası ile cezalandırılması işlemine karşı açılan dava sonucunda, İzmir 4.İdare Mahkemesi 2006/676 E.-460 K.sayılı kararı ile, itiraz yolu ile kaldırılmayan “uyarı” cezalarının Anayasa’nın 129/3. ve 657 sayılı Kanun hükümleri gereği kesin olduğu gerekçesi ile, iptali isteminin reddine karar verilmiş, Anayasa’nın 90.maddesi son fıkrası uyarınca usulüne göre yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Uluslar arası Sözleşmesi “adil yargılanma hakkı” başlıklı 14.maddesinin, Mahkemeye başvuru hakkının hiçbir şekilde kısıtlanmayacağını öngören hükümlerine dayanılarak, bu karar bozulması istemi ile temyiz edilmiştir.

A. Özdemir AKTAN
Coşkun ÖZDEMİR
Emre Kongar
Sadık ÇELİK
Şükrü Kızılot